Emekli Tuğamiral Türker Ertürk üç yıl önceki videosu nedeniyle tutuklandı
Emekli Tuğamiral Türker Ertürk, sosyal medyada paylaşılan bir video klip nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında tutuklandı.
Ertürk'ün, X'te va başka platformlarda dolaşıma giren ve soruşturmaya konu edilen videonun sosyal medyada yaklaşık üç yıl önce yayımlandığı ve son günlerde yeniden dolaşıma girdiği anlaşılıyor. Bu kapsamda, soruşturmanın neden şimdi başlatıldığı ve tutuklama tedbirinin hangi yeni olguya dayandırıldığı da açıklanmayı bekleyen sorular arasında.
Ertürk suçlanan videosunda ne demişti?
Ertürk bir TV kanalına evinden bağlanarak verdiği demeçte 2023 seçimleri öncesi poltik ortamla ilgili yorumlarında şunları söylerken görülüyor:
Bakın artık iktidar değişecek. Ama acılı ama acısız. İktidar değişecek. Onun için herkes aklını başına devşirmeli. Siz de ben de tabii ki herkes de, herkes de. Onun için Yüksek Seçim Kurulu'nun vicdanlarına göre ve hukuka göre karar vermelerini bekliyoruz. Yoksa ileride müşkülat yaşarız ülkece diye düşünüyorum.
Savcılığın iddiası
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Ertürk hakkında "halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" ile "suç işlemeye tahrik" suçlamalarıyla soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında öğle saatlerinde gözaltına alınan Ertürk, akşam saatlerinde tutuklanması istemiyle Bakırköy Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği'ne sevk edildi. Hâkimlik, tutuklanmasına karar verdi.
2008-2010 yılları arasında Deniz Harp Okulu Komutanlığı yapan Ertürk, son yıllarda hükümet politikalarına yönelik sert eleştirileriyle kamuoyunda sıkça yer alıyordu. Soruşturmanın merkezindeki videoda Ertürk'ün kullandığı ifadelerin, savcılık tarafından kamu düzenini bozabilecek nitelikte ve suç işlemeye yönlendirme riski taşıdığı iddia ediliyor.
Türker Ertürk kimdir?
1957 Trabzon doğumlu emekli Tuğamiral Türker Ertürk, Deniz Harp Okulu'ndan mezun olduktan sonra donanmada çeşitli görevlerde bulundu. 2006’da tuğamiralliğe yükseldi; Karadeniz Bölge Komutanlığının ardından 2008-2010 arasında Deniz Harp Okulu Komutanı olarak görev yaptı.
Ertürk, 9 Ağustos 2010’da Türk Silahlı Kuvvetleri’nden istifa etti. İstifasını, TSK’ye yönelik olarak hükümetçe yürütüldüğünü savunduğu süreç karşısında komuta kademesinin yeterince etkili davranmamasıyla gerekçelendirdi. Aynı dönemde TSK içinde Gülen yapılanmasının bulunduğunu ve dışarıya bilgi sızdırıldığını ileri süren açıklamalarıyla da gündeme geldi.
Emekliliğinin ardından aktif siyasete yöneldi. CHP’ye katıldı, daha sonra ayrılıp Anadolu Partisi’nin kuruluşuna katıldı; 2019’da yeniden CHP’ye döndü. Sonraki yıllarda dış politika, güvenlik, laiklik ve iktidar eleştirileri üzerine yazıları ve konuşmalarıyla kamuoyunda yer aldı. Ertürk’ün siyasal söyleminde zaman zaman askerî ve güvenlikçi bir dil de öne çıktı. Ancak bugüne kadar bu söylemleri nedeniyle bir kovuşturma geçirmedi.
Türker Ertürk, geleneksel emekli asker tavrının ötesinde, AKP'nin yerli savunma sanayisi projelerini teknik ve doktrin açısından sert bir biçimde eleştirmesiyle de tanınıyor. Ertürk, hükümetin bir başarı öyküsü olarak sunduğu "TCG Anadolu"nun bir uçak gemisi değil, amfibi çıkarma gemisi olduğunu savunarak bu girişimin ekonomik gerçeklerle uyuşmadığını ileri sürmüş; İspanya'daki benzer girişimin uğradığı arızaları hatırlatarak teknik boyutta bir askeri donanım stratejisi tartışması açmıştı.
Ertürk dünyaca övülen yerli İHA/SİHA teknolojisini ise F-35 programından dışlanma sonucu doğan bir zorunluluk ve jet uçağı eksikliğini kapatma çabası olarak nitelemiş ve SİHA'ların asimetrik savaşta etkili olsa da modern jetlerin yerini tutamayacağını ve tek başına stratejik üstünlük sağlayamayacağını iddia etmişti. Askeri yatırımların arkasındaki lojistik riskleri ve doktrinel eksiklikleri deşifre ederken, "Milli proje" tabusunu kenara iten yaklaşımlarıyla bu projelerin jeopolitik bir kazanım değil, iktidarın iç siyaset ve seçim propagandası malzemesi olduğunu sıklıkla dile getirmişti.
(AEK)