Çin'de, 30 milyonu aşkın ev işçisini kapsayan sosyal güvenlik reform paketi
Çin Halk Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı ile sekiz kamu kurumunun hazırladığı paket, devletin ve işverenlerin dijital platformlar üzerinden veya bağımsız çalışan ev işçilerinin emeklilik ve sağlık sigortasına kaydolmasına mali destek vermesini öngörüyor.
Yerel yönetimlerin uygun durumdaki serbest çalışanları analık sigortasına alması, temizlik ve bakım sırasında meydana gelebilecek yaralanma ve maddi zararlar için yeni sigorta ürünlerinin geliştirilmesi de getirilen yeni önlemler arasında.
Yılda 147 milyar dolarlık bir sektör
Çin’in yaşlanan nüfusu, küçülen aile yapısı ve artan çocuk, hasta ve yaşlı bakımı ihtiyacı, yıllık büyüklüğü 1 trilyon yuanı (yaklaşık 147 milyar dolar) aşan ev hizmetleri sektörünü hızla büyütüyor. Buna karşılık sektördeki işlerin önemli bir bölümü düzensiz, sözleşmesiz ve sosyal güvenceden yoksun biçimde yürütülüyor.
Çin devlet ajansı Şinhua'nın (Xinhua) haberine göre, paketin en önemli yönlerinden biri, ev hizmeti şirketlerinin yalnızca işçi ile hane arasında aracılık yapan kuruluşlar olmaktan çıkarılarak iş sözleşmesi yapan ve sosyal sigorta primi ödeyen doğrudan işverenlere dönüştürülmesini hedeflemesi. Çin hükümeti bu modeli 2035’e kadar sektörün temel istihdam biçimi haline getirmeyi planlıyor. Şanghay’da başlatılan pilot uygulamada 16 şirket doğrudan işveren olarak belirlenerek vergi, teşvik ve finansman desteğine bağlandı.
Dokuz yıla yayılan geçiş süreci
Bu değişiklik, işçinin gerçek işvereninin kim olduğunu belirginleştirmesi ve prim sorumluluğunu şirketlere yüklemesi açısından önemli. Ancak doğrudan istihdam henüz zorunlu değil; hedefin 2035’e bırakılması, milyonlarca çalışanın uzun süre daha aracılık ve serbest çalışma görüntüsü altında güvencesiz kalabileceğine işaret ediyor.
Paket ayrıca ev hizmeti şirketlerinin ülkenin uzun süreli bakım sigortası kapsamında hizmet verebilmesinin önünü açıyor. Çin, yaşlılar ve engellilerin evde bakım giderlerini karşılayacak bu sistemi, emeklilik ve sağlık sigortası yanında yeni bir sosyal güvenlik kalemine dönüştürmeyi ve 2028’e kadar ülke çapında yaygınlaştırmayı hedefliyor.
Şirketlerin sisteme alınması profesyonel bakım eğitiminin yaygınlaşmasını sağlayabilir. Ancak kamusal bakım hakkının yeni bir ticari hizmet alanına dönüşmesi ve sosyal güvenlik yerine özel sigorta ürünlerinin öne çıkarılması riskini de barındırıyor.
Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) tahminlerine göre dünyada 75 milyondan fazla ev işçisi çalışıyor. Çin’in açıkladığı 30 milyonluk nüfus, tanım farklılıkları saklı kalmak üzere, dünyadaki ev işçilerinin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor. Çin hükümetinin açıkladığı paketin ölçeği, atılan adımı yalnızca ülkenin kendi sosyal politikası açısından değil, bakım emeğinin küresel şekillenişi açısından da önemli hale getiriyor.
En geri ülkelerden ileride ancak ILO Sözleşmelerinin gerisinde
Çin’in getirdiği düzenleme, ev işçilerinin genel iş hukukunun dışında bırakıldığı ve göçmen işçilerin çalışma ve ikamet hakkının işverene bağlandığı kimi Körfez ülkelerine kıyasla ileri bir adım. Buna karşılık ILO’nun 189 sayılı Ev İşçileri Sözleşmesi’nin öngördüğü diğer işçilerle eşit muamele, çalışma süresi sınırı, haftalık dinlenme, ücret güvencesi, örgütlenme ve şiddetten korunma standartlarının gerisinde. Çin bu ILO sözleşmesini onaylamış değil.
Türkiye’de haklar eşiği 10 gün
Çin'deki yeni düzenlemeler ile karşılaştırıldığında Türkiye’de ev hizmetlerinde çalışanlar için 2015’ten beri 5510 sayılı Kanun’un Ek 9. maddesine dayalı ayrı bir sigortalılık sistemi uygulanıyor. Aynı işverenin yanında ayda 10 gün veya daha uzun süre çalışanlar uzun vadeli sigorta, sağlık ve iş kazası hükümlerine tabi tutulurken, 10 günden az çalışanlar için işveren yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı primi ödüyor.
Türkiye'de emeklilik ve genel sağlık primini tamamlama yükü ise çalışanın isteğine ve ödeme gücüne bırakılıyor. SGK’nın 2026 tarifesine göre ayda yalnız bir gün çalışan için işverenin ödediği iş kazası primi 22,02 lira iken, çalışanın emeklilik ve sağlık sigortasını kendisinin tamamlaması için aylık 11 bin lirayı aşan prim ödemesi gerekiyor.
Bu eşik, gündelik temizlik, bakım ve çocuk gözetimi işlerinde çalışan çok sayıda kadının kâğıt üzerinde sigortalı görünse bile emeklilik ve sağlık güvencesine fiilen ulaşamamasına yol açıyor. Ev hizmetleri İş Kanunu’nun kapsamı dışında tutulduğu için haftalık çalışma süresi, fazla mesai, yıllık ücretli izin ve iş güvencesi bakımından da diğer işçilerle eşit koruma sağlanmıyor. Türkiye de Çin gibi, ILO’nun 189 sayılı sözleşmesini onaylamadı.
Çin örneği kurumsallaşma hedefi bakımından Türkiye'den ileride
Bu açıdan Çin’in şirketleri doğrudan işverenliğe yöneltmesi, Türkiye’deki “hane işvereni ve çalışma günü eşiği” modelinden daha ileri bir kurumsallaşma hedefi içeriyor. Ancak Çin'deki reform paketinin büyük bölümü de bağlayıcı haklardan çok teşviklere dayanıyor. Türkiye’de mevzuat mevcut olduğu hâlde kayıt dışılık ve 10 günlük eşik korumayı zayıflatırken, Çin’deki temel sorun, düzenli işverenlik ilişkisinin henüz kurulmamış olması.
Şinhua düzenlemeyi daha çok hizmet arzını istikrara kavuşturacak, sigorta ve bakım piyasasını büyütecek bir ekonomik program olarak sunarken temel haklar düzeyinde sorunlar yerinde duruyor: 30 milyon çalışanın işçi statüsünün tanınıp tanınmayacağı, primlerin işverene yüklenip yüklenmeyeceği ve ücret, izin, çalışma süresi ile örgütlenme ve şiddetten korunma haklarının denetlenebilir kurallara bağlanıp bağlanmayacağı meçhul.
(AEK)