Nalin Öztekin editörlüğünde hazırlanan bu haftaki biamag; Kürtçe kilise ilahilerinden yasın izlerine, sağlamcılık tartışmalarından birlikte yaşam arayışına, sinema, edebiyat ve sanatın iç içe geçtiği yazı ve söyleşilerle hafıza, duygu ve toplumsal yüzleşme arasında dolaşan bir seçki sunuyor.
Farklı anlatılara sahip yazılar, günlük hayatın koşturmacasından teğet geçtiğimiz hikayeleri düşünsel bir derinlikle okumaya çağırıyor.
Veysel Başçı, yüz elli yıllık bir kayboluşun ardından gün yüzüne çıkan Kürtçe kilise ilahileri üzerine araştırmasını paylaştı: “Dinî musiki, yalnızca bir ibadet biçimi değil. Aynı zamanda bir hafıza taşıyıcısı.”
Elif Çelebi, Meral Sözen ile sağlamcılığın dil, temsil ve anlatı kalıpları aracılığıyla nasıl yeniden üretildiği üzerine konuştu: “Bizim adımıza ve bize rağmen yapılan ‘iyi niyetli’ işleri minnet etmemiz gereken birer lütuf olarak görmüyoruz.”
Tuğçe Yılmaz, Salt Sanatsal Araştırma ve Üretim Destek Programı’nın ikinci edisyonu kapsamında desteklenen sanatçılardan Onur Gökmen’in “Toprakaltı” sergisi üzerine yazdı: “Azıcık radyasyon kemiklere yararlıdır.”
Türkan Aslan Ağaç, Türkiye’nin çatışmasızlık ile birlikte yaşam arasındaki tarihsel kavşağını tartıştı: “Türkiye, çatışmasızlığı mı yönetmek istiyor, yoksa gerçekten birlikte yaşamayı mı kurmak istiyor?”
Gönül Ekici, BİA Çocuk Kitaplığı için duyguların iç dünyamızdaki sessiz varlığına odaklanan Kimse Bakmazken Duygular Ne Yapar? kitabını yazdı: “Geçer’ diyerek üstünü kapattığımız duygular hiçbir yere gitmiyor. Sessizce içimizde yaşamaya devam ediyorlar, ta ki onları fark edene kadar.”
Kıvılcım Akay, “An Meselesi” sergisinden, mutfakta kavrulan helvaya uzanan bir yas güzergâhı çizdi: “Oysa beklendiği gibi, tutulmamış bir yas kaybolur mu? Birikir, yer değiştirir…”
Murat Türker, 28. Selanik Beynelmilel Belgesel Festivali’nden sürgün, kayıp ve dayanışma duygusunu taşıyan 7 belgeseli değerlendirdi.
Özgür Erbaş, bağışıklık sisteminden gündelik hayata uzanan ironik çağrışımlarla bir tablo çıkardı: “Kötüye kötü, yalancıya yalancı ve malum olan diğerlerini demek bizim görevimiz kısacası.”
Şeyhmus Diken, Diyarbakır’ın kültürel hafızasından beslenen Tigris Senfoni Orkestrası üzerine yazdı: “Belki de amaç şehirde orkestra müziğini elit bir alan olmaktan çıkarıp halkla buluşturmak olmalı.”
Metin Bayrak, ‘başkasının ceketiyle’ makamda oturanların ontolojik krizini Bergman’ın Yedinci Mühür filminden hareketle sorguladı: “Duruşu ve oluşu olmayan birinin işgal ettiği yer makam değil, yalnızca hacimdir.”
Nilgün Karataş, Shirley Jackson’ın Piyango öyküsünü bugünün toplumsal şiddet biçimleriyle birlikte okudu: “Kötülük çoğu zaman istisnai figürlerin değil; sadece ‘görevini yapan’, alışkanlıklarını sürdüren sıradan insanların eliyle gerçekleşiyor.”
Dinleme önerisi
(NÖ)

