Bu hafta biamag'da
Hikmet Adal’ın editörlüğündeki biamag’da bu hafta; İstanbul’un fal ekonomisinden Tiflis’teki protestolara, Sarı Zarflar’dan yapay zekâ tartışmalarına, bağımsız müzikten endüstriyel futbola uzanan yazı ve söyleşilerle karşınızda:
Tara Milutis, kaygı ile baş etmenin bir yolu olarak falcılık ve astrolojiye artan talebi inceledi: “Göç ve kent kaygısı: İstanbul'un fal ekonomisine bir bakış”
Ecenaz Kaya, geçen sene çıktığı Gürcistan seyahati sırasında Tiflis’teki parlamento binası önünde denk geldiği protestoyu yazdı: Halkın Rusya’ya olan mesafesi anlaşılabilir. Ama ABD bayrağı açması?
Metin V. Bayrak “Eleştiriye Övgü” serisine dokuzuncu yazıyla devam ediyor. Bu sefer konu Babalar Günü: “Evladını yiyen Kronoslara, geleceği ipotek eden siyasal babalara, yurttaşı çocuklaştıran liderlere, hukuksuzluğu emir diye sunan makamlara, itaat talep eden devlet babalara saygı duymak sorumluluğumuz değil bilakis yaşama karşı sorumsuzluğumuz olabilir.”
Canan Özbey Gül, İlker Çatak’ın son filmi Sarı Zarflar’ı bizzat Barış Bildirisi imzacısı olarak yaşadığı soruşturma, ihraç ve yargılama deneyiminin içinden değerlendirdi.
Burak Sarı, Cristiano Bortone’nin Gökyüzü Kadar Kırmızı filminden yola çıkarak sağlamcılığın farklı bir boyutunu ele aldı: “Sonuçta müdürün dediği olur ve Mirco okuldan uzaklaştırılır. Bu olay şehirde inanılmaz yankı bulur. İşçiler greve gider. Şehirde hayat durur ve dönemin politik ortamı sağlamcılığa geri adım attırır.”
Nalin Öztekin “Bir parça peynir, bir açık kapı, bir ömürlük bağ” başlığını attığı yazısında sahiplendiği Bitter ile kesişen yollarını kaleme aldı: “Bir köpeği sahiplenmek yalnızca ona ev açmak değil; geçmişine, korkularına, neşesine ve iyileşme zamanına da yer açmakmış. Bitter bize güvenin sessiz emeğini öğretti.”
Diyar Saraçoğlu, Atina sokaklarının, işgalevlerinin ve göçebe turne hayatının sesini taşıyan Los Tre’yle yaptıkları müziği konuştu.
Özgün Biçer, yapay zekaya Papa Leo XIV'ün Magnifica Humanitas, "Muhteşem İnsanlık" (Yapay Zekâ Çağında İnsan Kişiliğini Koruma Üzerine) genelgesinden baktı: “Makinelerin zihinleri şekillendirdiği bu yeni çağda kurtuluş, algoritmik sistemlerin kusursuz konforuna teslim olmakta mı? insan onurunu, emek mücadelesini, özgür iradeyi ve gerçek dayanışmayı inatla sürdürebilmekte mi saklı?”
Özgür Erbaş, Türkiye’deki güvenlik-bürokrasi dili dizi sektörüne uyarlanarak, her toplumsal meseleyi “örgüt”, “dış odak” ve “milli değer” kalıplarıyla açıklama alışkanlığı tiye aldı: Senaryolara Müdahale Örgütü'ne operasyon
Burak Yiğit Dinkayoğlu Bağış Erten ile Maraş depremleri sonrası bölgede futbol üzerine söyleşti: "Depremden sonra hayata dönüş ile sosyal hayata dönüş süresi aynı olmadı"
Zeynep Altıok, “Dünya Kupası biraz ‘mış gibi’ bir organizasyon” başlıklı söyleşisinde, Dr. Öğr. Üyesi Safter Elmas’la 2026 Dünya Kupası’nı sınır politikaları, reklam molaları, sportswashing ve endüstriyel futbol tartışmaları üzerinden konuştu.
(HA)