Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), 1 Mayıs itibarıyla Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC+ üyeliklerinden ayrılma kararı aldığını duyurdu.
BAE Enerji ve Altyapı Bakanlığı yaptığı açıklamada, kararın ülkenin uzun vadeli stratejik ve ekonomik vizyonu ile değişen enerji profili doğrultusunda alındığı belirtti. Özellikle yurt içi enerji üretimine yönelik yatırımların hızlanmasının bu adımda etkili olduğunu ifade etti.
OPEC'ten çıktıktan sonra da piyasaya ilave üretimi kademeli ve ölçülü şekilde sunmaya devam edeceğini belirten Bakanlık, bunun talep ve piyasa koşullarıyla uyumlu şekilde yürütüleceğini aktardı.
BAE'nin küresel piyasa istikrarına yönelik taahhüdünü ve üretici ile tüketici işbirliğine dayalı yaklaşımını değiştirmediğini kaydetti.
BAE'nin üretim politikalarının sorumluluk ve piyasa istikrarı ilkeleri doğrultusunda şekilleneceği belirtilen açıklamada Bakanlık, küresel arz ve talep dengesinin dikkate alınmaya devam edileceğini bildirdi.
Açıklamada ayrıca, petrol, doğal gaz, yenilenebilir enerji ve düşük karbonlu çözümler dahil olmak üzere enerji değer zinciri boyunca yatırımların süreceği, küresel enerji piyasalarında istikrarın desteklenmesi amacıyla uluslararası ortaklarla aktif işbirliğinin devam edeceği kaydedildi.
Bakan Suhail Mohamed al-Mazrouei de "Bu bir politika kararıdır, üretim seviyesiyle ilgili mevcut ve gelecekteki politikalara dikkatlice bakıldıktan sonra alınmıştır" diye açıklama yaptı.
BAE’nin OPEC'ten ayrılması, 2018'de BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada örgütü petrol fiyatlarını şişirerek "dünyanın geri kalanını soymakla" suçlayan ABD Başkanı Donald Trump için bir zafer anlamına geliyor.
Trump ayrıca ABD'nin Körfez'e verdiği askeri desteği petrol fiyatlarıyla ilişkilendirerek, ABD'nin OPEC üyelerini savunurken onların "yüksek petrol fiyatları uygulayarak bundan faydalandığını" söylemişti.
BAE’nin adımı, İran'ın saldırılarına karşı kendisini yeterince korumadıkları gerekçesiyle diğer Arap devletlerini eleştirmesinin ardından geldi. BAE başkanının diplomatik danışmanı Anwar Gargash, Pazartesi günü Körfez Etki Sahipleri Forumu'nda yaptığı bir konuşmada, İran saldırılarına Arap ve Körfez ülkelerinin verdiği tepkiyi eleştirmişti.
OPEC'e 1967'de Abu Dabi Emirliği üzerinden katılan BAE, 1971'de ülkenin kurulmasının ardından üyeliğini sürdürdü.
Ülkenin milli enerji şirketi ADNOC ilerleyen yıllarda küresel değer zincirinin her aşamasında faaliyet gösteren uluslararası bir aktör haline geldi.
OPEC ve OPEC+ nedir?
OPEC ya da uzun ismiyle Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü. Petrol ihraç eden ülkelerin üretim politikalarını koordine etmek amacıyla kuruldu. 9-14 Eylül 1960 tarihinde Bağdat'ta toplanan bir konferans ile birlikte kuruluşunu deklare etti. Kurucu ülkeler İran, Irak, Kuveyt ve Suudi Arabistan'dı. Üye ülkeler, küresel petrol arzı ve fiyat istikrarı konusunda ortak hareket etmeyi hedefliyor. OPEC’in şu an 12 üyesi var ve BAE’nin ayrılığı sonrası bu sayı 11’ye düşecek.
Üyeleri şunlar: Suudi Arabistan, İran, Irak, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Libya, Nijerya, Ekvator Ginesi, Kongo Cumhuriyeti, Angola ve Venezuela.
OPEC+ ise OPEC üyeleri ile Rusya’nın da aralarında bulunduğu OPEC dışı bazı petrol üreticilerinin oluşturduğu daha geniş işbirliği platformudur. Grup, özellikle üretim kesintileri veya artışları yoluyla petrol piyasasında arz-talep dengesini etkilemeye çalışır.
(HA)

