Suriye Geçiş Yönetimi Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, pazartesi günü Berlin’de Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ile bir araya geldi. Almanya hükümetine göre, ziyaretin eksenini Suriye'nin yeniden inşası, iki ülke ekonomik işbirliği ve Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri dönüşü oluşturuyordu.
Kürtlerin protestoları
Ancak, eş-Şara' nın ziyareti Berlin’de özellikle Kürt çevrelerin ve bazı hak örgütlerinin tepkisiyle karşılaştı. Almanya Kürt Toplumu, ziyaret öncesi yaptığı açıklamada Almanya hükümetini “Savaş suçlularının önüne kırmızı halı sermemeye" çağırdı.
Açıklamada eş-Şara’nın insan hakları ihlalleri, savaş suçları ve insanlığa karşı suç iddialarıyla bağlantılanan geçmişi vurgulandı; eş-Şara yönetiminde Kürtler, Aleviler, Dürziler ve Hristiyanların hedef alındığı savunuldu. Almanya Kürt Toplumu Başkanı Ali Ertan Toprak da eş-Şara için, “Bizim açımızdan hiçbir demokratik meşruiyeti yoktur,” dedi.
Merz: "Geri dönenler Suriye'yi yeniden inşa edecek"
Almanya Şansölyesi, ortak basın toplantısında Almanya ve Suriye’nin yeniden inşa ve geri dönüşe yönelik ortak bir program hazırladığını söyledi. Almanya’daki Suriyelilerin, yıkım yıllarının ardından Suriye’nin yeniden inşasında rol oynayacağını belirten Merz, önceliğin oturum hakkını kaybedenler ile suç işlemiş kişilere verileceğini dile getirdi.
Merz ayrıca Almanya’daki Suriyeliler arasında kendilerine "sorun çıkaran küçük bir grup” bulunduğunu, bunların “acilen geri gönderilmesini” istediklerini söyledi. İktidar koalisyonunun Hristiyan Demokrat Başbakanı önümüzdeki üç yılda Almanya’daki Suriyelilerin büyük bölümünün ülkelerine dönmesinin beklendiğini de ekledi.
Merz, eş-Şara’ya hitaben, “İyi bir geleceğe giden yolda Almanya’nın desteğine güvenebilirsiniz” dedi ve Şam’la daha yakın çalışmaya hazır oldukları mesajını verdi.
Eş-Şara: "Binlerce Suriyeli doktor için, döngüsel bir göç modeli"
Eş-Şara geri dönüş konusunu daha temkinli bir dille ele aldı. Almanya’nın savaş yıllarında Suriyelilere kapı açmasını unutmayacaklarını söyledi. Almanya’daki Suriyeliler arasında binlerce doktor ve yüz binlerce vergi mükellefi bulunduğunu vurgulayarak, bu topluluğu iki ülkenin ortak birikimi gibi tanımladı. Çözüm olarak da, Almanya’daki hayatlarını kaybetmeden Suriye’nin yeniden inşasına katkı sunabilecekleri bir döngüsel göç modeli üzerinde çalıştıklarını anlattı.
Almanya'daki Suriye: Şara'ya "evine dön" diyen Kürtler, "hoşgeldin" diyen Araplar
Berlin’de aynı gün sokağa çıkan iki kesim sürgün deneyiminin siyasal anlamı bakımından ayrışıyordu: Eş-Şara’yı “Hoş geldiniz Sayın Cumhurbaşkanı” pankartlarıyla karşılayanların görünür bölümünü, Esad döneminde sürgüne düşmüş ve rejimin yıkılmasını kendi siyasal yenilgilerinin sonu olarak gören daha çok İslamcı eğilimli Arap muhalifler oluşturdu. Buna karşılık “El-Colani bizim misafirimiz değil” diyenlerin başını, yalnız Esad döneminin değil, Suriye’deki daha geniş tarihsel dışlanma ve baskı döngülerinin sürgününü yaşamış Kürtler çekiyordu.
Bu tablo, Esad karşıtlığının bütün eski muhalif kesimleri yeni dönemde aynı çizgide buluşturmadığını da gösterdi. Kürtlerin bir bölümü de yıllarca Esad rejimine karşı durmuştu; ancak bu ortak geçmiş, onları Şara yönetimiyle aynı safta toplamaya yetmedi. Kürtler açısından temel sorun hâlâ yalnızca eski rejimin devrilmesi değil, yeni dönemde Kürt kimliğinin, Kürtlerin siyasal varlığının ve yerel statü taleplerinin güvence altına alınıp alınmayacağı meselesi olmaya devam ediyor.
Polisin hoşnutsuzluğu
Berlin polisi ziyaret güvenliğini yüksek riskli kategorisinde el aldı. Güvenlik önlemleri artırıldı, bazı bölgelerde kısıtlamalar uygulandı. Bir polis sendikası temsilcisi “Sayın Merz, Sayın eş-Şara’yı davet ediyorsa, faturayı da kendisi ödeyebilir” diyerek operasyonun yüksek maliyetine tepki gösterdi.
Sonuçta Ahmed eş-Şara'nın Berlin ziyareti üç ayrı çizginin varlığını gözler önüne serdi: Almanya hükümeti dosyayı Suriyelilerin geri dönüşü, istikrar ve yeniden inşa başlıklarında ele aldı. Eş-Şara, kitlesel geri dönüş yerine daha kontrollü bir geçiş modeli tarif etti.
Kürtler ise bu ziyareti, ağır suç iddialarıyla anılan ve Kürtlerin eşit statü talebi konusunda güven vermeyen bir yönetimin Almanya hükümetince uluslararası düzeyde meşrulaştırılması olarak eleştirdi.
(AEK)

