Arnavutluk’ta “Trump ailesi bağlantılı” ada projesine karşı protestolar büyüyor
Arnavutluk’ta, ABD Başkanı Donald Trump’ın kızı Ivanka Trump ve damadı Jared Kushner’ın adıyla anılan lüks turizm projesine karşı protestolar büyüyor.
Projenin merkezinde, ülkenin batı kıyısındaki Sazan Adası ile Vjosa-Narta koruma alanı çevresindeki kıyı şeridi var. Bir dönem askeri bölge olarak kullanılan Sazan Adası, bugün hem tarihi mirası hem de çevresindeki deniz ve sulak alan ekosistemi nedeniyle tartışmanın odağında.
Arnavutluk hükümeti, Aralık 2024’te Kushner’ın yatırım ağıyla bağlantılı Atlantic Incubation Partners şirketine Sazan Adası’nda 45 hektarlık lüks turizm projesi için “stratejik yatırımcı” statüsü verdi. Projenin 1,4 milyar euroluk yatırım ve yaklaşık 1000 kişilik istihdam yaratacağı ileri sürülüyor.
Ancak çevre örgütleri, yerel halk ve hak savunucuları, yatırımın yalnızca bir turizm projesi olmadığını, koruma altındaki alanların statüsünün değiştirilmesi, kıyıların kamusal kullanımının sınırlanması ve mülkiyet süreçlerindeki şeffaflık eksikliği nedeniyle daha geniş bir hak ihlali tartışması yarattığını söylüyor.
“Adayı keşfettik” sözleri tepki çekti
Ivanka Trump’ın bir podcast yayınında Sazan Adası’ndan söz ederken, eşi Jared Kushner ile birlikte bir tekne gezisi sırasında adaya yüzerek çıktıklarını ve adadan “büyülendiklerini” anlatması, Arnavutluk kamuoyunda tepkiyle karşılandı.
Trump’ın sözleri, adanın ve çevresindeki kıyıların yerel halk, ekosistem ve kamusal hafıza açısından taşıdığı anlamı görünmez kıldığı gerekçesiyle eleştirildi.
Ivanka Trump, adayı “bir keşif” gibi tarif ederken, Arnavutluk’ta binlerce kişi projenin kendi kıyılarını, sulak alanlarını ve yaşam alanlarını tehdit ettiğini düşünüyor.
Dikenli tel, iş makineleri, özel güvenlik
Protestolar, Mayıs sonundan itibaren Zvërnec yakınlarında iş makinelerinin ve özel güvenlik görevlilerinin görülmesiyle büyüdü. Çevre örgütleri ve yerel halk, kıyıya erişimin dikenli tellerle engellendiğini, kumulların ve çamlık alanların zarar gördüğünü belirtiyor.
Başkent Tiran’da binlerce kişi günlerdir sokakta. Protestolarda “Arnavutluk satılık değil”, “Projeyi iptal edin” ve “Ivanka evine dön” sloganları öne çıktı.
Eylemlerde pembe flamingolar da simgeye dönüştü, çünkü Vjosa-Narta sulak alanı flamingolar, pelikanlar ve çok sayıda kuş türü için önemli bir yaşam ve üreme alanı.
Avrupa'nın en önemli göçmen kuş koridorlarından birinin parçası olan bölge, 70'ten fazla nesli tehlikede olan türe ve 200'den fazla kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Aynı zamanda Akdeniz'de kalan son kalan bozulmamış delta sistemini oluşturuyor.
"Sadece çevre meselesi değil"

The Guardian’a konuşan Arnavutluk Doğal Çevreyi Koruma ve Muhafaza Derneği’nden (PPNEA) Aleksandr Trajçe, süreçte kamuoyuna açık belge, izin ve danışma mekanizması görmediklerini söyledi. Trajçe’ye göre mesele artık yalnızca çevre meselesi değil, kamusal alan, mülkiyet ve hukukun üstünlüğü meselesi.
“Baştan sona tam bir şeffaflık eksikliği yaşandı” diyen Trajçe "İzinlerle ilgili hiçbir kamuoyu istişaresi veya kamuya açık belge görmedik ve bu nedenle şimdi diyoruz ki, eğer buldozerleri kaldırırlarsa, çiti kaldırırlarsa ve yaşam alanlarını eski haline getirirlerse, o zaman konuşmaya başlayabiliriz." ifadelerini kullandı.
“Arnavutluk’un koruma altındaki bölgelerinde daha önce böyle bir şey görmedik. Bu sadece emsalsiz değil, aynı zamanda hukukun üstünlüğünün tamamen çöktüğü, toplumun, çevrenin hiçbir şekilde dikkate alınmadığı, sözleşme izinlerinin olmadığı, sadece buldozerlerin içeri girdiği bir durum.” diye de ekledi.
Protestocular projenin iptalini ve Başbakan Edi Rama’nın istifasını istiyor.
Savcılık soruşturma başlattı
Arnavutluk Özel Yolsuzluk ve Organize Suç Savcılığı SPAK, 2024’te yapılan koruma statüsü ve arazi mülkiyetine ilişkin değişiklikleri soruşturuyor.
Soruşturma, Sazan Adası ve Vjosa-Narta koruma alanı çevresinde turizm yatırımının önünü açan düzenlemelere odaklanıyor.
Rama: Yatırım durmayacak
Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ise projeyi savunuyor. Rama, yatırımı ülkenin üst gelir grubuna hitap eden turizm hedefinin parçası olarak görüyor ve Arnavutluk’un büyük ölçekli uluslararası yatırımlardan korkmaması gerektiğini söylüyor.
Geçen yıl Arnavutluk'u 2030 yılına kadar AB'ye sokma sözüyle dördüncü kez seçilen Rama, aynı zamanda bu kalkınma projesinin bakir kıyı şeridini tehlikeye atacağı iddialarını da reddetti.
Rama, projeye ilişkin eleştiriler üzerine protestocularla görüşebileceğini ifade etse de, yatırımın kendi iktidarı döneminde durmayacağını söyledi.
Rama proje ilk gündeme geldiğinde de "Bu Trump'la ilgili değil, Jared'ın harika bir projesi olan Amerikalı bir yatırımcı olmasıyla ilgiliydi" demişti.
Rama’nın son açıklaması ise "Misafirperverliğimizi korumamız, adil olmamız ve hiçbir koşulda yatırımcıların düşmanlıkla karşılandığı bir ülke damgası yemememiz çok önemli" şeklinde oldu.
Protestoların arkasında İran olduğunu iddia etti. Ayrıca proje karşıtı propagandanın Yahudi karşıtı bir nitelik kazandığını savundu.
Arnavutluk halkı ise şimdi 10 Haziran’da projeye karşı ülke genelinde daha geniş katılımlı bir eylem çağrısında bulunuyor.
Bu haberin yapımında Reuters, Al Jazeera, The Guardian, European Western Balkans, Tiran Times ve Albanian Daily News’ten yararlandık.
(HA)