Almanya kamu yayıncılığı "Köln Radyosu" geleneğini bitiriyor: COSMO Türkçe de kapanacak
Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaleti kamu yayın kuruluşu WDR, Türkiye kökenli göçmenlerin yarım yüzyılı aşkın süredir anadilde haber, bilgi ve kültürel bağ kurduğu Köln Radyosu geleneğinin son halkası kabul edilen Cosmo Türkçe’nin radyo yayınını 1 Nisan 2027’de sona erdiriyor.
Karar, yalnızca Türkçe yayınların değil, Kürtçe, İtalyanca, Sırpça, Boşnakça ve Hırvatça yayınların da sonlandırılmasını kapsıyor.
WDR Yayın Kurulu’nun 3 Haziran’da onayladığı yeni yapılanmaya göre COSMO mevcut haliyle sürdürülmeyecek; Kanal 1 altında “1LIVE Street” adıyla genç ve Hip-Hop odaklı yeni bir formata büründürülecek. Aralarında Türkçe'nin de olduğu çok dilli radyo yayınları da büyük ölçüde sona erecek. WDR, Türkçe içeriğin dijital/podcast formatında sürdürüleceğini bildirdi.
COSMO çalışanları: "Göçmenlerin kamusal temsiline darbe”
WDR kararı genç kitlelere ulaşma, dijitalleşme ve yayın portföyünü yeniden düzenleme gerekçeleriyle savunsa da Almanca basında, medya meslek örgütlerinde, siyaset çevrelerinde ve COSMO çalışanları arasında karar çoktan “çokdilli kamu yayıncılığının tasfiyesi”, “göçmenlerin kamusal temsiline darbe” ve “fiilen kanalın kapatılması” olarak eleştirilmeye başladı bile.
Tartışma, yalnızca bir Türkçe radyo programının kaldırılmasıyla sınırlı kalmıyor; Almanya kamu yayıncılığının göçmenleri kendi dilleriyle, özerk mecralarda ve Alman kimliği ötesinde muhatap almaktan kurtulma hırsına bağlanıyor.
Haberi duyuran mecralardan Kısa Dalga’nın aktardığına göre Cosmo Türkçe son dönemde hafta içi önce podcast olarak yayımlanıyor, ardından akşam saatlerinde yarım saatlik radyo yayını olarak dinleyiciye ulaşıyordu.
"Köln Radyosu"nun ölümü
WDR Türkçe yayınları, on yıllardır "Köln Radyosu" adıyla Almanya’daki Türkiye kökenli işçiler, Almanya ve Türkiye'deki ailelerinin en önemli Türkçe haber kaynaklarından biri olan bir anadilde yayıncılık geleneğinin mirasçısıydı. WDR, 2022’den başlayarak Köln Radyosu adını kaldırmış, Türkçe yayını Cosmo Türkçe adı altında sürdürmüştü. Yeni kararla bu miras, radyo mecrasından tamamen çekilip dijital alana sıkıştırılacak.
WDR, resmi açıklamasında, COSMO’nun 1LIVE Street’e dönüştürülmesini “kültürel çeşitliliği” genç kitlelere daha etkili ulaştırma adımı olarak sunuyor. Açıklamaya göre yeni kanalın asıl hedef kitlesi 20-29 yaş arası dinleyiciler olacak; program Hip-Hop kültürü, kentli gençlik ve uluslararası köken hikâyeleri üzerine kurulacak. WDR, kültürel çeşitliliğin kurum içinde “yatay tema” olarak kalacağını, Arapça ve Farsça "WDRforyou" önerilerinin yanı sıra Türkçe için de geliştirilmiş dijital bir içerik planlandığını belirtiyor.
"Ambalajla kandırma"
Almanya medyasında WDR'ye yönelik eleştiriler de bu noktada toplanıyor. Yayıncılık ve medya politikaları alanında yoğunlaşan DWDL sitesi karara dönük itirazları “Mogelpackung” —ambalajla kandırma— olarak özetledi.
Eleştirmenlere göre WDR, çokdilli ve kültürlerarası bir kamu yayınını gençlere dönük bir ana akım Hip-Hop alt kanalına dönüştürerek COSMO’nun özgül işlevini ortadan kaldırıyor. Süddeutsche Zeitung da kararı “yanlış yerden tasarruf” olarak niteledi; WDR’nin dil ve kültür açısından benzersiz bir yayın kanalının içini boşalttığını yazdı.
COSMO'dan sert tepkiler
Bir COSMO redaktörü kanalın adının, müziğinin, çokdilli yapısının, ele aldığı konuların ve personelinin büyük ölçüde değişmesinin “fiilen kanalın kaldırılması” anlamına geldiğini söyledi. Yayıncı, “1LIVE Street” adının özellikle genç çalışanlar arasında “ırkçı ve sınıfsal” çağrışımları nedeniyle eleştirildiğini belirtti: Göçmen ve kültürlerarası bir programın “sokak” imgesine bağlanmak istenmesinin de kararın simgesel boyutunu da ele verdiğini söyledi.
Anadilinde yayıncılığa "üvey evlat" muamelesi
COSMO çalışanı taz gazetesine yaptığı değerlendirmede, WDR’nin yıllardır yabancı dilli redaksiyonlara “üvey evlat” muamelesi yaptığını, sonra da dinleyici sayılarının düşüklüğünü bu yayınların gereksizliğine kanıt olarak sunduğunu aktardı.
İktidar kanadından da eleştiri geliyor
İktidardaki Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) medyaya yaptığı açıklamada Federal Milletvekili ve Dışişleri Müsteşarı Serap Güler, çokdilli programların kaldırılmasının toplumsal uyum ve karşılıklı anlayışın her zamankinden önemli olduğu bir dönemde yanlış mesaj verdiğini söyledi.
Yeşillerden, önceki koalisyonun Federal Kültür Bakanı Claudia Roth da kamu yayıncılığında tasarruf yapılırken bundan ilk etkilenenlerin çoğu zaman toplumda yeterince temsil edilmeyen kesimler olduğunu vurguladı.
NRW Yeşilleri’nden WDR Yayın Kurulu üyesi Frank Jablonski de COSMO’nun 1LIVE Street’e dönüştürülmesini “geliştirme” değil, “tasfiye” olarak niteledi.
Yalnızca Türkçe değil, Kürtçe, İtalyanca, Sırpça, Boşnakça ve Hırvatça da dışlanıyor
Karardan yalnızca Türkçe yayınlar etkilenmeyecek. Kürtçe, İtalyanca, Sırpça, Boşnakça ve Hırvatça yayınlar da etkilenecek. “Yokolma Tehdidi Altındaki Halklar Topluluğu"ndan (Gesellschaft für bedrohte Völker) Kamal Sido, Kürtçe yayınların kaldırılmasının Almanya’daki Kürt toplumu için “vahim bir işaret” olduğunu söyledi.
Sido’ya göre Almanya’da üretilen Kürtçe yayınlar, Kürtçe konuşan insanlar için açık, demokratik bir forum ve güvenilir bilgi kaynağı işlevi görüyordu. Sido anadilindeki yayınlarının yalnızca kültürel nostalji değil, siyasal katılım ve kamusal bilgiye erişimle de ilgili olduğunu söyledi.
Göçmen toplulukların güvenilir bilgiye erişiminde oluşan açık
Türkiye kökenli göçmenler Türkiye kaynaklı televizyonlar, sosyal medya kanalları, dijital gazeteler ve bağımsız platformlar aracılığıyla Türkiye gündemine geçmişe göre çok daha kolay ulaşabiliyor. Ancak Almanya’da yaşayan Türkiyelilerin gereksinimi yalnızca Türkiye haberleri değil. Çalışma yaşamı, sosyal haklar, vatandaşlık, yabancılar hukuku, eğitim, sağlık, ayrımcılık, ırkçılık, yerel siyaset ve kültürel katılım gibi ihtiyaca karşılık veren bir kamu hizmeti niteliğindeki anadilinde yayınların kaldırılması, bir kamu hizmeti kaleminin devreden çıkarılması anlamına geliyor.
Bu nedenle Cosmo Türkçe’nin radyodan çekilmesinin anlamı, bir yayın saatinin ortadan kaldırılmasından daha karmaşık. Almanya’da Türkçe yazılı basının büyük ölçüde gerilediği, Hürriyet ve Sabah gibi Türkiye merkezli gazetelerin Avrupa’daki basılı yayınlarını sonlandırdığı, dijital ortamın da çoğu zaman kutuplaşmış ve denetimsiz bilgi akışına terk edildiği bir dönemde kamu yayıncılığı kapsamındaki anadilinde kanallarının daralması, göçmen toplulukların güvenilir bilgiye erişimini daha da zayıflatıyor.
Köln Radyosunun Türkiyeli işçiler için anlamı
Almanya’ya göçen ilk işçi kuşakları için radyo, yalnızca memleketten haber alma aracı olmakla kalmıyordu; radyo dil, aidiyet, dayanışma ve hak bilgisi ortamıydı. Gazetelerin Türkiye’den bir gün gecikmeyle geldiği, iletişim olanaklarının sınırlı olduğu yıllarda Köln Radyosu Almanya'daki işçiler için güncel haberin yanında başlıca kültürel bağ ve sosyal danışmanın kanalıydı.
“Türk Danış” gibi programlarda çalışma yaşamından yabancılar dairesiyle ilişkilere, sosyal güvenlikten Türkiye’deki resmi işlemlere kadar geniş bir alanda dinleyici soruları yanıtlanıyordu.
Köln Radyosu’nun bir başka önemi de Almanya’daki Türkiye kökenli toplum içinde eleştirel bir kamusal kaynak olmasıydı. Yayın, Türkiye’deki siyasal gelişmeleri Almanya’dan, kamu yayıncılığı ölçütleri içinde ele alıyor; yayında olduğu dönemin tüm Türkiye hükümetlerine, askeri darbelere, hak ihlallerine son 25 yıldır da AKP’ye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Türkiye-Almanya ilişkilerindeki gerilim başlıklarına dair eleştirel yayınlar yapabiliyordu.
Bu çizgi zaman zaman muhafazakâr ve milliyetçi Türkiye kökenli çevrelerin tepkisini çekse de Almanya’daki Türkçe konuşan kamusal alanda bağımsız ve eleştirel ses ihtiyacının karşılandığı önemli bir kaynaktı.
Bu yüzden WDR’nin Cosmo Türkçe kararı, COSMO çalışanları ve Almanya muhalefeti ve aydınlar arasında bir medya formatı değişikliğinden çok Almanya’nın çokdilli kamusal alanının daralması olarak okunuyor.
Karar öngörüldüğü gibi 1 Nisan 2027’de yürürlüğe girerse, Türkiye kökenli göçmenlerin Almanya’daki en eski anadilinde kamu yayıncılığı damarlarından biri radyodan çekilmiş olacak. Podcast yaynılarının bu kaybı telafisi söz konusu değil. Radyo bir iletişim ortamı olarak yaşamaya devam ederken Almanya’daki göçmenler bu mecrada kendi dillerinde kamusal bilgiye, eleştirel haberciliğe ve ortak hafızaya erişmekten Alman devleti eliyle yoksun bırakılmış olacaklar.
(AEK)