Almanya | Devlet birbirini çelen iki kararıyla, ilticacı Kürt aileyi parçaladı: Anne baba Türkiye'ye, çocuklar yetimhaneye
Almanya'nın Hessen eyaletinde üç küçük çocuğu Jugendamt tarafından koruma altına alınan Şırnaklı Kürt çift, 3 Ağustos'ta Türkiye'ye sınır dışı edildi. Üç, bir buçuk ve beş aylık üç kardeş Almanya'da kaldı. Yaklaşık üç yıl önce iltica eden aile, çocuklarının geleceği için Almanya'ya sığındıklarını belirtiyor. Anne Özlem Kaya, 30 Haziran'da çocuklarının alındığını, 9 Temmuz'da ise görüşme bahanesiyle gözaltına alındıklarını anlattı. Hessen Mülteci Konseyi, çocukların kalıcı ayrılmasına dair mahkeme kararı olmadan ailenin sınır dışı edilmesini skandal olarak nitelendiriyor. Hessen İçişleri Bakanlığı ise ailenin kalma hakkı bulunmadığını ve sınır dışının hukuka uygun olduğunu savunuyor. İkisi Almanya'da doğan çocuklar, nihai mahkeme kararı olmaksızın ailelerinden ayrıldı.
Almanya'nın Hessen eyaletinde üç küçük çocuğu Jugendamt'ın (Gençlik Dairesi) korumasına alınan Kürt anne baba 3 Ağustos'ta Türkiye'ye sınır dışı edilirken biri üç, biri bir buçuk yaşında, en küçüğü ise beş aylık üç kardeş Almanya'da kaldı.
Almanya kaynaklarına göre çocukların aileden ayrılması, çocuk koruma gerekçesiyle alınmış geçici bir tedbirdi. Hessischer Flüchtlingsrat'ın haberine göre, Hessen Mülteci Konseyi, çocukların ailelerinden kalıcı olarak ayrılmasına ilişkin nihai bir aile mahkemesi kararı bulunmadığını, ancak buna rağmen anne ve babanın sınır dışı edilmesiyle geçici ayrılığın fiilen kalıcı hale gelebileceğini savunuyor.
Anne: "Almanya'yı değil, çocuklarımı istiyorum"
Alman basınındaki haberlerde ağırlıklı olarak Hessen Mülteci Konseyi ile eyalet makamlarının açıklamalarına yer verilirken, ailenin kendi anlatımı kamuoyuna ilk kez ANKA'nın ulaştığı görüntülerle yansıdı.
Şırnaklı Metin ve Özlem Kaya yaklaşık üç yıl önce Almanya'ya iltica ettiler. Üç çocuklarından ikisi Almanya'da dünyaya geldi. Türkiye'ye iade edilen anne Özlem Kaya, yaklaşık üç yıl önce çocuklarının geleceği için Almanya'ya sığındığını belirterek, çocuklarını ihmal ettiği yönündeki değerlendirmeleri reddetti.
"Ben çocuklarımı sevmeseydim üç çocuk yapmazdım. Çocuklarım yaşasın, eğitim alsın, düzgün büyüsün diye Almanya'da kalmak istedim. Ama Almanya bana böyle bir hak vermedi. Resmen beni sürgüne çevirdi."
Kaya'nın anlatımına göre, 30 Haziran'da kendisine yeni bir barınma yeri gösterileceği söylenerek çağrıldı. Döndüğünde çocuklarının bulundukları yerden alınmış olduğunu öğrendi. Daha sonra yaptığı hukuki girişimlerden sonuç alamadı.
Özlem Kaya, 9 Temmuz'da bu kez çocuklarını görebileceği söylenerek yeniden çağrıldığını, ancak görüşme yerine gittiğinde eşiyle birlikte gözaltına alındıklarını anlattı.
"3 Ağustos sabahı gelip bizi aldılar. Elimiz kolumuz bağlıydı. Beni sürükleyerek uçağa bindirdiler. Çocuklar gelecek dediler ama inanmadım."
Özlem Kaya Türkiye'den Alman makamlarına sesleniyor:
"Almanya'yı istemiyorum. Ya beni çocuklarımın yanına götürün ya da çocuklarımı bana verin. Ben çocuklarımı sizden istiyorum."
Mülteci Konseyi: "Sınır dışı makamları bir skandal yarattı"
Hessen'de mülteci hakları ekseninde çalışma yürüten bağımsız çatı örgütü Hessen Mülteci Konseyi, çocukların koruma altına alınmasından çok, bu süreç devam ederken anne ve babanın sınır dışı edilmesine itiraz ediyor.
Konsey Direktörü Timmo Scherenberg, çocukların ailelerinden kalıcı olarak ayrılıp ayrılmayacağına çocuk koruma makamları ve aile mahkemesinin karar vermesi gerekirken, sınır dışı makamlarının bu sürecin tamamlanmsını beklemeden fiili bir sonuç yarattığını söyledi.
Hessischer Flüchtlingsrat'ta yer alan demecinde Scherenberg şunları söyledi:
"Çocukların korunması için ailelerinden kalıcı olarak ayrılmaları gerekip gerekmediğine çocukların üstün yararından sorumlu makamlar karar vermelidir; sınır dışı makamları değil. Burada sınır dışı işlemiyle fiili durum yaratılmış olması bir skandaldır."
Scherenberg'e göre anne ve babanın Almanya'dan çıkarılmış olması, Jugendamt'ın ileride aile koşullarındaki değişimi değerlendirerek çocukların aileye geri dönüp dönemeyeceğini incelemesini de fiilen güçleştiriyor. Konsey, bu kadar küçük üç çocuğun ebeveynlerinden ayrılarak devlet korumasında bırakıldığı benzer bir vakayla daha önce hiç karşılaşmadığını belirtiyor.
Hessen hükümeti: "Mahkeme sınır dışı edilmeyi durdurmadı"
Hessen İçişleri Bakanlığı ise eleştirileri reddediyor.
Bakanlığa göre anne babanın Almanya'da kalma hakkı bulunmuyordu ve sınır dışı kararı uygulanabilir durumdaydı. Anne ve babanın sınır dışının durdurulması için yaptığı başvuru da idare mahkemesince reddedilmişti. Evangelische Zeitung'un haberine göre, bakanlık, anne ve babalarının haziran sonundan beri çocuklarla temas kurmadığını ve mahkemenin yakın gelecekte düzenli aile ilişkisinin yeniden kurulmasının beklenmediği şeklinde değerlendirmede bulunduğunu açıkladı. Ayrıca Türkiye'den Alman Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla Jugendamt ile yeniden temas kurulabileceğini savundu.
Kürt kimliği ve yanıtsız kalan soru
Almanya kaynaklarında ailenin bireysel iltica dosyasının gerekçeleri açıklanmıyor. Ancak çiftin Kürt olduğu belirtiliyor. Federal Almanya hükümeti ise Türkiye'deki sorunun kalıcı bir çözümünün Kürtlerin kültürel ve demokratik haklarının güvence altına alınmasını gerektirdiğini resmî olarak savunuyor.
Kamuoyuna açıklanmayan iltica dosyasında, ailenin Almanya'da kalmak ve Türkiye'ye dönmek istememe gerekçelerinin Kürt kimliği bağlamında nasıl değerlendirildiği bilinmiyor.
Hak tartışmasının merkezinde ne var?
Kaya ailesinin Almanya'daki devlet düzeninin farklı kollarının çatışan kararlarıyla parçalanmasını kapsayan dosya yalnızca bir sınır dışı vakasından ibaret değil.
Bir yanda Kaya aileasinin üç küçük çocuğunun yüksek yararı üzerinden yürütülen çocuk koruma süreci, öte yanda yabancılar hukukunun uygulanmasını yürüten organların tasarrufları yer alıyor. Görünüşe göre, iki işlem de kendi hukuki zeminlerinden hareketle yürütüldü ama ikisi bir araya geldiğinde insanlık dışı bir sonuç doğurdu: İltica talepleri reddedilen anne baba, yaklaşık 3 yıl önce "politik mülteci" statüsüyle sığınma talebinde bulundukları ülkeden Kürt kimlikleri ve kökenleri nedeniyle ayrımcılığa uğradıkları veya siyasi/sosyal baskı gördüklerini söyledikleri ülkeye iade edilirken, ikisi Almanya'da doğan öz çocukları bir mahkeme kararı olmaksızın Almanya'da alıkondu.
Hessen Mülteci Konseyi'nin itirazı da bu sonuca odaklanıyor: Çocukların aileden kalıcı olarak ayrılmasına ilişkin süreç bir mahkeme kararıyla tamamlanmadan gerçekleştirilen iade işlemiyle, geçici çocuk koruma tedbirinin fiilen kalıcı aile ayrılığına dönüştürülmesinin hukukun gereği olduğu kimi inandırabilir?
Bilgi kutusu | Dosyada bilinenler
► Çocuklar şubat 2026'da ebeveyn velayetinin kaldırılmasının ardından resmi vasî gözetimine alındı; haziran sonunda aile dışında koruma altına yerleştirildi. Hessen Mülteci Konseyi bunun "geçici çocuk koruma tedbiri" olduğunu söylüyor.
► Anne ve baba 3 Ağustos'ta Türkiye'ye sınır dışı edildi.
► Hessen İçişleri Bakanlığı, sınır dışının idare mahkemesince durdurulmadığını ve işlemin hukuka uygun olduğunu savunuyor.
► Çocukların aileden kalıcı olarak ayrılmasına ilişkin aile mahkemesinin nihai kararına dair kamuoyuna açıklanmış bir belge bulunmuyor. Bu nedenle tartışma, çocuk koruma süreci tamamlanmadan gerçekleştirilen sınır dışının aile bütünlüğü üzerindeki etkisi üzerinde yoğunlaşıyor.
(AEK)