10 yıl 9 ay sonra gelen AYM kararı: Hacı Lokman Birlik dosyasında ihlal tespiti
Anayasa Mahkemesi (AYM), 3 Ekim 2015’te Şırnak’ta polisin açtığı ateş sonucu öldürülen Hacı Lokman Birlik’in cenazesinin zırhlı araca bağlanarak sürüklenmesine ilişkin başvuruda, soruşturmanın etkili yürütülmemesi nedeniyle “yaşam hakkının usul boyutunun” ve “insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının” ihlâl edildiğine karar verdi.
Mahkeme, yeniden soruşturulması için dosyanın Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine hükmetti.
AYM’nin olaydan 10 yıl 9 ay sonra verdiği kararı Mezopotamya Ajansı’na değerlendiren Birlik’in kardeşi Mehmet Birlik, kararı eksik bulmakla birlikte olumlu karşıladıklarını söyledi.
O Fotoğrafa Bakanlıktan Soruşturma
“Ölen bir insana yapılan işkence nasıl bir hatıra olabilir?”
Kararda, Birlik’in cenazesini zırhlı aracın arkasına bağlayarak sürükleyen ve o anlara ilişkin görüntüleri kaydeden polislerin ifadelerine de yer verildiğini belirten Mehmet Birlik, şöyle dedi:
“İfadelerde çok açık çelişkiler yer alıyor. AYM kararda bu hususları göz önünde bulundurmamış. Daha çok Hacı Lokman’ın yerde sürüklenmesine dair bir karar alınmış. Karar her ne kadar istediğimiz gibi olmasa da olumlu yaklaşıyoruz. Kararda en azından şehidin hatırasına yapılan hakaret görülmüş.
“Polislere komik cezalar verilmiş. Maaşından bir gün kesinti ya da 6 ay kıdem durdurma cezası, bir ceza değildi. Bu ne ahlâki ne de vicdanidir, kabul edilemez. Bu şahıslar bilinçli olarak bunu yaptılar. Kürt halkına korku vermek istediler. Her ne kadar ifadelerine görüntüleri hatıra olsun diye çektiklerini belirtseler de bu kabul edilmez. Ölen bir insana yapılan işkence nasıl bir hatıra olabilir? Onlara verilen ceza değil ödüldür. Devlet bu cezalarla ‘Ne suç işlerseniz işleyin ceza almayacaksınız’ mesajı veriyor.”
HDP’den Birlik’e İşkenceyle İlgili Suç Duyurusu
“Devlet samimi ise herkes heybesindekileri döksün”
Konuşmasında mevcut çözüm sürecine de değinen Birlik, şöyle dedi:
“Bizim talebimiz bu sürecin onurlu bir barış ile taçlandırılması. Ancak devlet bize hiçbir zaman bu inancı vermedi. 10 yıl 9 ay sonra bir karar alındı, yeni bir soruşturma yapılacak. Verilecek kararların ne kadar adil olacağını bilmiyoruz; ancak bizi tatmin edecek kararlar çıkacağını beklemiyoruz.
“Süreç başlatıldı, hâlâ cezaevlerinde hasta tutsaklar var ve bir adım atılmadı. Sayın Öcalan ile görüşmeler hâlâ engelleniyor. Devlet samimi ise herkes heybesindekileri döksün. Hesap verilsin, hesap sorulsun. Kürt halkı bu sürece sahip çıkmalı. Kürt halkının birliği bizim için önemli. Halkımız, kendimiz dışında bizim kimseden bir umudumuz yok.” (TY)