Erdoğan: Atatürk’ü Ruhu Faşist, Söylemi Marksist Çevrelere Bırakmayız

Atatürk’ü Anma Töreni’nde konuşan Erdoğan, Birileri çıkmış biz Atatürk'e Atatürk dedik diye bir sürü senaryolar yazıyor. Adı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ise bizim bunu ifade etmemizden daha doğal ne olabilir?” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı’nda düzenlenen “Atatürk’ü anma Töreni”nde konuştu.

“Atatürk’ü ruhu faşist, söylemi Marksist çevrelerin tekeline mi bırakacağız” diyen Erdoğan CHP için “amorf parti” ifadesini kullanarak “Atatürk'ü milletimizden kaçırmalarına rıza göstermeyeceğiz'' dedi.

2019 seçimleri için AKP’nin Atatürk’e sahip çıkmaya başladığı, “Mustafa Kemal” yerine “Mustafa Kemal Atatürk” denmeye başlandığı yönündeki eleştirilere de değinen Erdoğan, Birileri çıkmış biz Atatürk'e Atatürk dedik diye bir sürü senaryolar yazıyor. Adı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ise bizim bunu ifade etmemizden daha doğal ne olabilir?” dedi.

Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

“Atatürk’le Atatürkçülük arasında büyük fark ortaya çıktı”

“Ülkemizde eskiden beri hep bir Atatürk ve Atatürkçülük tartışması yaşanmaktadır.

“Özellikle tek parti CHP'si döneminde tarihimizin bu önemli kurucu liderinin ismi öylesine istismar edilmiştir ki milletimizin gönlündeki Atatürk ile sonradan kavramsallaştırılan Atatürkçülük arasında çok büyük bir fark ortaya çıkmıştır.

“Milletin Atatürk’le sorunu yok”

“Milletimizin Gazi'ye hürmeti sonsuzdur. Milletimizin Mustafa'ya saygısında en küçük bir tereddüt yoktur. Milletimizin Kemal'le de en küçük bir sorunu bulunmuyordur.

“Milletimizin soyadı olarak kendisine verdiği Atatürk konusunda da hiçbir sıkıntısı olmadığını gayet iyi biliyoruz.

“Peki, buna rağmen ne için böyle bir tartışma hep süregelmiştir? Bunun cevabı, darbecilerin, cuntacıların, vesayet odaklarının, ülkenin tarihine, milletin değerlerine düşmanlık eden kesimlerin kendilerini 'Atatürkçülük' kılıfı altında gizlemeye çalışmış olmasıdır

“CHP paradan Atatürk’ü kaldırdı, İnönü’yü koydu”

“Atatürk ebediyete irtihal ettikten sonra o ana kadar Türk Lirası üzerinde Atatürk'ün resmi vardı.

“Atatürk'ün irtihalinden sonra o resim paranın üzerinden kaldırılmış ve onun yerine İnönü'nün resmi konulmuştur.

“Bunu yapan kim? İşte o zamanki CHP zihniyetinin ta kendisidir. Bugün Merkez Bankası'ndaki para serilerine baktığınız zaman bunu görürsünüz.

“Bu tarihten sonraki CHP önce İsmet İnönü'nün, daha sonra da başına geçen diğer genel başkanlarının CHP'si olmuştur.

“Bugünkü CHP de malum şimdiki başında bulunan zatın CHP'sidir. Böyle bir partiyle Atatürk arasında ilişki kurmak Gazi'ye yönelik en büyük bühtandır.

“Atatürk’ün mirasını mirasçıların elinden kurtarıyoruz”

Elbette herkes gibi Atatürk de eleştirilebilir. Ancak eleştirmek başkadır, hakkı tespit etmek başkadır.

“Bizim saygı sınırları içindeki eleştirilere diyecek bir şeyimiz yok. Hakaretamiz bir tarzda ortaya konulan ifadeleri de doğru bulmadığımızı özellikle belirtmek istiyorum.

“En büyük eserim dediği Cumhuriyetimize, muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkma mirasına sahip çıkarak Atatürk'ün mirasını ve hatırasını bu mirasçıların zulmünden kurtarıyoruz.

“Mustafa Kemal Atatürk’ü ifade etmemizden daha doğal ne olabilir?”

Birileri çıkmış biz Atatürk'e Atatürk dedik diye bir sürü senaryolar yazıyor. Adı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ise bizim bunu ifade etmemizden daha doğal ne olabilir.

“Ruhu faşist, söylemi Marksist çevrelerin tekeline mi bırakacağız. CHP gibi amorf bir partinin Atatürk'ü milletimizden kaçırmasına rıza göstermeyeceğiz.

“Misak-ı Millimize sahip çıkamadık”

Biz Kurtuluş Savaşımıza başlarken ilan ettiğimiz Misak-ı Millimize dahi sahip çıkamadık.

“İşte şimdi Suriye'de, Irak'taki gelişmelerde zaman zaman dikkat ederseniz bir şeyi dillendiriyorum. Nedir o, 'Biz Misak-ı Millimize yeniden sahip çıkmak zorundayız' diyorum.

“Bizim Misak-ı Milli hudutlarımızdan eğer taciz ediliyorsak, eğer o hudutlar içerisinden ülkemize saldırılar oluyorsa, burada 'Buyurun devam edin' deme lüksümüz yoktur.

“Fırat Kalkanı budur. Afrin'de yapılmakta olan da budur. Biz buna seyirci kalamayız. Birilerinin buralarda parselosyana girmesine başımızı sallama lüksümüz yoktur. Orada olanlar bizim akrabalarımız, onların değil. Öyleyse akrabalarımızın hukukuna da sahip çıkma mecburiyetimiz var.

“Çok az lider ülkesini istenen başarılara ulaştırabildi”

“Geçtiğimiz yüzyılın o sıkıntılı döneminde her ülkenin kendine göre bir lider ortaya çıkardığını ve kurtuluşu onun öncülüğünde aradığını görüyoruz.

“Bu liderlerden pek azı ülkesini arzu edilen zaferlerle tanıştırabilmiş, istenen başarılara ulaştırabilmiştir. Hiç şüphe yoktur ki Atatürk işte bu liderlerden biridir.

“Burada sorun bir zihniyetin, milletimizin istiklalinin sembolü olan Gazi Mustafa Kemal'i kendi ideolojik amaçlarının malzemesi haline dönüştürmeye çalıştırmış olmasıdır.

“Bugünün Türkiye’si dünün Türkiye’si değil”

Ekonomik ve siyasi boyutunu bir kenara bırakarak söylüyorum, ülkemizin bugün güney sınırlarında yaşadığı güvenlik sorunlarının en önemli sebebi, Misak-ı Milli'den verilen tavizlerdir.

“O tavizler verilmeseydi şu anda nerede olduğumuzu anlayın, hatırlayın. Dün bizi Misak-ı Milli'nin gerisine düşürenler, bugün Lozan'ı da bir kenara bırakıp Sevr'e doğru giden bir hesap içindeler ancak göremedikleri bir şey var; bugünkü Türkiye, dünün Türkiye'si değildir.

“2019 seçimlerini kazasız belasız geçmeliyiz”

Son dönemde üzerimize öyle bir yüklendiler ki ellerindeki malzemeyi de büyük ölçüde tükettiler.

“Demokrat görünümlü faşistler ifşa oldu. Hak, hukuk makyajlı tezgahlar ifşa oldu. Yıllardır özenle devletin tüm kurumlarına, toplumun tüm yapılarına yerleştirilen hainler ifşa oldu. Sınırlarımız boyunca oluşturulmaya çalışılan terör kuşatmasının amacı ve aktörleri ifşa oldu.

“Bunca oyunu bozan Türkiye'nin önünde artık bambaşka hamdolsun imkanlar, bambaşka ufuklar vardır. Şimdi önümüzde geçmemiz gereken bir imtihan daha var, o da 2019 seçimlerini kazasız, belasız geçirmektir.” (EKN)

* Fotoğraf: Kayhan Özer - Ankara / AA


Ankara - BİA Haber Merkezi

10 Kasım 2017, Cuma