Suriyeli Mültecilerin Yüzde 9,7'si Üniversite Mezunu

Hayata Destek Derneği, "Suriyeli mültecilerin ülkemizde kültürel ya da ekonomik değer üretme kapasitesinden yoksun kitleler olmadığı gün gibi açık. Türkiye'nin bu durumu bir fırsata dönüştürmemesi için hiçbir sebep yok" dedi.

Haberin Kürtçesi / İngilizcesi için tıklayın 

Hayata Destek Derneği, 20 Haziran’ı Dünya Mülteciler Günü’nde Türkiye’nin Suriyelilere sadece güven ve huzur değil sağlık, eğitim, geçim kaynağı; yani yeni bir gelecek taahhüt etmesi gerektiğini belirtti.

İki jenerasyon uzakta büyüyecek

Açıklamadan satır başları şöyle:

* Uzmanlar, Suriye savaşı hemen bugün bitse bile ülkede altyapının yeniden inşa edilmesinin 15-20 sene süreceğini hesaplıyor. Bu veriyi daha da çarpıcı kılan şey, dünya genelinde savaşların ortalama 17 yıl sürmesi.

* Birçok Suriyelinin hâlihazırda yedi senedir ülkelerinin dışında yaşadıklarını göz önünde bulundurursak, en az iki jenerasyonun daha ülkesinden uzakta büyüyeceğini kolaylıkla öngörebiliriz.

Yüzde 93'ü Türkçe öğrenmek istiyor

* İhtiyaçları sorulduğunda Suriyeli mültecilerin yüzde 93'ü Türkçe öğrenmek, yüzde 73'ü ise mesleki eğitim almak istediğini dile getiriyor. Suriyeliler Türkçe öğrendikçe, bizler Arapça öğrendikçe beraber yaşamanın ilk tohumlarını atıyoruz.

* Otobüste yan yana oturuyor olmak, parklarda karşılaşıyor olmak, soframızı paylaşıyor olmak kültürel ve sosyal olarak bizi birbirimize yakınlaştırıyor. Sebebi ister zorla yerinden edilme, ister ekonomik göç olsun, kültürlerarası etkileşim ve karışım bir biçimde çağımızın ruhunun özünü oluşturuyor.

Suriyelilerin yüzde 9,7'i üniversite mezunu

* Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD)'ın raporuna göre, Türkiye'deki Suriyelilerin yüzde 9,7'si üniversite mezunu. Türkiye vatandaşlarında ise bu oran yüzde 11.

* Karşılaştırma amacıyla Almanya’da yaşayan Türk kökenliler arasında üniversite mezunu oranının yalnızca yüzde 1,7 olduğunu da hatırlayacak olursak, Suriyeli mültecilerin ülkemizde kültürel ya da ekonomik değer üretme kapasitesinden yoksun kitleler olmadığı gün gibi açık.

* Türkiye'nin bu durumu sağlık, eğitim ve belediye hizmetlerinde altyapıyı güçlendirmek ve yeni iş alanları yaratmak için bir fırsata dönüştürmemesi için hiçbir sebep yok.

* Suriyelilerin Türkiye’deki siyasete katılımları da uzun vadede vatandaşlık söylemlerinin yavaş yavaş şekillenmesiyle ve sosyal, kültürel ve ekonomik birlikteliğin oluşmasıyla gelişecektir. Savaştan kaçanlara kucak açmış ve onlara sıcak bir çorbanın çok daha ötesinde bir şeyler vaat eden bir ülkede beraber bir gelecek olmaması için bir neden yok. (NV)

Fotoğraf: Batman - Natalia Sancha


İstanbul - BİA Haber Merkezi

20 Haziran 2017, Salı