Sinema oyuncusu, yönetmen Türkan Şoray Instagram hesabından yayımladığı mesajla tutuklu öğrencilerin özgürlüklerine kavuşturulmaları, açıklamaları ve paylaşımları nedeniyle gözaltına alınmaya devam eden sanatçıların susturulmamaları isteğini dile getirdi.
950'de sinema oyunculuğuna başlayan Şoray, sinemada oyuncu ve yönetmen olarak etkinlik gösterdiği dönemde de, sonrasında da insan hakları ve özgürlükler konusunda duyarlı ve sorumlu tutumuyla tanınmış bir sanatçı olarak son günlerde artan baskılar karşısında da sessiz kalmadı. Meslektaşlarının ve gençliğin toplumsal sorumlulukları ve düşünceleri doğrultusunda kendilerini ifade etmelerine yönelik baskı ve cezalara karşı tutumunu açıkça ortaya koydu.
"Bir sanatçı olarak, genç meslektaşlarını çok iyi [anladığını]" dile getiren Şoray, "Sanatçı soru sorar... sorgular... " dedi. "Her şeyi eleştirmek ve daha iyisini istemek onların doğasında var. Ülkelerini aydınlık bir geleceğe taşımak için sorumluluk alırlar, topluma ayna tutarlar. Sanat ve sanatçı susturulmamalıdır."
Şoray'ın mesajının tamamı şöyle:
Sevgi emektir,
Tıpkı gençlerimizi dinlemek, onları anlamak, onların gelecek kaygılarına çözüm bulabilmek gibi...
Ancak birbirimizi anlayarak, severek ve empati kurarak güzel günlere ulaşabiliriz. Halen gençlerimiz tutuklu. Ben bir anneyim ve bunun üzüntüsünü yaşıyorum. Gençlerimiz niye tutuklu?
Demokratik haklarını kullanmak isteyen gençlerin, bayramı demir parmaklıklar arkasında geçirmeleri, hepimizin en büyük yarası olmalıdır. Onlar bizim çocuklarımız, gözbebeklerimiz, ülkemizin geleceğidir. Atatürk bu vatanı onlara emanet etmiştir. Gençlerimiz bir an önce özgürlüklerine kavuşmalıdırlar.
Bir sanatçı olarak, genç meslektaşlarımı çok iyi anlıyorum. Sanatçı soru sorar... sorgular... Her şeyi eleştirmek ve daha iyisini istemek onların doğasında var. Ülkelerini aydınlık bir geleceğe taşımak için sorumluluk alırlar, topluma ayna tutarlar. Sanat ve sanatçı susturulmamalıdır.
Hepimiz aynı şeyi istiyoruz aslında. Daha güzel, daha yaşanılası bir vatan. İşte bunun için düşünce ve ifade özgürlüğü olmazsa olmazımız olmalıdır. Demokratik bir ülke bizim vazgeçilmezimizdir.
Hepimiz bir bütünün parçası olduğumuzu, tek vatanımız olduğunu unutmamalıyız. Biz birbirini seven, koruyan, kul hakkı yemeyen, hoşgörülü, yaralarımızı saran insanlarız...
Şimdi bunu hatırlamanın tam zamanı..."
(AEK)