"BDP Demokratik Özerkliği Fiilen Uyguluyor"

BDP Eşbaşkanı Kışanak, partisinin belediyeler aracılığıyla "demokratik özerklik" modelini fiilen uyguladığını, bölgedeki kararların sivil toplum kuruluşlarıyla alındığını söyledi.

İstanbul, - BİA Haber Merkezi,
05 Temmuz 2010, Pazartesi

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Eşbaşkanı Gültan Kışanak, bianet'e "demokratik özerklik" talebinin ayrıntılarını anlattı.

BDP, "Demokratik özerklik" ile tam olarak ne istiyor, ne talep ediliyor?

Partimiz üç yıl önce Demokratik Toplum Partisi (DTP) Kongresinde "demokratik özerklik" belgesini kongreye sundu; bu yeni bir şey değil. Modelin  önemli ayağı örgütlü topluma dayanıyor;  toplumun kent, mahalle, kadın, gençlik meclisleri şeklinde örgütlenerek yerelden yönetime katılmasını öngörüyor. Yasalar bugün bu yönde değişse bile bölge parlamentolarının halkla birlikte yönetmeye hazır olması, halkın yönetime katılım kanallarının açık olması gerekir.  Biz şu anda bunun toplumsal ayağıyla ilgileniyoruz.

Neler yapıyorsunuz?

Yerellerde mahalle, kadın, gençlik meclisleri kuruyoruz; sivil toplum kuruluşlarını güçlendiriyoruz. Belediyelerimiz şu anda fiili olarak zaten bütün kararlarını bölgenin sivil toplum kuruluşlarıyla alıyor. Stratejik planlar yapılırken, sivil toplumun görüşlerine başvuruluyor. Bize göre bu bir zihniyet ve bir yönetme sorunu. "Demokratik özerklik" şu andaki sorunu çözme konusunda kilit noktada bizce.

Demokratik özerklik şimdiki sorunu nasıl çözer, biraz açar mısınız?

Bu talep üzerinde BDP, PKK, İmralı herkes ortaklaşmış durumda. Diyarbakır'daki, bölgedeki tüm STK'lar bu modelin hayata geçirilmesi için kendi durdukları yerden mücadele ediyor. Karar süreçlerine katılmaya çalışıyorlar. Biz bunu bir zihniyet devrimi olarak görüyoruz ve hayata geçirmeye başladık, yasaların değişmesini beklemiyoruz. Demokratik özerklikten kast edilen çok net şekilde, Türkiye'nin 26 özerk bölge yönetimine bölünmesi ve bunların merkezi hükümetin birtakım görev ve sorumluluklarını devralmasıdır.

Merkezi hükümetin hangi görevleri devralınacak?

Bugün Türkiye'de sosyal hizmetler, yönetilemez hale gelmiştir. Dünyanın hiçbir yerinde bizde olduğu gibi, 81 ilin sosyal hizmetlerinin Ankara'daki bir bakanın iki dudağı arasına sıkıştırıldığını göremeyiz. Çocuk yurtları, yaşlılar evi, yatılı bölge okullarının tümündeki sorunları Ankara'dan yönetemezsiniz. Bu kurumlar yerel yönetimlerin elinde olsa, bölgedeki STK'lar buraları denetleyebilecek, her bölgenin kendi şartlarına göre çözüm üretilecek.

Merkezi hükümet ile yerel yönetimlerin sorumlulukları nasıl ayrılıyor bu modelde?

Ulusal politikaları ilgilendiren konularda merkezi hükümetin yetkileri olmalı, dünya örnekleri de böyle. Ama sağlık, eğitim, sosyal politikalar, yerel ekonominin güçlendirilmesi gibi konularda, yerel parlamentoların görev ve sorumluluğu olmalı ve toplumu yönetim mekanizmalarına, kararlara katmalı. Bunu yapmadığınız sürece devlet hep toplumun tepesinde tepinen bir aygıt olacaktır. Belediyeler mevcut durumda çöp toplamak gibi işlerle görevli; toplumun sorunlarıyla ilgilenmiyorlar. Yerelde alınan kararlar valilere takılıyor, merkezin onaylamadığı hiçbir şey yapılamıyor. Biz bunların değiştirilmesini istiyoruz. Bu kadar demokratik bir talebin nasıl bu kadar kriminalize edildiğini anlamıyorum. (SP)

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN