12 Mayıs, Pazartesi, Son güncelleme 15.24

Gündemdekiler

Bia Kitaplığı


Medya ve Toplum
     Halil Nalçaoğlu
     Ayşe İnal
     Beybin D.Kejanlıoğlu
     SevdaAlankuş
     Mine Gencel Bek
     Nilgün Gürkan

Elinizdeki kitapçık, farklı araştırmacıların “medya ve toplum” ilişkisini farklı biçimlerde çerçeveleyen sunuş metinlerini bir araya getiriyor. Ancak, konuyu sorunsallaştırma biçimleri açısından metinler arasındaki benzerlikler, farklılıklardan daha fazla. Bu büyük ölçüde, araştırmacıların, iletişim çalışmaları alanında son otuz yılda yaygınlaşmaya başlayan bu arada Türkiye’deki medya araştırmacılarını da etkileyen eleştirel yaklaşım geleneğinden geliyor olmalarıyla ilgili. Ancak eleştirel yaklaşımlar, tıpkı liberal yaklaşımlar gibi medyayı sorunsallaştırma biçimleri arasında az çok farklılıklar bulunan yaklaşımlara verilmiş genel bir ad. Bu kitapçıkta da biz onu, arada ekonomi-politik yaklaşım ile kültürel çalışmalar okuluna da gönderme yapmakla birlikte bu genel adla anmayı tercih ettik. Meraklılar, konuyla ilgili diğer kaynaklara giderek buradaki sunuş metinlerinde işlenen iddiaları ayrıntılandırabilir, hatta araştırmacıların eleştirel yaklaşımlar içinden temsil ettikleri farklı konumların bu metinler arasın da nasıl bir farklılaşma yarattığını keşfedebilir.

Önsöz
Giriş
Medya ve Toplum
 

Medya Etik ve Hukuk
     Süleyman İrvan
     Ragıp Duran
     Fikret İlkiz

Türkiye'deki yaygın medyanın içinde bulunduğu etik çöküntünün nedeni gazetecinin kendi kendine atfettiği (toplumu yukarıdan aşağı yönlendirme) siyasal/kültürel misyonu ile söz konusu misyonla eklemlenen sermaye yapısıyla ilişkili. O halde bütün o, zaman zaman tam sayfa verilen ilanlarla kamuya duyurulan etik olarak sorumlu gazete olmak iddialarına rağmen yapısal yerleşik bir sorun ile karşı karşıya görünüyoruz. Peki etik çöküntünün böyle yapısal yerleşik nedenlerinin var göründüğü bir yaygın medya ortamında çalışan gazetecilerden etik ve politik olarak sorumlu bir gazetecilik yapmalarını beklemek mümkün değil mi? Neyse ki mümkün. Neyse ki, haber değerinin ne olduğunu medya patronlarına göre tanımlayan editoryal süreçlere, ya da medya patronları karşısında belirli bir dereceye kadar mümkün editoryal özerkliğin hiç kalmamış gibi göründüğü yaygın medya kuruluşlarına rağmen, etik ve politik olarak sorumlu gazetecilik yapan gazeteciler/habercilerle de karşılaşıyoruz.

Önsöz
Giriş
Medya Etik ve Hukuk


Yeni İletişim Teknolojileri ve Medya
     Ümit Atabek
     S. Hakan Tuncel
     Hakan Kara
     Murat Karaduman
     Nihat Halıcı

Ümit Atabek’in yazısı ile Hakan Kara’nın yazıları -arada İnternet etrafında yaratılan, aracın teknik imkanlarından gelen halenin büyüsüne kapılmış görünseler de (!)- İnternet’in ikili (Romalıların tanrılarından biri olan Janus gibi, bir yüzüyle gül(dür)en, diğeriyle ağlayan/ağlatan) dokusuna işaret ederek, erken bir iyimserliğe kapılmamızı engelleyecek belirli bir temkinlilik de taşıyorlar. Ayrıca Ümit Atabek’in yazısı, bize İnternet kullanımının sahip olduğu alternatif potansiyellerin ancak “politik bir tercih” ile harekete geçirildiğinde özgürleştirici nitelik taşıyabileceğini düşündürtüyor, ancak bunu engelleyecek gelişmelerin varlığından da haberlendiriyor. Ben ise bu vesileyle bir kez daha, yeni teknolojilerin kullanımı ile ilgili olarak yapılması gerektiğine inandığım politik seçim(ler)in, her zaman etik seçimler de olmaları gerektiğini hatırlatmak istiyorum. Çünkü, nihayetinde İsrail’in “uluslararası terörizmi” önlemek, yani ABD Başkanı George W. Bush’un söylediği “veciz söze” (ya ‘bizdensiniz”, ya da “onlardan”) (!) atfen söylersem, kendilerinden yana olmayan herkesi denetlemek bahanesiyle geliştirdiği Echelon sistemiyle ilgili tercih de “politik bir tercih”. Ama etik mi? Hiç değil…

Önsöz ve Giriş
Yeni İletişim Teknolojileri ve Medya


Gazetecilik ve Habercilik
     Çiler Dursun
     Ragıp Duran
     İncilay Cangöz
     Esra D. Arsan
     Özcan Yurdalan
     Mehmet Sucu
     Tuğrul Eryılmaz

"Gerçek” dediğimiz şey, her zaman bir temsil ya da aracıyla/dolayımla bize ulaşan bir şey. Ek olarak, her temsil edimi, her zaman bir yerden/taraftan gerçekleşiyor. Öyle ya, kameranızı gerilimin dorukta olduğu bir siyasal mitingde, güvenlik güçlerinin arasından katılımcılara çevirirseniz bu birincileri; tersine, katılımcılar arasından güvenlik güçlerine doğru çevirirseniz, bu defa da bu ikincileri “saldırgan” olarak temsil etmiş olursunuz. Başka  ifadeyle, haber bir kurguya dayanıyor, bu kurgu da gazetecinin/habercinin çoğu zaman gayrı-iradi olarak konumlandığı ancak her zaman “siyasal” nitelik taşıyan, bir çerçeveleme içinde gerçekleşiyor. Yani, taraflanmadan bir gerçeklik kurmak (haber yapmak) mümkün değil. Dolayısıyla da haber, sadece tarafsızmış, nesnelmiş,  dolayısıyla gerçeği anlatıyormuş gibi yapan, aslında ise bize kurgusal bir öykü anlatan bir şey.

Önsöz ve Giriş
Gazetecilik ve Habercilik


Radyo ve Radyoculuk
     Nilüfer Timisi
     Tuğrul Eryılmaz
     Ragıp Duran
     İpek Çalışlar
     Beybin D. Kejanlıoğlu
     Erol Önderoğlu
     Ülkü Giray

Bu çalışmayı oluşturan metinleri derlerken, öncelikle Türkiye’deki yerel radyoculara, radyonun -özellikle İnternet teknolojisiyle eklemlenmesiyle- ufuklarının nasıl alternatif demokratik kullanımlara daha da elverir şekilde genişlediğini hatırlatarak, ellerindeki güce yeni bir gözle bakmalarını istedik. Çünkü yaygın medya ortamının demokratikleşmesinde, sivil toplum medyası olarak yerel radyolara -haberciliği dert edinenlere- çok önemli roller düştüğünü düşünüyoruz. Bunun için de, ilk olarak yerel radyoculuğu, farklı radyoculuk deneyimlerini, radyonun hayatımızdaki yeri ve vazgeçilmezliğini, günümüzde radyonun, dolayısıyla yerel radyoculuğun kazanmış olduğu yeni imkanlar ile küreselleşmenin radyolar, özellikle de yerel nitelikli olanlar üzerindeki etkileri konusunu tartışmaya açtık. Radyoculuğun tarihçesi ile özellikleri ikinci derleme konumuz oldu. Radyo haberciliğine önemli bir yer ayırdık, çünkü, bütün o müzik kutusu hallerine inat, yerel radyonun ayrıcalığının, onu “yerel” ve vazgeçilmez yapanın, habercilik de olduğunu düşünüyoruz.

Önsöz ve Giriş
Radyo ve Radyoculuk

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca Avrupa Birliği (AB) ve İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, “Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük” -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde AB ve SIDA’nın tutumunu yansıtmamaktadır.