Tek tip elbise giymediği için işkence gören Polatın ölmesi üzerine açıklama yapan IHD, işkencenin önlenebilmesi için, bütün askeri gözaltı merkezleri ve cezaevlerinin, bağımsız ve tarafsız izleme organlarının izleme ve denetimine açılmasını istedi.
İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) yaptığı açıklamaya göre, hırsızlık gerekçesiyle tutuklanan ve asker olması nedeniyle 27 Haziran'da Adana 6. Kolordu Komutanlığı Askeri Cezaevi'nde konulan Polat'a işkence yapıldığı otopsi raporuyla belirlendi.
"Tek tip elbiye" giymek istemediği gerekçesiyle işkenceye uğradığı söylenen Polat'ın tedavi amacıyla gönderildiği hastanede yaşamını yitirdiği belirtildi.
İHD, işkencenin önlenmesi için, bütün askeri gözaltı merkezleri ve cezaevlerinin, bağımsız ve tarafsız izleme organları tarafından yapılacak izleme ve denetim faaliyetine açılmasını talep etti.
Otopsi tutanağındaki gerçekler
İHD, otopsi tutanağında yer alan tıbbi tespitler ve gözlemlere dayanarak, asker Murat Polat'ın, cezaevine konulduğu ilk anda maruz kaldığı muameleler sırasında aldığı öldürücü darbeler nedeniyle yaşamını yitirdiğini açıkladı.
"Er Polat, cezaevine konulduğu gün maruz kaldığı insanlık dışı muameleler sırasında fenalaşarak Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılmıştır. Bir ay boyunca yoğun bakımda tutulan er Polat, 27 Temmuz 2005 tarihinde yaşamını yitirmiştir.
Er Polat'ın işkence sonucu yaşamını yitirmesi, 'işkenceye sıfır tolerans' söylemlerinin aksine, kurumsal işkence olgusunda bir gelişme kaydedilemediğini göstermektedir."
İşkence sanıkları terhis edildi
Murat Polat'ın ölümüne yol açan görevlilerden 5'i hakkında tutuklama kararı verildi.
İHD, tutuklama kararının olaydan bir buçuk ay sonra verilmesi ve sanıklardan ikisinin terhis edilmesinin, soruşturmayı etkisiz kıldığını açıkladı.
Dernek, askeri cezaevinde görevli üst düzey sorumluların ceza soruşturmasına dahil edilmemesini de eleştirdi.
"Türkiye'nin de taraf olduğu işkencenin önlenmesine özgülenmiş uluslararası sözleşmeler ve standartlar, devletleri, işkence suçunu işleyenleri ve bütün sorumluları etkili bir biçimde cezalandırmakla yükümlü kılmıştır."
"Vücut bütünlüğü ve dokunulmazlığı hakkını güvence altına alan işkence yasağı mutlaktır. Hiçbir istisna, gerekçe veya olağanüstü koşul işkence yasağının ihlal edilmesini haklı gösteremez. Nerede, kim tarafından, hangi amaçla, kime karşı ve hangi yöntemlerle yapılırsa yapılsın işkence, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve ağırlığı ile orantılı biçimde cezalandırılmalıdır." (AD)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN