Cinsel taciz, tecavüz ve aile içi şiddet mağduru çocukların devlet hastanelerinde kurulan özel birimlerde muayene edilmesini olumlu bir gelişme olarak değerlendiren TİHV Başkanı Fincancı ve ATUD Başkanı Biçer'e göre, asıl önemlisi tüm adli sürecin bir bütün olarak ele alınması.
Sağlık, Adalet ve İçişleri bakanlıklarının başlattığı bir uygulamayla cinsel taciz, tecavüz ve aile içi şiddet mağduru çocukların muayenesi için Ankara Zekai Tahir Burak Hastanesi bünyesinde özel bir birim kurulmasını, Adli Tıp Uzmanları Derneği Başkanı Prof. Dr. Ümit Biçer ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı Şebnem Korur Fincancı bianet'e değerlendirdi.
Türkiye'de mevcut uygulamanın beklentileri karşılamadığını belirten Fincancı ve Biçer, Sağlık Bakanlığı'na bağlı bir hastanede, uluslararası standartlara yakın bir uygulamaya geçilmesini "olumlu" bulmakla birlikte "bütünlüklü bir yaklaşımın" önemine de değiniyorlar.
Fincancı "Üniversite ve devlet hastaneleri bünyesinde kurulacak ve 24 saat hizmet verecek birimlerde cinsel şiddet mağdurlarını örselemeyecek koşullar yaratılması gerekli ancak ihtiyacın karşılanması için bütün devlet hastanesinde bu birimler oluşturulmalı" derken Biçer, "Adliyeden mahkeme sürecine kadar tüm uygulamalarda benzer bir tutum alınması çok önemlidir" diye ekliyor.
"Mevcut uygulamada, özellikle çocukların kabul edildikleri birimlerin standartları beklentilere uygun değil" diyen Biçer, sözlerini şöyle sürdürüyor:
* Bu çocukların adliyelerde kabul ve muayene edilmeleri sakıncalı. Çocuğun yaşına uygun görüşme ortamlarının, çocuk dostu muayene şekillerinin hakim kılınması gerekiyor.
* Çocukların bir kereden fazla muayene edilmemesi, tek bir değerlendirme ile sorunun çözülmesi esas alınmalı.
* Muayeneler sırasında hedef yalnızca tanı koymak olmamalı. Çocukların karşı karşıya kaldıkları travmalar göz önüne alındığında, çocuğun tüm tanı, değerlendirme ve tedavi süreci birlikte planlanarak adım atılmalı.
* İllerde adli tıp ve çocuk psikiyatrisi uzmanları açısından en zengin kaynak olan üniversitelerle çocukla ilgili birimlerin bir araya gelmesi, çocuk merkezleri oluşturulması gerekir. Sürecin bütününü kapsamayan bir yaklaşım kalıcı çözümler üretmeyeceği gibi sakıncalı bile olabilir.(BB)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN