ENGİN ÇEBER'İN ÖLDÜRÜLMESİ

Mahkeme İşkence Tanıklıklarını Kaydedememiş

Engin Çeber'in gözaltında öldürülmesiyle ilgili davanın 22 Temmuz'da yapılan duruşmasının tutanakları çıkamadı. Duruşmada koğuş arkadaşları Çeber'in ölümünde cezaevi müdürü ve başgardiyanın sorumluluğunu aktarmıştı. Avukatlar tepkili; "Ya ifadeler değişirse..." diyorlar.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
20 Ağustos 2009, Perşembe

Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Engin Çeber'i gözaltında işkenceyle öldürüldükleri gerekçesiyle yargılanan polislerle ilgili davada, işkence iddiasını doğrulayan tanıkların katıldıkları duruşmada ses kaydı yapılamadığını açıkladı. Mahkeme, 22 Temmuz'da yapılan duruşmanın görüntü kaydının bulunduğunu fakat "belirlenemeyen bir sebepten" ses kaydının yapılamadığını söyledi.

Tanıklar yeniden dinlenecek. Avukatlar duruma tepkili, tanıkların ifade değiştirmesi, tehdit edilmesi halinde ne olacağını soruyor. Radikal'e konuşan avukat Taylan Tanay, "Bilinmeyen bir sebep, deniyor. Bİlinmeyen sebep olur mu? Kayıtların silinmesinden kuşkulanıyoruz. Çünkü duruşmada cezaevi müdürünün sorumluluğu tüm çıplaklığıyla açığa çıkmıştı" dedi.

Duruşmada, Çeber'le aynı koğuşta kalan Murat Gevrek, Ahmet Aksu, Adem Halil, Rasim İltaş ve Gıyasettin Şakiroğlu tanıklık etmişti. Gevrek, “Konuşmasına fırsat bırakmadan kafasına kafasına vurdular. İki dakikada adamı komposto ettiler!” demişti. Şakiroğlu, sayım için ayağa kalkmayan Çeber'in dövülmesinin ardından, cezaevinin ikinci müdürü Fuat Karaosmaoğlu'nun "Böyle davrananlar böyle cezalandırılır" dediğini de söylemişti.

Duruşma tutanakları, kayıtların çözülmesiyle oluşturuluyor. Nesibe Özer, Mübeccel Saraçoğlu ve Metin Özkan'dan oluşan mahkeme heyeti, sistemi kuran firma yetkililerinin ve teknik uzmanların da inceleme yaptığını fakat ses kayıtlarının neden tutulamadığının belirlenemediğini söyledi.

Duruşmada, Çeber'e karakolda yapılan muameleyi kayıt altına alan kameralardan birinin de çalışmadığı açıklanmıştı.

İşkenceyi ayrıntılarıyla anlatmışlardı

Çeber ve üç arkadaşı, 28 Eylül 2008'de, Ferhat Gerçek'i vuran ve felç kalmasına neden olan polisin hâlâ tutuklanmamış olmasını protesto ettikleri basın açıklamasının ardından gözaltına alınmışlar, ertesi gün mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderilmişlerdi. Gün ve Karakaya, Şehit Muhsin Bodur polis merkezinde ve Metris Cezaevi'nde yapılan işkenceyi ayrıntılarıyla anlatmıştı.

Cezaevinde de işkence yapılan Çeber, 10 Ekim'de yoğun bakımda olduğu Şişli Etfal Hastanesi'nde hayatını kaybetmişti.

Adli Tıp raporunda Çeber'in işkence sonucu öldüğü vurgulanmıştı. Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin de işkenceyi kabul etmiş ve özür dilemişti. (EÜ)

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN