Resmi Rakamlara Değil Gerçeklere Bakın

TTB Fındıkta Sorunlar ve Çözüm Önerileri başlıklı araştırması sonucunda, ihracat artığı ürünlerin değerlendirilmesi, ürün borsalarının kurulması, üretim alanlarının belirlenmesi gibi 7 ayrı sorun tespit etti.

Trabzon - Karadeniz gazetesi
08 Ocak 2003, Çarşamba
Trabzon Ticaret Borsası (TTB) "Fındıkta Sorunlar ve Çözüm Önerileri" araştırmasının sonuçlarına dayanarak fındıkta kalıcı politika için yapılması gerekenleri belirledi.

Araştırmada, fındıkta yaşanan sorunların çözülmesi için uygulanacak politikalar 7 ana başlık altında toplanırken, "Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda uygulayacağı fındık politikasının fındığı en fazla üreten ülke olması nedeniyle diğer üretici ülkelerin fındık üretimlerini engelleyici bir yapıda olması gerektiği" bildirildi.

"Üreticiyi desteklemeye yönelik olması gerektiği ifade edilirken, yapılan araştırmada şu görüşlere yer verildi:

Fındık Alanları Sökülmemelidir:

Ülkemizin mevcut haliyle var olan fındık alanları korunmalıdır. Ülkemizde 500 bin ile 650 bin ton arasında fındık üretilmektedir. Bu ürünlerin 5 yıllık ortalaması alındığında ve doğru politikalar izlendiğinde fındığında satılmasında bir sıkıntı yaşanmayacaktır.

Fındığı ithal eden ülkelerin, diğer üretici ülkeleri desteklemelerinin haklı bir gerekçesi vardır. Çünkü; ülkemizde son 3 yıl hariç fiyat açısından dayatmacı ve yüksek taban fiyatı buna bağlı olarak da yüksek ihraç fiyatları uygulanmıştır.

Fındık Üretim Alanları Kesin Olarak Belirlenmelidir:

Resmi makamlar, fındık üretilen alanların miktarını 540 bin hektar civarında gösteriyor. Bu bilgi tamamen yanlıştır. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) tarafından uydudan tespit yöntemi ile yapılan tespite göre, Trabzon'daki fındıklık alan miktarları 72 bin hektar civarındadır. Devletin resmi açıklamasında ise bu rakam, 49 bin hektar olarak ifade etmektedir.

Türkiye'de halen 700 bin hektarı aşkın bir alanda fındık üretimi yapılmaktadır. Bu konuda sağlıklı ve kalıcı politikalar izleyebilmek için öncelikle eldeki verilerin gerçekçi olması gerekir. Fındık dikim alanlarının tespiti uydulardan da yararlanarak yapılmalıdır.

Fındıkta prim sistemi uygulanmalıdır

Türkiye'deki birliklerin yapılanmasında Fiskobirlik'in bu politika üzere iş yapamayacağı ve üreticinin kısmen mağduriyeti de söz konusu olabilir. Bunun için TTB olarak fındıkta kilo başına prim sisteminin uygulanmasını doğru buluyoruz.

2 tona kadar fındık üreten üreticiye kilo başına 250 bin lira ödenmelidir. Prim ödemelerinde müstahsil makbuzu dikkat alınmalıdır. Ayrıca tabu kaydı istenmelidir. Uygulamanın sağlıklı yürümesi için muhtar, kaymakam ve ürünü alan tüccar veya Fiskobirlik sorumlu tutulmalıdır. Prim sisteminin Türkiye'ye maliyeti 50-100 milyon dolar olacaktır.

Fındık fiyatı nasıl olmalıdır?

Fındık piyasasında bugüne kadar devlet Fiskobirlik kanalıyla taban fiyat uygulamasını sürdürmüştür. Günümüzün ekonomik şartları ve kuralları çerçevesince prim sistemine geçileceği de hesaba katılarak bu politika artık terk edilmelidir. Fındık piyasasında fiyatın arz ve talebe göre kendiliğinden oluşmasına zemin hazırlanılmadır.

Ürün borsası kurulmalıdır:

Üründe Fındık Borsası kurulup Ticaret Borsaları'nın aktivitesinin sağlanması ve üreticiyi yönlendirmede etkin olması gerekir. Fındıkta ürün borsaları oluşturulurken, ürünün depolanması için halen Fiskobirlik'in elinde bulunan depolar kullanılmalıdır.

Ürün analizleri bağımsız yapılabilmeli:

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun ülkemiz kaynaklı fındık ihracatına aflatoksin oranlarının yüksekliğini gerekçe göstererek tarife dışı engel olarak getirmiş olduğu kısıtlama nedeniyle Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı'na bağlı laboratuarlarda aflatoksin oranlarının tespiti için analiz zorunluluğu uygulanması getirilmişti.

Bu laboratuvarlarda araç ve gereç yönünden yaşanan eksiklikler, analiz sonuçlarının istenilen sürede alınmaması gibi nedenlerden dolayı ihracatçılarımızın büyük sıkıntılar yaşadığı ortaya çıkmıştır.

Bu analiz sonuçlarına da AB giriş gümrükleri itibar etmeyerek gerek gördüklerinde ürünleri kendi laboratuvarlarında yeniden analize tabi tutmakta ve bu durumda yaşanan zaman kayıpları ve maliyet açısından Tarım Bakanlığı'nda yapılan analizlerin gereksizliğini ortaya koymaktadır.

İhracat artıklarının değerlendirilmesi:

AB giriş gümrüklerince aflatoksin oranlarının yüksekliği gerekçe gösterilerek yurda geri gelen ihraç partilerinde de fındıklar imha edilerek ihracatçıya verilmemekte, bu durumda gerek ülkemiz açısından ve gerekse ihracatçılar açısından büyük bir ekonomik kayıplara sebebiyet verilmektedir.

Ancak başka ülkelerde bu tür ürünler imha edilmeyerek hammadde olarak kullanılıp ekonomiye kazandırılmaktadır. Yani bu fındıklardan yağ üretimi gerçekleştirmelidir.(NK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN