7 Kasım Lazca Dil Günü’ne birkaç gün kaldı. Dilimizin değerini hatırlarken şu soruları da sormamız gerekiyor: Lazca bugün ne durumda? Geçen yıldan bu yana ne değişti? Geleceği için ne yaptık?
Lazcanın durumunun geçen yıldan daha iyi olduğunu söylemek için elimizde çok fazla neden yok. Buna rağmen umudumuzu güçlendiren çalışmalar var. Laz Enstitüsü olarak gönüllülerle yürüttüğümüz çalışma sonucunda, dil teknolojilerinde kullanılmak üzere 103 bin Lazca cümle ve 100 saate yakın ses kaydı oluşturduk.
Peki, bu birikim neyi değiştirebilir? Yapay zekâ bir dili kurtarabilir mi?
Dilin aktarıldığı hayat değişiyor
Lazcanın en temel sorunu, kuşaklar arası aktarımın büyük ölçüde kesintiye uğraması. Çocukların Lazcayı aile içinde, gündelik hayatın doğal akışıyla öğrendiği ortamlar giderek daralıyor.
Bu yaz, akıcı Lazca konuşan 19 yaşında bir gençle karşılaştım. Onu dinlemek beni sevindirdi. Ancak böyle karşılaşmaların artık dikkat çekici bir olay hâline gelmesi de üzerinde düşünmemiz gereken bir durum.
Bazı köylerde ve ailelerde çocuklar hâlâ Lazca öğreniyor. Fakat yıllardır sürdürdüğümüz çalışmalar ve kişisel gözlemlerim, aktarımın genel olarak ciddi biçimde zayıfladığını gösteriyor. Lazcanın yeni kuşaklara kendiliğinden geçeceğine güvenebileceğimiz bir durumda değiliz.
Köylerde sürekli yaşayan nüfusun azalması; komşuluk, ortak çalışma ve gündelik karşılaşmalar etrafında kurulan ilişkilerin zayıflaması da dilin kullanım alanını daraltıyor. İnternet üzerinden oluşan Lazca grupları önemli buluşma alanları olsa da kaybolan gündelik dil ortamının yerini dolduramıyor.
Görünürlük ile kullanım arasındaki mesafe
Laz kimliğinin görünür olmasıyla Lazcanın kullanılması arasında önemli bir mesafe var.
Görebildiğim kadarıyla dilin öğretimine, yazılı üretimine, belgelenmesine ve yeni kuşaklara aktarılmasına düzenli emek veren kişi ve yapıların sayısı oldukça sınırlı. Laz adını taşıyan kurumların ve etkinliklerin varlığı, her zaman dil için sürekli çalışma yürütüldüğü anlamına gelmiyor. Laz Enstitüsünün kamuya açık faaliyetleri dışında, devamlılığı ve somut çıktıları izlenebilen çalışmaların daha fazla olmasını isterdik.
Müzikte de benzer bir daralma hissediyorum. Kazım Koyuncu’nun yaşadığı dönemde Lazca müziğin yarattığı ilgi, dilin geniş kesimlerce duyulmasını sağlamıştı. Bugün üretim sürüyor; ancak dinleyiciye ulaşması ve dil etrafında hareketlilik oluşturması daha sınırlı görünüyor.
Lazcanın konuşulduğu kasabalardaki festivallerde ise dilin temsili çoğu zaman birkaç şarkı, bir anons veya kısa bir konuşmayla sınırlı kalıyor. Lazcanın programın merkezinde bulunduğu, çocukların ve gençlerin katıldığı etkinliklere ihtiyacımız var.
Bu koşullarda üretmeye devam ediyoruz. Laz Enstitüsü bu yaz, içeriği tamamen Lazca olan sekiz kitap yayımladı. Aralarında tiyatro, hikâye, roman ve tarih kitabı bulunuyor. Ancak yayımlamakla iş bitmiyor: Kitapların okura ulaşması ve yeni okurların yetişmesi gerekiyor. Lazca konuşabilenlerin ne kadarının kendi dilinde kitap okuyabildiği, ayrıca çalışmamız gereken bir mesele.
103 bin cümlenin mutfağı
Yaklaşık bir yıl önce bianet’te yayımlanan “Lazca için ben de bir şey yaptım mı demek istiyorsun?” başlıklı yazımda, insanları Common Voice çalışmasına katılmaya çağırmıştım. Bugünkü birikimin arkasında, gönüllülerin günlük emeği bulunuyor.

DİJİTAL ÇAĞIN KAPILARI LAZCAYA AÇILIYOR
Lazca için ben de bir şey yaptım mı demek İstiyorsun?
Kimisi her gün 10, kimisi 30, kimisi 50 veya daha fazla Lazca cümle yazıyor. Katılımcılar yaşamlarından, mesleklerinden, hatıralarından ve yörelerinde kullanılan ifadelerden yararlanıyor.
Cümleler yazım, Lazca karakterler, noktalama ve kullanım açısından kontrol ediliyor; tekrarlar ayıklanıyor. Ardından sisteme yükleniyor ve platformdaki onay sürecinden geçerek seslendirilebilir hâle geliyor. Anadili Lazca olan gönüllüler bunları okuyor; kayıtlar da dinlenerek kontrol ediliyor.
Katılımı artırmak için sosyal medya kampanyaları yürütüyor, afişler ve videolar hazırlıyor, söyleşiler gerçekleştiriyoruz.
Birikimden uygulamaya
Cümlelerimiz ev yaşamından tarıma, eğitimden sağlığa, alışverişten aile ilişkilerine kadar birçok alanı kapsıyor. Bu alanların kelimelerini ve terminolojisini kullanım bağlamlarıyla kaydediyoruz. Farklı diyalektleri gözetiyor, konuşurların kendi yörelerine ilişkin bilgisine başvuruyoruz.
Yazılı materyalleri dijitalleştirerek edebî eserlerle güncel cümle üretimini de bir araya getiriyoruz. Böylece daha kapsamlı, araştırılabilir bir Lazca korpusun altyapısı oluşuyor. İncelediğimiz bölümdeki ortalama cümle uzunluğu bütün bankada korunduğunda, 103 bin cümle yaklaşık 532 bin sözcük kullanımına karşılık geliyor.
Bu kaynağı Lazca dil modeli geliştirmek, konuşmayı yazıya aktaran sistemler ve Lazca–Türkçe çeviri araçları hazırlamak için değerlendirmeyi amaçlıyoruz. Eğitimde okuma ve dinleme materyallerinin hazırlanmasına, araştırmalarda kelime kullanımı, fiil çekimleri ve diyalekt karşılaştırmalarının incelenmesine katkı sunmayı hedefliyoruz.
Bunlar ayrıca teknik geliştirme gerektiriyor. Ancak artık üzerinde çalışılabilecek somut bir dil malzememiz var.
Emeğin uluslararası karşılığı
Mozilla Data Collective, Eylül 2026’daki sürüm değerlendirmesinde Lazcayı büyüme hızıyla öne çıkan veri seti olarak gösterdi. Önceki sürüme göre yüzde 67’yi aşan büyümeyi, 23 binden fazla yeni kaydı ve 34,3 saatlik ek ses katkısını duyurdu. Bu gelişmeyi topluluğun planlı ve yoğun katılımıyla ilişkilendirdi.
Bu değerlendirme, gönüllü emeğin uluslararası ölçekte de fark edildiğini gösteriyor. Önümüzdeki altı ayda 200 bin, bir yıl içinde 250 bin cümleye ulaşmayı hedefliyoruz. Seslendirme çalışmalarını sürdürürken oluşan kaynağı uygulamalara dönüştürmek için de iş birlikleri geliştirmeyi amaçlıyoruz.
7 Kasım’a girerken
Bir dilin yaşaması, insanların onu kullanmasına ve çocukların öğrenmesine bağlı. Bir dil modeli aile içindeki konuşmanın, arkadaşlığın veya eğitimin yerini tutamaz. Fakat öğrenmeyi kolaylaştırabilir, dilin birikimini erişilebilir kılabilir ve yeni kullanım alanları açabilir. Teknolojide yer alabilmek için gerekli malzemeyi bugün hazırlamayı bu nedenle önemli buluyoruz.
Geleceğin Lazca için ne getireceğini bilmiyoruz. Bu yüzden her şeyin bittiğini söyleyebileceğimiz bir yerde değiliz. Kökleri binlerce yıl öncesine uzanan bu dili bugüne taşıyan insanların torunlarının da ona sahip çıkabileceğine inanıyoruz. Bunun örneklerini cümle yazan, kayıt yapan, kitap hazırlayan ve öğrenmeye çalışan insanlarda görüyoruz.
7 Kasım’a ciddi kaygılarla, ama birlikte çalışarak sonuç alabildiğimizi bilerek giriyoruz. 103 bin cümlede ve 100 saate yakın ses kaydında insanların bilgisi, zamanı ve diline ayırdığı dikkat bulunuyor.
Bu emeği büyütmek için anadili Lazca olan, Lazca konuşabilen herkesi Common Voice’taki cümleleri seslendirmeye davet ediyoruz. Kendi yörenizin Lazcasıyla okuyacağınız cümleler, dilimizin seslerini ve anlatım çeşitliliğini kayda geçirmemize katkı sağlayacak.
Siz de sesinizi bu birikime katın. Lazcanın seslerini ve bu seslerde yaşayan hafızamızı birlikte geleceğe taşıyalım.
- Bu yıl Lazca Dil Günü, Kadıköy’deki Müze Gazhane’de kutlanacaktır.
(İAB/Mİ)






