Türkiye’de resmi verilerle nüfusun yüzde 12,29’unu oluşturan engellilerin istihdama, sosyo-ekonomik yaşama, siyasete katılımı çok daha az düzeydedir. Siyasi partilerin “vitrinlik” çalışmalarını saymazsak kamusal alan engelli nüfusuna kapalıdır diyebiliriz. Son yıllarda bu alanda güçlü bir aktivizm ve hak mücadelesi başlamışsa da birçok konuda henüz tam bir yol alınabilmiş değildir.
TBMM’ye sunulan 29,5 milyarlık 2027 bütçesi olduğu gibi Genel Kurul'da onaylanırsa “Engellilerin Toplumsal Hayata Katılımı ve Özel Eğitim Programı Bütçesi” geçen yıla göre azalarak yüzde 1,18 oranına gerilemiş olacak. Yüz binlerce engelli E-KPSS kapılarında bekleyip yoksulluk içinde yaşarken AKP iktidarı 2026 yılı içinde engelli kamu istihdamını sadece 1.500 kişi artırdı. 2027-2029 için de perspektifi bundan farklı değil. 2026 yılında tüm Türkiye’de desteklenen engelli girişimci sayısı sadece 17 kişidir. Bu sayı bile iktidarın meseleye ne kadar sınırlı yaklaştığını göstermek için yeterli bir veridir. Engelli yurttaşlara iş ve yaşam koşullarını oluşturmayanlar engellileri açlık ve yoksulluğa mahkum etmektedir.
Türkiye’de özel sektörde engellilerin iş bulabilmesi ve işte kalabilmesinin yapısal engelleri var. Sağlamcı ayrımcılık, engellilere “çelik duvarlarla” set çekmiş durumdadır. Çünkü erişilebilirlik meselesi Engelliler Kanunu’nun çıktığı 2005 yılından bu yana ertelenmekte ve erişilebilirlik sorunları nedeniyle engelliler sokağa, mahalle dışına ve bu arada iş yerlerine de erişememektedir.
Yol, geçit, toplu(m) taşıma araçları erişilebilir değil ve işyerlerinde sağlamcı işçiler/patronlar engellileri görmek istemiyorlar. Haspelkader iş bulabilen engelliler de işyerinde mobbing ve sağlamcılığa maruz kalmakta ve kısa süre içinde işlerinden ayrılmakta ve bu arada bununla mücadele edecek veya bu haksızlığa müdahale edecek bir kamusal düzenin gerekleri de yerine getirilmemektedir. Diğer birçok yazıda ayrıntılı değindiğimiz bu büyük erişilebilirlik sorunu bu yazının konusu olmadığı için burada bırakıp başlığa dönelim. Ayrıca başka bir araştırmanın konusu olan “rapora ve hane gelirine bağlanmış engelli aylıkları sorunu da” bu yazının hacmini aşmaktadır. Bu yazıda çok oran ifadesi geçmektedir, bu nedenle biraz dikkatli okuma gerektirmektedir. Maalesef “bedenlerimize kimlik numarası veren bu oranların” bazıları iktidarın politikaları sonucunda müreffeh ve erişilebilir bir ülkenin anahtarına dönüşmemektedir.

Engelliler Haftası’nda bağımsız yaşamak üzerine
2026 yılı itibariyle AKP iktidarı, engel oranı yüzde 40 ve üzeri olan ve “bununla birlikte birçok şartı yerine getirmek zorunda kalan engellilere” aylık adı altında ödeme yapmaktadır. Engel oranı yüzde 40-69 arası olanlar için bu miktar 5 bin 794 TL, Engel oranı yüzde 70 ve üzeri olanlar için ise 8 bin 690 TL olarak verilmektedir. TÜRK-İŞ'in en son açıkladığı açlık sınırı 37 bin 800 TL ve yoksulluk sınırı ise 123 bin 130 TL’dir. Yani engel oranı yüzde 40-69 olanlar 2026 için açlık sınırının yüzde 15’i kadar, engel oranı yüzde 70 ve üzeri olanlar ise açlık sınırının yüzde 23’ü kadar aylık almaktadır.

Faturayı ödemek için boğazdan kısma devri
Erişilebilirliğin sürekli ertelendiği son 20 yılda bu engelli ödenekleri nasıl değişti? Bu soruya yanıt vermek amacıyla engelli rapor oranı yüzde 40-69 arası olan ve yüzde 70 ve üzeri olan engellilerin ödeneklerinin açlık sınırı, yoksulluk sınırı ve asgari ücrete göre değişimini içeren aşağıdaki tabloyu hazırladık. Tablo incelendiğinde görüleceği üzere özellikle son yıllarda engelli ödenekleri reel olarak büyük bir azalış göstermiştir.
Engellilik oranı yüzde 40-69 bandında olanların 2006 yılında aldığı aylık; açlık sınırının yüzde 24’ü, yoksulluk sınırının yüzde 7’si ve asgari ücretin yüzde 38’i kadardı. Bu oranlar engellilik rapor oranı yüzde 70 ve üzeri olanlar için sırasıyla açlık sınırının yüzde 36’sı, yoksulluk sınırının yüzde 11’i ve asgari ücretin yüzde 57’si kadardı. O dönemde bile yeterli olmayan bu miktarlar 2016 yılına kadar oransal olarak “görece” sabit kaldı.
2016 yılına baktığımızda Engellilik oranı yüzde 40-69 bandında olanların 2016 yılında aldığı aylık açlık sınırının yine yüzde 24’ü, yoksulluk sınırının yüzde 7’siydi. Ancak 10 yıl önce asgari ücretin yüzde 38’i olan bu aylık ödenek 2016 yüzde 26’sına kadar azalmış görünüyor. Bu oranlar engellilik rapor oranı yüzde 70 ve üzeri olanlar için 2016’da sırasıyla açlık sınırının yüzde 36’sı, yoksulluk sınırının yüzde 11’i kadardı. 2006’da asgari ücretin yüzde 57’si kadar olan bu aylık 2016’da asgari ücretin yüzde 40’na kadar azalış göstermiştir. Bu oranlardan hareketle asgari ücretteki artış oranının 2006-2016 dönemi için engelli ödenekleri artış oranından daha fazla olduğunu ifade edebiliriz. Artışı memur maaş artışına bağlanan bu ödeneklerin yeterince artmadığını gösteriyor.
Engelli ödeneklerindeki hızlı düşüş 2016 yılından sonra ivme kazanmıştır. 2023 yılı engelli ödeneklerinin açlık sınırına, yoksulluk sınırına ve asgari ücrete göre en düşük olduğu yıl olarak kayıtlara geçmiştir. 2006 yılında yüzde 24 olan engelli aylığı / açlık sınırı oranı 2023 yılında yüzde 13’e kadar azalmıştır. Yine engelli aylığı yoksulluk sınırı oranı engel oranı yüzde 40-69 olanlar için 2006 yılında yüzde 7, engel oranı yüzde 70 ve üzeri olanlar için yüzde 11 iken 2023 yılında bu oranlar sırasıyla yüzde 4 ve 6 olarak gerçekleşmiştir. Engelli ödeneklerinin reel azalışını görmek için 2006-2023 verilerini kıyasladığımızda 2006’da yüzde 38 olan asgari ücret oranı 2023’te yüzde 19’a, yüzde 57 oranı ise yüzde 28’e kadar gerilemiştir.
2023 yılından sonra önceki yıllara göre azalış duraklamıştır ama ciddi bir artış da gerçekleşmemiştir. 2026 yılına geldiğimizde engel oranı yüzde 40-69 olanların aldığı aylık ödenek açlık sınırının yüzde 15’i kadardır. 2006 ile kıyaslandığında bu oran yüzde 24’ten yüzde 15’e kadar düşmüştür. Engel oranı 70 ve üzeri olanların aylık ödeneklerinde de yüzde 36’dan yüzde 23’e kadar düşüş yaşanmıştır.
Engelli ödeneklerinin yoksulluk sınırına göre oranlarına baktığımızda 2006'da yüzde 7 (40-69) ve 11 (70 ve üzeri) olan oranların 2026’da yine azaldığını ve sırasıyla yüzde 5 ve yüzde 7’ye gerilediğini görüyoruz. Engelli ödeneklerindeki 20 yıllık reel gerilemeyi asgari ücrete göre olan oranında daha net görebiliriz. 2006 yılında engel oranı yüzde 40-69 arasında olanlar asgari ücretin yüzde 38’i kadar bir aylık ödenek alırken 2026 yılında bu oran yüzde 21’e kadar gerilemiştir. Aynı şekilde 2006 yılında engel oranı yüzde 70 ve üzeri olanlar asgari ücretin yüzde 57’si kadar bir aylık ödenek alırken 2026’da bu oran maalesef yüzde 31’e kadar düşmüştür.
| Yıllar | Engelli aylığı (40-69 oranı) / Açlık sınırı | Engelli aylığı (70 ve üzeri oran) / Açlık sınırı | Engelli aylığı (40-69 oranı) / Yoksulluk sınırı | Engelli aylığı (70 ve üzeri oran) / Yoksulluk sınırı | Engelli aylığı (40-69 oranı) / Asgari ücret | Engelli aylığı (70 ve üzeri oran) / Asgari ücret |
| 2006 | 24% | 36% | 7% | 11% | 38% | 57% |
| 2007 | 24% | 36% | 7% | 11% | 39% | 59% |
| 2008 | 24% | 35% | 7% | 11% | 35% | 53% |
| 2009 | 24% | 36% | 7% | 11% | 35% | 53% |
| 2010 | 24% | 35% | 7% | 11% | 34% | 51% |
| 2011 | 23% | 35% | 7% | 11% | 34% | 51% |
| 2012 | 25% | 37% | 8% | 11% | 34% | 51% |
| 2013 | 24% | 36% | 7% | 11% | 33% | 50% |
| 2024 | 23% | 34% | 7% | 11% | 33% | 49% |
| 2015 | 22% | 33% | 7% | 10% | 31% | 47% |
| 2016 | 24% | 36% | 7% | 11% | 26% | 40% |
| 2017 | 23% | 35% | 7% | 11% | 27% | 40% |
| 2018 | 22% | 34% | 7% | 10% | 27% | 41% |
| 2019 | 24% | 35% | 7% | 11% | 25% | 38% |
| 2020 | 22% | 33% | 7% | 10% | 24% | 37% |
| 2021 | 16% | 25% | 5% | 8% | 23% | 35% |
| 2022 | 15% | 23% | 5% | 7% | 25% | 38% |
| 2023 | 13% | 19% | 4% | 6% | 19% | 28% |
| 2024 | 16% | 24% | 5% | 7% | 20% | 29% |
| 2025 | 14% | 21% | 4% | 7% | 19% | 29% |
| 2026* | 15% | 23% | 5% | 7% | 21% | 31% |
Sonuç olarak ülkenin en yoksul ve güvencesiz kesimini oluşturun 10 milyondan fazla engelli için 2027 yılında da yoksullaşmanın derinleşeceğini ifade edebiliriz. Hanede kişi başı ortalama gelirin asgari ücretin üçte birinden fazla olması şartına bağlanmış yukarıdaki sembolik gelirden dahi yararlanamayan milyonlarca engellinin olduğunu da biliyoruz.
Ne iktidar ne de muhalefet partilerinin bu derin yoksulluğa karşı kapsamlı bir program sunmadığı bir yeni yıla doğru gidiyoruz. Yıl sonuna doğru giderken engelliler 3 Aralık Dünya Engelliler günü dışında ana gündemin konusu olmayacak maalesef! Tıpkı bütçedeki yüzde 1,18’lik marjinal pay kadar gündemde kalabiliyorlar çünkü!

Göstermelik merhamet ve 3 Aralık Dünya Engelliler Günü
(SO/HA)






