Bugün tanık olduğumuz savaşçı ve saldırgan siyaset, yalnızca jeopolitik hesapların ürünü değildir. Bu tablo, aynı zamanda neo-liberal düzenin tarihsel krizinin dışa yansımasıdır.
Uzun yıllar boyunca piyasayı kutsallaştıran, devleti sosyal yükümlülüklerinden arındıran ve kamusal alanı tasfiye eden anlayış artık kendi meşruiyetini üretemiyor.
Neo-liberalizm, piyasayı adeta görünmez bir “tanrı” mertebesine yükseltti. Toplumsal eşitsizlikleri “doğal”, yoksulluğu “kaçınılmaz”, krizleri ise “piyasa dalgalanması” olarak sundu.
Ancak art arda yaşanan ekonomik çöküşler, finansal krizler ve derinleşen gelir adaletsizliği bu kutsal anlatıyı aşındırdı. Piyasa refah üretmiyor; güvencesizlik, borçluluk ve toplumsal öfke üretiyor.
Meşruiyet zemini daralan neo-liberal iktidarlar, rıza üretmekte zorlandıkça zor aygıtlarına daha fazla yaslanıyor. İçeride baskı ve otoriterleşme artarken, dışarıda savaş ve saldırganlık devreye sokuluyor. Böylece kriz, milliyetçi mobilizasyon ve güvenlik söylemiyle perdelenmeye çalışılıyor.
Tam da bu nedenle savaş, yalnızca dış politikanın bir tercihi değil; çöken bir ekonomik-siyasal modelin iktidar güvencesine dönüşüyor. “Piyasa Tanrı’sının” vaadi çöktükçe, yerini güvenlik devleti ve otoriter yönetim alıyor.
Bugün yaşadığımız dönem, yalnızca uluslararası düzenin aşınması değil; neo-liberal hegemonyanın tarihsel çözülüşüdür. Sorun, bir lider meselesi değil, bir küresel kapitalist sistem meselesidir.
Raporlar
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) 2026 Küresel Riskler Raporunu her yıl yaptığı gibi Davos Zirvesi’nde 19 Ocak’ta, 62. Münih Güvenlik Konferansı da raporunu 13 Şubat'ta açıkladı.
ABD’den düşünce kuruluşu Atlantic Council “2036’ya Merhaba: 450 Uzmanın Gözünden Gelecek On Yılın Dünya Durumu” başlıklı raporunu yayımladı.
Bu raporlar belirsizlik rejimlerinin otoriter yönetimleri güçlendirdiğinde ortaklaşıyor.
2026 Münih Güvenlik Raporu ABD'nin küresel şirketler düzeninin yıkım sürecinde olduğu özellikle belirtiyor.
Donald Trump dönemi ile Washington ikinci dünya savaşı sonrası oluşan uluslararası hukuk ve kurumları hiçe sayan "buldozer siyasetini" izliyor.
Evrensel hukuk yerine "Orman kanunları" uygulanıyor. Müzakere- uzlaşı- diplomasi yerine güce tabi kılmaya zorlamak kural haline getirildi. Uyum sağlamayan ülkelerin ablukaya alınarak yok edilme siyasetine maruz kalacağı yeni bir dünya tarif ediliyor.
"Odadaki Fil" temalı görselle yayımlanan raporun, evrensel normları aşındırarak şirket – devlet çıkarlarının korunduğu bir "pazarlık dünyası" yarattığı vurgulanıyor.
Amerikan Barışı "Pax Americana" dönemi sonrası Avrupa'nın "güvenlik tüketicisi" konumundan "güvenlik sağlayıcısı" rolünü nasıl üsleneceği henüz belirlenmiş değil.
Bu gelişmeler batı dünyasındaki ırkçı sağ faşist hareketlerle örtüştüğü, gerçeğini ortaya koyuyor.
Donald Trump'ın, "yıkım güllesi" siyaseti, kamu yararını yok sayan “al-ver" odaklı pazarlıklar raporda not ediliyor. Rapor, “kurallara dayalı uluslararası düzende çözülme değil, dağılma” belirlemesi yapıyor.
Seydixan Bozkır bianet’teki “Üç Rapor Tek Teşhis: Bir düzenin harakirisi’ yazısında “Kurallara dayalı uluslararası düzende çözülme değil, dağılma” belirlemesi yapıyor.
Tezkere ve ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi
ABD emperyalizminin yeni stratejisi her ne kadar Donald Trump ile özdeşse de konu kişinin popülist söylem ve çıkışlarının ötesinde emperyalizmin şirketleşen devletler üzerindeki hegemonyasını sistematik olarak uygulamasıdır. Şu dönemselleştirme ABD politikalarındaki dönüşümü gösteriyor.
George W.Bush (2002-2003): Önleyici savaş doktrini dönemi
Joe Biden (2022): Büyük güç rekabeti dönem
Donald Trump (2025): ABD öncelikli güvenlik dönemi
Önleyici Savaş Doktrini
ABD 2002 Ulusal Güvenlik Strateji belgesiyle dış politikasında köklü bir paradigma değişikliğini ilan etmişti.
“Amerika Birleşik Devletleri gerekirse, doğuştan gelen kendini savunma hakkını kullanırken önleyici şekilde hareket edecektir”. (The White House, The National Security Strategy of the United States of America, 15.)
Böylece, ABD’ye potansiyel tehditlere karşı askerî müdahaleyi meşru sayan önleyici savaş doktrini resmi olarak ilan edilmiş oluyor.
Belgede, “Düşmanlarımızın ilk saldırıyı yapmasına izin veremeyiz” de deniliyor. ABD’yi hangi devlet tehdit etti, ABD’ye hangi devlet saldırdı? (The White House, The National Security Strategy of the United States of America, 5)
Bu yaklaşımın en somut uygulaması 2003’te Irak savaşı oldu. (Lawrence Freedman. The Iraq War: A Military History. London: Routledge, 2004.)
Irak işgaliyle yönetim değişikliği ABD için güvenlik aracı olarak kullanım anlayışının pratiğe dönüşmesidir.
Büyük Güç Rekabeti
Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Güvenlik Stratejisi (The White House. National Security Strategy. Washington, DC, October 2022) ticaret savaşlarında rakip olarak Çin değerlendirmesi net olarak yer alıyor.
“Çin Halk Cumhuriyeti, uluslararası düzeni yeniden şekillendirme niyetine sahip tek rakip ve bunu yapacak ekonomik, diplomatik, askeri ve teknolojik güce giderek daha fazla sahip olan tek rakiptir.” (The White House, National Security Strategy, 8).
Bu değerlendirme ABD güvenlik stratejisinin net dışavurumudur. Neo liberal politikalarının sistemik büyük güç rekabetine kaydığını işaret ediyor.
ABD Şirketleri öncelikli güvenlik
2025 Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi (The White House. National Security Strategy. Washington, DC, 2025) ABD’nin iç güvenliği ve sınır kontrolünü öncelikli olarak tanımlıyor, ekonomik egemenliği “ulusal güvenliğin ayrılmaz parçası” olarak belirliyor (The White House. National Security Strategy. Washington, DC, 2025).
Ortadoğu’da İsrail-ABD Güvenliği için Suriye ve İran’a yönelik müdahaleci politikalar ile Latin Amerika’da denetleyemediği ülkelere karşı - ekonomik müdahaleci operasyon stratejisi yaklaşımı, 2002’deki küresel şirketlerin taleplerini yerine getirme çizgisinden farklıdır.
Şirketleşen devletlerin her şeyini denetleme, kendisine uygun işbirlikçi yönetimleri belirleme ve sömürü çarkına ortak olma hesapları ile ultra emperyalist bir politik merkez olma stratejik hedefidir.
Yarın: 1 Mart 2003 Tezkeresi/ 3
Otoriter Rejimlerin İktidar Güvencesi: Savaş ve Saldırganlık
(Mİ)

