Sen kuyudasın o nedenle her şeyi takip edememiş olabilirsin.
Özet geçiyorum.
Çünkü bugün büyük ihtimal serbest kalacaksın.
Tarihe FON SOYGUNU olarak geçecek büyük ihtimal. Ya da Asrın Soygunu.
Döne döne, tur bindirerek soymuşlar insanları.
Yüzbinlerce mağdur var deniyor. Yüzbinlerce.
Az çok birikimi olan, dişinden tırnağından arttırıp biriktirenlerin parası buhar oldu. Bir günde uçtu milyonlar.
İnsanlar borsaya değil devlete, kurumlarına güvenmiş. Parasını yatırmış. Kime güvensin kardeşim kime.
Utanma duygusu çoktan terk etti gitti bu toprakları biliyorsun.
Seçmenleri, yol arkadaşlarını, aklını, fikrini, geçmişini bir makam için pazara çarşıya düşürenlerin sayısı çok arttı. Virüs gibi yayıldı.
Satıyorlar ve hiçbir şey olmamış gibi insan içine çıkabiliyorlar.
Bu kısmı dayanılır gibi değil.
Bu ülke için değer yaratmış, emek vermiş, prim ödemiş, yıllar, on yıllar çalışmış, Emekli olmuş insanlara üç otuz maaş verip, ekonomik dengeler, makro mikro hesaplar, rakamlar, bir çuval hikaye mazeret anlatıp geçinin, şükredin deniyor.
Kendilerine sıra gelince nasıl da bol kepçeler.
İzlemişsindir.
25 Eylül'de 60 yerleşim yerinde Emeklilerin "Seyyanen Zam " talebiyle için basın açıklamaları yapıldı.
Ankara'daki eylemde emekli bir polis memuru şöyle dedi.
" Para için değil ONURUMUZ için"
Emekliler canlarına kıyıyor artık.
Durum o derece vahim... Dramatik.
Sevgili Deniz sen içerdeyken sosyal medya mecralarında level atladık.
Tahminde bulunan, ironi yapan, biraz habere, twite heyecan katmak isteyenler muhalif ise anında evinden alınıyor.
Senin ŞAKAdan dolayı tutuklanman gibi.
Şöyle yazdı bir gazeteci mesela.
" Bir bakan Cuma günü istifa edecek"
Hoop içeri attılar gazeteciyi.
Cuma günü görevdeki değilse eski bir bakan AFFINI istedi. İroninin dibi.
Twitter hesapları birer ikişer kapanıyor.
Bizim iflah olmaz bağımsız sendikacı Başaran'ın 24 saatte üç hesabı arka arkaya kapandı mesela.
Bu aç kapa işine çare arıyoruz bir iki gündür.
Başka bir mecraya geçelim fikri var ancak henüz kollektif bir karar yok.
Tek tek bluesky hesapları açılıyor.
Oysa kavimler göçü gibi ayrılıp gitsek bu diyardan. Daha etkili olmaz mı?
Çıkınca yeni dertlerinden biri de bu olacak haberin olsun.

Biliyorsun Silivri soğuk.
Ve,
Henüz kuyu tiplerine ilişkin hava durumu bilgisi yok. Belki de sana kalacak kuyu tipi hapishanesi iklimlendirme bilgisi.
" Kuyu tipi buz gibi "
İlk önerimi yazmış olayım şimdiden.
Neyse,
Çok uzatmayayım.
Sevgili Deniz.
Ayrılığa dair Nazım'ın çok güzel şiirini paylaşarak mektubuma son veriyorum.
“Hoş geldin.
Kesilmiş bir dal gibi
Omuz başımızdaydı boşluğun.
Hoş geldin
Ayrılık uzun sürdü
Özledik
Gözledik.
Hoş geldin.
Yerin hazır.
Hoş geldin.
Dinleyip diyecek çok.
Fakat uzun söze vaktimiz yok.
Yürüyelim..”
(RU/Mİ)







