Avrupa’nın en geniş kapsamlı beynelmilel belgesel organizasyonlarından TIDF (Thessaloniki International Documentary Festival) bu sene 5 Mart tarihinde yapılacak açılışla sinema severleri tekrar ihya edecek.
Festivalin ilk gecesi muhteşem Olympion sinema salonunda gösterilecek E. Jean’e Sor (Ask E. Jean) adlı belgesel Donald Trump’a kafa tutmuş olan gazeteci ve yazar Elizabeth Jean Carroll’a odaklanıyor.
Ivy Meeropol’ın imzasını taşıyan 2025 ABD yapımı 91 dakikalık belgeselde kahramanımızın açtığı davada ABD devlet başkanının cinsel saldırı ve hakaretten iki kere suçlu bulunmasına yol açtığını görüyoruz.
Erkek egemen basın piyasasında adı “Yeni Gazetecilik” trendiyle özdeşleşen E.Jean, Esquire ve Playboy gibi dergilerde başarıya ulaşmış nevi şahsına münhasır bir şahsiyet.
Kendisine yönelik cinsel saldırının teferruatlarını kitaplarında paylaşmaktan çekinmemiş olan E.Jean hakkındaki belgeselin yönetmeni Meeropol, Selanik’teki açılışta seyirciyle bizzat buluşacak.
Festivalin kapanışında ise uzun zamandır festivallere ve ödüllere doymayan Bay Hiç Kimse Putin’e Karşı (Mr. Nobody Against Putin) adlı belgesel gösterilecek.

Militarizasyon nereye kadar?
Vladimir Putin rejiminin pespayeliğini layıkıyla belgeleyen David Borenstein ile Pavel “Pasha” Talankin imzalı film, küçücük çocukların eğitimle militarize edilme çabalarına ve kahraman öğretmenlerine odaklanıyor. İbretlik belgesel geçenlerde BAFTA ödülüne layık görüldüğü gibi yakında dağıtılacak Akademi Ödülleri adaylarından da biri.
28. Selanik Uluslararası Belgesel Festivali’nin fragmanı Steve Krikris’in imzasını taşıyor. 35 yıllık bir sinema tecrübesine sahip Krikris, festivalin tanıtım klibinde etkinliğin bu seneki odağı “arşiv görüntüleri”ni merceğine alıyor.
Sinema şahsiyetleri

Yunanistan derin devleti tarafından 1963’te Selanik’te katledilmiş solcu siyasetçi Ghrighoris Lambrakis hakkındaki Z sinema tarihinde hürmetle anılan filmlerden biri. Filmin yönetmeni, Yunanistan’ın en mühim yönetmenlerinden Costa Gavras filmin gösterimi dışında Selanik’teki festivalin muhtelif faaliyetlerinde hazır bulunacak.
Festivale katılacak sanatçılardan bir diğer sinema şahsiyeti, gezegen çapında meşhur aktris Juliette Binoche. İlk defa yönetmen koltuğuna oturarak gerçekleştirdiği In-I In Motion adlı belgesel, muhteşem oyuncunun dans tecrübesine odaklanıyor. Selanik’te birlikte ağırlanacağı dansçı ve koreograf Akram Khan’la Binoche’un belgesele konu olan karşılaşması muhakkak ki seyirciyi büyüleyecek; oyuncunun kendini bilen, dürüst ve samimi hâli bir kez daha gönlümüzde taht kuracak.
Festivalin bu sene Altın İskender Onur Ödülü vereceği şahsiyetlerden biri festivalin uluslararası jürisinde de yer alan prodüktör Yorghos Papalios. Yunanistan sinemasının yeniden doğuşuyla özdeşleştirilen Papalios hakkındaki, Yannis Karapiperidhis imzalı Running on Waves belgeseli de etkinliğin programında yer alıyor.
28. Selanik Uluslararası Belgesel Festivali’nde altı filmiyle onurlandırılacak ABD’li multimedya sanatçısı Bill Morrison da Selanik’te seyirciyle buluşacak sinemacılardan. Morrison bir masterclass verecek, ayrıca Altın İskender Onur Ödülü’nü de alacak.
Festivalin misafirleri arasında Yunanistan’ın nevi şahsına münhasır şahsiyetlerinden Vouvoula Skoura da olacak. Çok katmanlı evrenini yansıtmış olduğu 20 eseri Selanik’te seyirciyle buluşurken Skoura da Altın İskender Onur Ödülü’nü evine götürecek.
Selanik’te bulunacak bir diğer meşhur sanatçı Desmond Child. Festival’de gösterilecek, ABD’li besteci ve prodüktör hakkındaki Desmond Child Rocks the Parthenon adlı belgeselin yönetmeni Heather Winters dışında, filmin prodüktörü Phoebus da Selanik’te ağırlanacak.
İmroz ve Kıbrıs
Selanik’te festivalin muhtelif yarışmalı ve yarışmasız bölümlerinde seyirciyle buluşacak 57 adet Yunanistan yapımı belgesel film, etkinliği bir kez daha komşunun belgesel vitrini hâline getirecek.

Lozan Antlaşması’ndan bir asırdan fazla süre geçmiş olmasına rağmen bazı problemlerin halen çözülemediğini görüyoruz. Hem Türkiye, hem de Yunanistan’ın altına imza attıkları antlaşmaya uymamış olmaları İmroz (Gökçeada) gibi coğrafyaların kangrene dönüşmesine yol açtı.
Mahvedilmiş köyler, allak bullak olmuş hayatlar, adanın kadim halkı Rumlar’ın neredeyse tamamıyla silinmiş gelenek ve adetleri adanın karanlık mazisine işlenmiş vaziyette.
SÜRGÜN(LER), Bir Adadan Hikâyeler (EXILE(S), Tales From an Island) adlı belgesel Yorghos İliopoulos imzasını taşıyor ve bilhassa adaya sonradan göç etmiş ve ettirilmiş insanlara odaklanıyor. Devletin haksız yaptırımlarına rağmen İmroz’da muhtelif kökenli insanların beraber yaşaması, hayalete dönmüş köylerde bile mümkün görünüyor; ama neden ve ne zamana kadar?
Türkiye ile Yunanistan’ın ortak problemlerinden Kıbrıs’ı mevzu edinen Dalgalar Durmayacak (Wawes Won’t Stop) adlı belgeselin yönetmeni İoannis Papaloizou. Filmin anlatıcısı deneysel belgeselde Kıbrıs’ta geçen çocukluğunun hatıralarını paylaşıyor ve ayrılıkla tanımlanan arkadaşlıklara odaklanıyor. Belgesel için “Uzun bir avdet yolculuğu hakkında samimi bir bakış” ifadesi kullanılmış. Hafıza, ait olma ve memleketin çekim gücü hakkında şiirsel bir meditasyonla karşı karşıya olduğumuz da festivalin tanıtım sayfalarında belirtilmiş.

Yönetmen hanesinde Yeşim Ustaoğlu ile Jasmin Selen Heinz adlarını gördüğümüz Kuru Taşın Başı (On the Dry Rock) adlı belgesel de muhakkak ki dikkat çekici. Ustaoğlu’nun prodüktörlüğünü de üstlendiği film Türkiye’de bir barajın bir vadiyi sular altında bırakışına odaklanıyor. Vadi sakinlerinin yaşadıkları coğrafya altüst oluyor, hayatları mahvoluyor. Bir dağ köyünün ahalisi beton bir dünyaya adeta mahkûm ediliyor. Lakin, görsel açıdan büyüleyici olduğu söylenen belgeselde tüm yıkıma rağmen tekrar doğuşun ümidi yeşermekte gecikmiyor.
Selanik’ten haberler akmaya devam edecek…

Pek yakında, Selanik’te…
(MT/TY)






