Şeffaflıktan tehdide: Göztepe Organik Pazarı tasfiye mi ediliyor?
Gıda tedarik zincirinin aracısız biçimlerinden biri olan pazarlar sadece ürün alışverişinin yapıldığı bir yer değil aynı zamanda tarihi, sosyal bağları olan gündelik hayatın neşesinin de örgütlendiği alanlar.
Temiz, sağlıklı gıdanın üretimi, dağıtımı ve nihai kullanıcıya ulaşımında önemli bir yere sahip pazarlar. İstanbul’un çeşitli semtlerinde uzun geçmişleri olan semt pazarlarının yanı sıra Feriköy, Pendik, Göztepe gibi organik pazarlarda var.
Bu pazarlar bulundukları mahallelerin önemli gıda tedarik alanları ve aynı zamanda İstanbul gibi kendi gıdasını üretemeyen, tarım havzaları azalan mega bir kent için bulması zor olan temiz gıdaya ulaşmamızı sağlıyorlar.
Özellikle Göztepe organik pazarı Göztepe Özgürlük Parkı’yla bütünleşmiş yapısıyla ve 18 yıla yakın tarihiyle pek çok kesimden müdavimi olan pazarlardan biri. Ancak Haziran ayının sonlarına doğru 1 Temmuz 2026 tarihi itibariyle pazarın yerinin değişeceğine dair söylentiler geldi.
Uzun süredir pazarın müdavimlerinden biri olarak pazarın yerinin değişeceğine pek ihtimal vermedim doğrusu. Fakat o sıralar tam olarak nereye taşınacağına dair de net bir bilgi yoktu. Kimisi semt pazarının kurulduğu alanı işaret ediyor, kimisi Hasanpaşa taraflarında bir yerde açılacağını söylüyordu.
Konuyla ilgili endişe duyan ve uzun süredir organik pazardan ürün alan biri olarak önce Belediye’den pazarın neden taşındığına ve nereye taşınacağına dair bilgi istedim. Kadıköy Belediyesi zabıtası tarafından yazılan cevapta “yoğun şikayet” nedeniyle pazarın yerinin taşınmasına karar verildiği ve “pazarın parkın hemen yanında ki Kültür Sokak içine alınacağı” yazıyordu.
Resmi olarak bu taşınma işi doğrulanınca ister istemez aklıma daha çok soru geldi. Şikayet edenler bu semtte mi ikamet ediyordu? Kaç kişiydiler?
Aynı şekilde pazar taşınmasın diyenler var mıydı? Varsa kaç kişiydiler? Yıllardır kurulan bir pazarı kim, niye şikayet ederdi? Mesele kirlilik ise taşındığı yerde de aynı kirlilik olmayacak mıydı? Mesele gürültü ise organik pazar esnafında öyle gürültü çıkacak bir çığırtkanlık yoktu ki… Yoksa Belediye’nin parkla ilgili başka bir tasavvuru mu vardı?
Tüm bu soruları bu kez yeniden Belediye’ye ilettim ve cevap bekledim. Sorularımın işleme alındığına dair bilgi dışında hiç bir yanıt gelmedi. Esasen bir pazar yerinin değiştirilmesi konusunda halk forumu yapılması gerektiğini düşünüyorum.
Şeffaf bir forumla herkes varsa sıkıntısını, derdini anlatabilir, kolektif akılla bir çözüm bulunabilirdi muhtemelen. Ama böyle olmadı, bir oldu bitti ile pazar yeri verilen tarihte hızla değiştirildi. Pek çok insan o gün pazar hiç açılmadı sandı çünkü bazen Belediye kararı ile bayramlara denk gelen zamanlarda pazar açılmaya biliyordu.
Yine öyle bir gün sanıp park girişindeki güvenliğe sorulduğunda da bilgi alınamadı. Güvenlikte asıl olarak pazarın niye açılmadığını bilmiyordu herhalde.
Alelacele taşınılan bu yerin altyapısı olmadığı için üreticilerde zor durumda kaldı. Yol kenarı olması sebebiyle egzos dumanı gelen, doğrudan güneşe maruz kalan ürünler kısmen zayii oldu.
Endüstriyel tarımın alabildiğine yaygınlaştığı coğrafyamızda temiz tarım yapmak oldukça zorken, bir de üzerine ürünü halkla buluşturmanın zorluğu eklendi.
Pazarlar halkın aracısız gıdaya ulaştığı, ürünle ve ürünün üretim süreçleriyle ilgili üreticiyle doğrudan konuşabildiğimiz kamusal alanlar. Hele de bu kadar uzun yıllardır hizmet veren ve neredeyse ikinci kuşakların yürüttüğü bu pazarın bu hale getirilmesinin sebebi nedir gerçekten?
Pazar yerinin ani bir kararla değişmesinin ardındaki saikleri bilmiyoruz. Ancak park içinde de devam eden inşai süreçler var.
Önce park içinde uzun yıllar hizmet veren kafe kapatıldı yerine Kalkedon açılacak denildi. Parkı kullanmaya kalktığınızda sürekli dolaşmak durumunda kalıyorsunuz çünkü inşaat nedeniyle her yerden rahatça geçemiyorsunuz.
Ne zaman biteceği ise belli değil. Her geçen gün katmerlenerek artan betonlaşmanın olumsuz etkilerini yaşıyorken, akşamları huzurla içinden geçtiğimiz, arkadaşlarımızla, dostlarımızla vakit geçirdiğimiz, rahatça gezebildiğimiz parkımızda kısmi olarak kapalı. Ve ayrıca park içindeki pazardanda olmak son derece kötü bizim için.
Pazar yerinin değiştirilmesine karşı bir arkadaşımız imza kampanyası başlattı. Pazar esnafı ve pazardan yararlanan halktan imza toplandı.
Pazar yerinin taşınması ile ilgili halktan yorumlar alındı. Bireysel bir çabayla her Çarşamba pazarda fiziki olarak toplanan imzalarla Belediyenin bu yanlış uygulamadan vazgeçmesini umuyoruz. Halkçı bir belediyecilik anlayışı bu olmasa gerek…
26 Ağustos tarihinde ise pazarla ilgili bambaşka bir olay yaşandı. Pazartesi ve Cuma günleri aynı yerde kurulan semt pazarında tezgah açan bir grup pazar esnafı sabaha karşı saat 04:00’de pazara gelerek üreticileri tehdit etmiş.
Kendi pazarlarındaki satışların düştüğünü söyleyen semt pazarı esnafına karşı, organik pazar üreticileri ne diyeceğini bilememiş.
Her pazarın ürünü de müşterisi de ayrı çünkü. Bir ara polis gelip gitmiş. Ancak tehditkar pazar esnafı haftaya 150 kişi ile birlikte geleceklerini ve bu pazarı açtırmayacaklarını söylemekte beis görmemiş. Üreticiler geçimlik ücretlerini kazanmaya çalışırken yaşadıkları sorunlar katmerlenerek artıyor.
Peki şimdi ne olacak? Üreticilerin can güvenliğini kim sağlayacak?
Onları o saatte kim koruyacak? Haftaya Çarşamba büyük bir şiddet dalgası mı göreceğiz yoksa Belediye eliyle yaratılan bu sorun ciddiyetle ele alınıp çözülecek mi? Yoksa bu süreç organik pazarın komple tasfiyesine doğru mu evrilecek? Bilmiyoruz…
Tek bildiğimiz organik pazar üreticilerinin acil çözüm beklediği.
(SE/EMK)
Tarımda dayanışma teknolojileri halkın gıda egemenliğinin bir parçası olmalı
Filistin Direniş Ekonomisi yayımlandı: Toprakla kurulan direnişin hikâyesi
Hatice Onaran serbest bırakılsın!
SELMA EROĞLU YAZDI
Entelektüel Emek ve Piyasa Ekonomisi
SELMA EROĞLU YAZDI
Zenginler Kabinesi ve Ezilenlerin Mücadele Pratikleri