Şairin zamandan azade öyküleri
"Kendi dilinde bağdaş kurmayan
Harami saltanatına eşkıya olmayan
Zamanın yüzüne ayna tutmayan
Sözün ve ömrün hükmü yoktu"
Şair hem de iyi şair Vecdi Erbay şairce edebi suskunluğunu bu kez öykülerle “Sol Elin Hatırası”* adıyla okuruna bağışladı. Ama içinde yukarıda alıntıladığım dizeler de var. Aslında dize formatında olmayan metinler de zaten şiirsel bir tat ile yazılmış öyle de okunuyor.
Biri kitaba da adını veren yedi öyküden oluşuyor Sol Elin Hatırası. Her öykü bir şairden iki dize ile başlıyor. Arjen Ari, Adnan Satıcı, Öztürk Uğraş, Mehmet Çetin, Fadıl Öztürk, Emirali Yağan ve Didem Madak; yedisi de öte yakaya göçüp gitmiş ama ardlarında sağlam dizeler bırakmış şairler. Sanki şair dostlarına veda mesajı gibi…
İnsanın akli melekelerinin ideolojilerin bombardımanı ve baskıcı tahakkümü altında hayli zor zamanları bitmeyecekmiş gibi yaşadığı bir vakitte, birdenbire tuhaf hale evrildiğimiz zamana düştüğümüzü itiraf etmeli sanki!
Kendi coğrafyasında “muktedir” iken savrulduğu coğrafyada “yoksullaşan akıl” demeli belki bu duruma. Yenik, mahcup ve çaresizlik halleri…
Ama o yalnız ve yabancılık hallerinin pek de uzun sürmediği, acının insanları “akraba” yaptığı bir yeni durum…
Ve sonra yeni yerleşilen yaban ellerde; eskiden “çok güzel konuşan”ın artık “hep susan” bir hâle dönüşmesinin insanı insanlığından utandıran tuhaflığı…
İki dilde konuşurken, bir süre sonra iki dilde de “kekemelik” hallerinin yaralayıcı durumu.
Biri ile konuşurken “tedirgin gevezelik” misali! Diğerinde ise yerinde ve kararında “saygılı suskunluk”.
Doğrusu Vecdi Erbay Sol Elin Hatırası’nda geçtiğimiz bin yılın son yüzyılından yeni bin yıla devir bir “çözümsüzlük” hâline geçmişten ayna tutarak bugüne bak diyor öyküleriyle.
Okuyun, seversiniz bir miktar hüzünlenerek…
Kitabın yayınevi sayfası için tıklayın
(ŞD/HA)