Önümüzdeki ay yapılacak olan 28. Selanik Belgesel Festivali hakkındaki ilk basın bildirisinde belirtildiği üzere, Aleksandros Psihulis beynelmilel organizasyonun posterlerini tasarlayan ödüllü bir sanatçı. Ege Denizi’nin kuzeyindeki liman kenti Selanik’in sembollerinden biri hâline gelmiş olan devasa vinci posterin başrolüne taşıyan Volos’lu sanatçı, çocukluğunda seyretmeye alıştığı liman vinçlerine saygı duruşunda bulunuyor; gemilere yüklenmiş olan malları havaya kaldırıp görünür hâle getirdikleri anları festivalin belgeselleri seyircinin dikkatine sundukları anlara benzetiyor.
Psihulis’in eserleri Atina’daki Millî Çağdaş Sanat Müzesi, Yunanistan Millî Galerisi, Tate, Guggenheim Müzesi, Chicago Çağdaş Sanat Müzesi ve daha birçok kurumun koleksiyonunda yer alıyor.
Yunanistan belgesel üretiminin başlıca vitrini vasfını muhafaza eden festivalin FIPRESCI jürisinde bu sene Almanya’dan Stefanie S.Diekman, Türkiye’den Ruggero Calich ve Yunanistan’dan Stefanos Dalasis yer alıyor. Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu (FIPRESCI) jürisi festivalin üç ayrı beynelmilel yarışmasında bulunan Yunanistan yapımı belgesellerden birini ödüllendireceği gibi etkinliğin ana Uluslararası Yarışmasında yer alan bir filme de ödül verecek.
Meşhur şahsiyetler

Her zamanki gibi geniş spektrumlu bir belgesel skalasına sahip olan organizasyonda meşhur şahsiyetlere odaklanan belgesellerin büyük alakayla karşılanacağına şüphe yok.
Geçen sene vefat etmiş olan ikonik Marianne Faithfull hakkındaki Broken English filmi, Tilda Swinton’ın rehberliğinde bizi sinematik bir hafıza ritüeline dahil ediyor. Iain Forsyth ve Jane Pollard imzalı sinema eseri, samimi olduğu kadar hayalî sınırları da zorlayan diliyle sıradan bir biyografi olmaktan öteye geçerek sevilen ikonun gizemli, karmaşık, yaratıcı ve muhakkak ki unutulmaz varlığını hepimizi büyüleyerek hatırlatacak.

Büyük tiyatro yönetmeni Robert Wilson da geçen sene vefat etmiş dünya çapındaki sanatçılardandı.
Robert Wilson and the Civil Wars adlı belgesel 1984 Olimpiyatları için Wilson’ın hazırlamakta olduğu, lakin sahneye koyulamayan 12 saatlik epik operanın yapım aşamasına odaklanıyor. Dinamiği belgelemeye girişmiş Howard Brookner’in yeğeni Aaron Brookner, 2012 Sandy kasırgasında zarar görmüş görüntüleri 12 yıllık bir restorayon sürecinden geçirerek Wilson’ın dehasını layıkıyla aktarıyor.
ABD, iktidarın zoruyla yeni bir iç savaşa sürüklenmeye çalışılırken Wilson’ın kapsayıcı mirası kayda alınmayacak gibi değil! Grenli görüntülerin gözleri okşayan nostaljik şefkati de cabası…

Aaron’ın gene Howard Brookner arşivinden yola çıkarak Rodrigo Areias’la işbirliği hâlinde karşımıza çıkardığı Nova ’78 adlı belgesel ise bizi romancı William S.Borooughs’un kendine has evrenine sürüklüyor. New York East Village’da 1978’de tertip edilmiş olan Nova Kongre’sinde gizemli yazarı onurlandırmak üzere biraraya gelmiş kültür dünyasının şahsiyetlerinden Patti Smith, Frank Zappa, Philip Glass ve Allen Ginsberg en başta olmak üzere dönemin ruhunu tenimizde hissettirenler muhakkak ki kayda değer. Üç gün boyunca sanatın kalbi Nova’da atarken kültür, siyaset ve toplumsal hakikatler resmigeçit hâlinde karşımıza çıkıyor, çağımız parametrelerinin temelleri adeta gözümüzün önünde şekilleniyor.

Bir diğer döneme damgasını vurmuş Trainspotting romanının yazarı Irvine Welsh hakkındaki Reality is not Enough da Selanik Belgesel Festivali’nin yörüngesinde. Sinemaya da sansasyonel biçimde uyarlanmış eserin yazarı günümüzde bile deneylerden kaçınmayan radikal bir ses olmayı sürdürüyor. Bilincin sınırlarını sorgulamaya girişmiş son kitabınının Kanada’daki tanıtım turnesinde DMT almayı ihmal etmemesi göstergelerden biri sayılmaz mı? Paul Eng Kim Sng imzalı film bizi bile yazarın “kafası”na sokmayı başararak gayet saykodelik ve kaleydoskopik bir yolculuğa çıkarıyor. 40 yıldan uzun bir dönem kapsamında Büyük Britanya toplumunun da adeta röntgeni çekilirken zaptedilmesi zor yazara gereğince nüfuz ediyoruz.

Nüfuz etmekte zorlandığım, festivaldeki biyografik belgesellerden, bir zamanların Hollwood yıldızı Kim Novak hakkında olanı ise daha geleneksel bir dile sahip. ABD kurumsal sinemasının gizemli aktristi ününün zirvesindeyken esas mesleğini bırakmış ve adeta kabuğuna çekilmişti. Yönetmen ve senaryo yazarı hanelerinde adını gördüğümüz Alexandre O.Philippe Kim Novak’s Vertigo filmiyle yıldızı sarmalayan gizemi çözmeye soyunuyor.
Alfred Hitchcock’un belgesele adını veren eseri Novak’ın kariyerini tanımlayan zirve olmayı sürdürürken oyunculuk ve hakikat arasındaki muvazeneyi sağlamanın meşakkati bir kez daha yüzümüze çarpılıyor.
Selanik Uluslararası Belgesel Festivalinde buluşma temennisiyle…
(MT/HA)







