Kapitalizm aşılması gereken tarihsel bir sistem olarak ele alınmalıdır. Düşünsel olarak eleştirilebilen, ancak fiilen dokunulamayan bir yapı olarak kabul edilmemelidir. Onun için kapitalizm yalnızca söylemsel düzeyde reddedilmemeli, bu reddiye iktidarı hedefleyen siyasal kopuşa dönüşmeyi de hedeflemelidir. Özetle, kapitalizm eleştirisi beraberinde pratik bir karşılık da üretmelidir. Sağlık alanı da diğer sosyal politika alanları gibi hem eleştiri hem siyasal kopuş için zengin olanaklara sahiptir. Sağlık alanında da kapitalizmi aşmayı değil de onu daha adil ya da katlanılabilir kılmayı amaçlayan öneriler, çözümler “pür siyasal alan”dakiler gibi tehlikelidir. Bu haftaki yazıyı böylesi bir hedefle özel hastanelerin “acele kamulaştırma” kapsamına alınması talebinin kamuoyuna yönelik gerekçesinin kaleme alındığı bir metin olarak okumanızı diliyorum.
Sağlık alanından sınıfa karşı saldırı
AKP’nin her şeyi ile kendine ait olduğunu iddia ettiği ve Dünya Bankası’nın da ödül verdiği Sağlıkta Dönüşüm Programı (SDP), uygulamalarıyla sağlık sistemi son yıllarda hem sağlık emekçilerini hem de yurttaşı canından bezdiren hatta hastalandıran bir hale geldi. Yaşı uygun olanlar için başladığından önceki günleri mumla aratır oldu. Ancak lütfen yanlış anlaşılmasın, sistemin bugün geldiği durum AKP hükümetlerinin uygulamada yaptıkları herhangi bir hatadan kaynaklanmıyor. Yaşananlar aksine SDP’nin doğasından, başlangıcından itibaren var olan hedeflerinden kaynaklanıyor. TTB, henüz AKP kurulmadan da önce doksanlı yıllardaki adıyla “sağlıkta reform” uygulamalarının ve AKP sonrasındaki adıyla SDP’nin “sağlık hizmetlerini herkesin para ödemek zorunda kalacağı, hastalıkların önlenmesini ve korunmayı öncelemek yerine hastalıkların tedavisini önceleyeceği, özel hastanelerin sistemin ana aktörleri haline getirilip, şirketlerin-patronların ilaç ve tıbbi teknolojiden sonra tedavi edici sağlık hizmetlerinden de para kazanmalarının önünü açacağı ve bu durumun maliyeti artıracağı, hizmete ulaşmanın ve içinde bir emekçi olmanın zaman içinde zorlaşacağı bir sağlık sistemini ortaya çıkartacağını bilimsel kanıtlarıyla da göstermişti. Maalesef, neredeyse 35-30 yıl önce yapılan bu saptamalar doğru çıktı. Sağlık sisteminde çürüme ve çöküş eş zamanlı olarak yaşanıyor. Yurttaşı ve sağlık emekçilerini her geçen gün artan ölçüde mağdur ediyor. Sistem, sağlık emekçileriyle yurttaşı karşı karşıya getiriyor. Hizmete ulaşılamıyor, ulaşabilenler memnun kalmıyor, sorunları çözülmüyor, sağlık emekçileri canından bezmiş durumda. Sağlık emekçilerine yönelik şiddet, sağlık emekçileri arasında intihar, tarihinin en yüksek aşamasına geldi.
Bir Dünya Bankası projesi: Sağlıkta Dönüşüm Programı
ABD kapitalizminin hegemonyasındaki bir mali kuruluş olan Dünya Bankası’nın ödül verdiği bir sağlık sistemi ile onun sahibi hükümetten toplum için yararlı ne beklenebilir ki? AKP’li yetkililer en başından beri SDP’nin bir Dünya Bankası projesi olduğunu reddetseler de ilk günden itibariyle eldeki bilgi ve belgeler de basına yansıyanlar da onları “yalanlıyor”. Neredeyse 16 yıl önce, Ekim 2010 tarihinde dönemin Dünya Bankası Sağlık ve Sosyal Sigorta Programı Ekip Lideri Rekha Menon, o tarihteki Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Emin Zararsız'a 'Sağlıkta Dönüşüm Projesi Ödülü' verdi.
O günlerin gazetelerinde fotoğraflarıyla birlikte yer verilen habere göre; Menon, makamında ziyaret ettiği Zararsız’a ödülü verirken, “Türkiye'de Genel Sağlık Sigortası ve sağlık koşullarının geliştirilmesi alanlarında yürütülen projenin, Dünya Bankası'nın programında öncelikli olarak yer aldığını ve projeyle önemli sonuçlar elde edildiğini” söyledi. "SGK, Sağlıkta Dönüşüm Projesi'nin çok önemli bir ayağı. Türkiye'nin son 10 yılda sağlıkta geldiği nokta, birçok ülkede karşılaştığımız boyutta değil, takdirle karşılıyoruz" diye konuştu. Böylesi açık bir ifadenin diğer belgelere olan gereksinimi ortadan kaldırdığını kabul etmemizde herhangi bir sakınca olmasa gerek.
SGK hangi işe yaradı?
Mayıs 2006 tarihinde, 5502 sayılı Yasa ile kurulan SGK, öncesindeki “Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK)”, “Emekli Sandığı (ES)” ve “Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu (Bağ-Kur)”nun birleştirilmesiyle kuruldu. Bir kamu sigorta kurumu olarak yapılandırılan SGK’ye temel işlev olarak da hak sahiplerine sigorta kollarına yönelik hizmetlerin sağlanması ve satın alınmasına yönelik parasal ve idari işleri yönetmek görevi verildi. Aynı tarihlerde kabul edilip, bazı maddeleri ilk olarak Eylül 2008 tarihinden, tamamıysa 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren uygulamaya giren 5510 sayılı “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası” ile öncelikle finansman ve hizmet sunumu başlıklarında yapılan düzenlemelerle “yeni” bir sağlık sisteminin kurulmasının hukuksal zemini oluşturuldu. Buna göre, SGK bazı istisnalar dışında herkesten sağlık sigortası primi alacak, topladığı primlerle hak sahipleri için eczanelerden reçetelenmiş ilaçları, Sağlık Bakanlığı, devlet üniversitesi ve özel hastanelerden de tedavi edici sağlık hizmeti satın alacaktı. Bu yasa ile Türkiye’de özel hastaneler kamu sağlık finansman modeline ilk defa doğrudan dahil edilmiş oldu.
Özel hastanelere başvuru ve SGK’den aldıkları ödemeler
Uygulamadaki mevzuata göre, genel sağlık sigortası kapsamında olan herkes düzenli prim ödemesinin yanında, “ilave ücret” ödemesini de gerçekleştirdiğinde özel hastanelerden de hizmet almak için başvuruda bulunabiliyor. Türkiye’de genel sağlık sigortası kapsamında olup hastaneye yapılan başvurulardan 2010 yılında yüzde 26’sı, 2012 yılında yüzde 23’ü, 2016 ve 2020 yılında yüzde 17’si, 2024 yılında yüzde 10’u ve 2025 yılının ilk 10 ayında da yüzde 9’u özel hastanelere olmuştur. Aynı yıllar için bu başvurular karşılığında sunulan tedavi edici sağlık hizmeti bedeli olarak SGK’nin tüm hastanelere yaptığı toplam ödemenin 2010 yılında yüzde 28’ini, 2012 yılında yüzde 24’ünü, 2016 yılında yüzde 21’ini, 2020 yılında yüzde 23’ünü, 2024 yılında yüzde 15’ini ve 2025 yılının ilk 10 ayında da yüzde 14’ünü özel hastanelere gerçekleştirmiştir. Her iki grup veriye birlikte bakıldığında, yıllar içinde hem özel hastanelere başvuru hem de SGK tarafından özel hastanelere yapılan ödeme oranında genel olarak bir azalma gerçekleştiği izleniyor. Ancak, dikkatli bakıldığında başvuru oranındaki azalmayla ödeme oranındaki azalma paralellik taşımıyor. Özel hastanelere başvuru oranındaki azalmanın SGK’nin özel hastanelere yaptığı ödeme oranındaki azalmadan daha fazla olduğu görülüyor. Durum böyle olunca, her bir başvuru karşılığında özel hastanelerin SGK’den aldığı hizmet bedeli oranının bir önceki yıla göre artmış olduğunu, satın alınan hizmetin SGK’ye maliyetinin pahalandığını izliyoruz. Öyle ki bu durumu her yıl için özel hastanelere başvuru oranıyla SGK’nin özel hastanelere yaptığı ödeme oranı arasındaki farklılığı hesaplayarak görmemiz mümkün. Buna göre, yapılan hesaplama sonucunda söz konusu farkın 2010 yılında yüzde 6, 2012 yılında yüzde 5, 2016 yılında yüzde 23, 2020 yılında yüzde 29, 2024 yılında yüzde 52 ve 2025 yılının ilk 10 ayında da yüzde 61 olduğu ortaya çıkıyor. Elde ettiğimiz bilgiler, yıllar içinde özel hastanelere başvuruların azaldığını ancak SGK’nin özel hastanelerden hizmeti her yıl bir önceki yıla göre daha pahalı olarak satın aldığını gösteriyor.
Özel hastanelere fahiş ödemeler
SGK’nin hastanelerden tedavi edici sağlık hizmeti satın alımındaki özel hastanelere yönelik söz konusu fahiş durumu herkes için net olarak görünür kılabilmek için karşılaştırmayı daha da ayrıntılı yapmak mümkün. Bunun için hastaneler bazındaki ödemeler, her bir başvuru başına ortalama maliyet yönünden incelenebilir. Bunlardan ilki özel hastanelere her bir başvuru için yapılan ortalama ödeme bedelinin, özel hastanelerin muadili kabul edilen Sağlık Bakanlığı ikinci basamak hastanelerine yapılan ödemelerle karşılaştırılmasıdır. Bu karşılaştırma yapıldığında, özel hastanelere her bir başvurunun SGK’ye maliyeti Sağlık Bakanlığı ikinci basamak hastanelerine yapılan her bir başvurunun maliyetinden 2010 yılında yüzde 64, 2012 yılında yüzde 56, 2016 yılında yüzde 95, 2020 yılında yüzde 153, 2024 yılında yüzde 199 ve 2025 yılının ilk 10 ayında da yüzde 201 oranında daha fazla olduğu görülmektedir.
Benzer karşılaştırmayı SGK’nin tüm hastanelere-hizmet sunucu türlerine (devlet üniversitesi, özel, Sağlık Bakanlığı ikinci basamak ve Sağlık Bakanlığı) yaptığı toplam ödemenin her bir başvuru için ortalama bedeliyle özel hastanelere yapılan her bir başvuru için yaptığı ortalama ödeme bedelini karşılaştırarak da gerçekleştirmek mümkün. Tahmin edileceği gibi, fark bir öncekine göre azalmış olsa da özel hastanelere başvurunun SGK’ye maliyeti bütün hizmet sunucu türlerine başvuru başına yapılan ortalama ödemeden de daha fazla olduğu görünür hale gelmiştir. SGK’nin özel hastanelere yaptığı başvuru başına ortalama ödemenin bütün hastane-hizmet sunucu türlerine yaptığı toplam ödemenin başvuru başına ortalama maliyetinden; 2010 yılında yüzde 7, 2012 yılında yüzde 5, 2016 yılında yüzde 23, 2020 yılında yüzde 29, 2024 yılında yüzde 59 ve 2025 yılının ilk 10 ayında yüzde 61 oranında daha fazladır.
Acil kamulaştırma ve genel bütçeden finansman
Yukarıdaki verilerin de ışığında, “özel hastaneler acil kamulaştırılsın” talebi, AKP hükümetleri döneminde 2942 sayılı Kamulaştırma Yasası’nın 27. maddesi hükmü uyarınca gerçekleştirilen acele kamulaştırmalardan hiç de daha geride olmayan kamusal ve toplumsal yarar adına meşru bir gerekçeye dayanıyor: “Kamunun zarara uğratılmasını önlemek” ve “kamunun zarara uğratılmasına yönelik çalışan sistemin durdurulması”. Bununla birlikte, sağlık sistemindeki sağlık sigorta primi toplamaya dayalı finansman modeli iptal edilmeli, yerine ülkede uzun süreli olarak yaşamakta olan herkesi kapsayacak şekilde ve genel bütçeden karşılanan bir finansman modeli derhal hayata geçirilmelidir. Bu uygulamalar için Türkiye’de gerekli mali kaynaklar mevcuttur. Gerekli olan siyasi irade bunun için de birlikte toplumsal mücadeledir.
Kaynakça:
SGK (2025). Aylık İstatistik Bültenleri: Sağlık İstatistikleri, Ekim 2025. https://www.sgk.gov.tr/Istatistik/Aylik/42919466-593f-4600-937d-1f95c9e252e6/ Erişim tarihi: 29 Ocak 2026.
Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu'nun bianet'te yayımlanan tüm yazılarını görmek için tıklayın.
(OH/TY)







