Yapay Zekâ: Emek, Savaş, Sömürgecilik serimizin üçüncü bölümünde yapay zekânın 1957 ile 2012 arasındaki tarihini, sermayenin ve ABD ordusunun ihtiyaçlarıyla birlikte okumuştuk. Perseptronu ABD Deniz Kuvvetleri, keşif fotoğraflarındaki hedefleri ayırt etmek için finanse etmişti ve aynı sınıflandırma işlemi, Vietnam’da ormana atılan sensörlerin verisini bombardıman emrine çeviren düzenle birlikte savaş alanına taşınmıştı. 1970’lerin kâr krizine sermayenin verdiği cevap, fabrikadaki denetimi makineye devretmek ve veri giriş işini Barbados gibi eski sömürgelerdeki düşük ücretli kadın emeğine taşımaktı. İnternetin 1990’larda özelleştirilmesiyle milyonlarca insanın birlikte ürettiği bilgi birkaç şirketin mülküne dönüşmüş, bu çitlemenin sonucu 2012’de görülmüştü. ImageNet yarışmasını kazanan ağ, milyonlarca fotoğrafı on binlerce parça başı işçinin iki buçuk yılda etiketlediği bir veri setinden öğrenmişti. Fotoğrafı çeken kullanıcıya da onu etiketleyen işçiye de ürettikleri şeyin ne için kullanılacağı sorulmamıştı.
Serimizin son bölümü, o sorunun 2012’den sonra nasıl cevaplandığını izliyor. Cevabı, veriyi zaten reklam satmak için toplayan dört şirket verdi. Sunucularına baştan itibaren ABD devletinin eriştiği bu şirketler, modelin gücünü çip ve veri miktarına bağlayan ölçek yasasıyla birikimi bir sermaye yarışına çevirdi ve yarışın ürünü Palantir aracılığıyla ordunun hedefleme zincirine bağlandı. Aynı ürünü Kaliforniya’daki mühendisten Nairobi’deki etiketçiye uzanan milyonlarca insan birlikte üretti ve ürettikleri şeyin Filistin’de ya da İran’ın Minab kentinde neye dönüştüğünü çoğu zaman sonradan öğrendi. Yazı, bu insanların birlikte ürettiği gücün denetime, savaşa ve sömürgeciliğe nasıl hizmet ettiğini ve onu üretenlerin buna nerede itiraz ettiğini soruyor.

Yapay Zekânın Politik İnşası
ImageNet yarışmasını 2012’de kazanan ağ, yapay sinir ağı yönteminin ölçeklenebildiğini göstermişti. Geoffrey Hinton’ın öğrencileri Alex Krizhevsky ile Ilya Sutskever yeni bir algoritma bulmamıştı. 1986’dan beri bilinen geri yayılım algoritmasını daha çok katmanla, daha çok veriyle ve oyun kartlarının sağladığı hesaplama gücüyle çalıştırmışlardı. Veri ve hesaplama gücü arttıkça hata düşüyordu ve bu ilişkinin bir sınırı görünmüyordu. Dünyada bu iki şeye en çok sahip olan kurumlar ise üniversiteler ya da devlet laboratuvarları olmaktan çıkmıştı. Google, Facebook, Microsoft ve Amazon 2008 krizinden sonra dünyanın en değerli şirketleri arasına girmişti ve gelirlerini, kullanıcının davranışını tahmin edip o tahmini reklamverene satarak elde ediyordu. Kullanıcının ne tıklayacağını tahmin etmeye yarayan yöntem, fotoğraftaki nesneyi tanımaya da uygulanabiliyordu ve bu şirketler yöntemi, sunucularında zaten biriken malzemeye uygulamak için satın aldı. Google 2013’te Hinton’ın öğrencileriyle kurduğu üç kişilik şirketi kırk dört milyon dolara, 2014’te Londra’da oyunlar üzerinde öğrenen ağlar geliştiren DeepMind’ı beş yüz milyon doların üzerinde bir bedelle aldı ve Facebook, posta kodlarını okuyan ağı eğitmiş olan Yann LeCun’ü kendi yapay zekâ laboratuvarının başına getirdi.[1] Üniversitede kalanlar zamanla bu şirketlerin sağladığı hesaplama kredilerine bağımlı hale geldi. Amazon’un 2006’da başlattığı ve “bulut” adı verilen düzen, hesaplama gücünü satın alınan bir makine olmaktan çıkarıp saatlik kiralanan bir hizmete çevirmişti ve modeller büyüdükçe onları eğitecek binlerce grafik işlemcisi bir üniversitenin bütçesini aşıp Amazon, Microsoft ve Google’ın veri merkezlerinde toplandı.[2] Yöntemi bulan araştırmacılar, yöntemi çalıştıran makineler ve yöntemi besleyen veri, 2015’e gelindiğinde aynı dört şirketin mülkiyetindeydi.[3]
Aynı sunucular ABD devletinin erişimine de açıktı. Edward Snowden’ın Haziran 2013’te sızdırdığı belgelere göre Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı, PRISM adlı program aracılığıyla Google, Microsoft, Facebook, Apple ve Yahoo sunucularına doğrudan erişiyordu. Şirketler önce erişimi inkâr etti, belgeler yayımlandıkça ifadelerini değiştirdi ve sonunda hükümetin yasal taleplerine uyduklarını açıkladı.[4] Üçüncü bölümde anlattığımız gibi Amerikan devleti 2003’te, nüfusun tamamında tehdit örüntüsü aramayı hedefleyen Bütünsel Enformasyon Farkındalığı programını kamuoyu baskısıyla kapatmak zorunda kalmıştı. On yıl sonra aynı örüntü, reklam satmak için toplanan verinin içinde ve devletin kendi veri tabanını kurmasına gerek kalmadan aranıyordu. Amerikan ordusu ile tekeller arasındaki işbölümü artık ayrı bütçe ve ayrı kurum gerektirmiyordu, çünkü tekelin ticari faaliyeti ordunun ihtiyaç duyduğu kaydı zaten üretiyordu.

Denetimin otomasyonu
Şirketlerin aynı veriyle kendi hesaplarına ne yaptığı, derin öğrenmenin ilk ticari uygulamalarında görüldü ve bu uygulamalar kullanıcıyı ve işçiyi yönetmek için kuruldu. Facebook 2014’te fotoğraflardaki yüzleri insan düzeyine yaklaşan doğrulukla doğrulayan DeepFace sistemini tanıttı, Google 2015’te arama sıralamasına RankBrain adlı bir yapay sinir ağı ekledi ve 2016’da çeviri hizmetini tümüyle sinir ağına geçirdi.[5] Üçünün ortak yanı, kullanıcının ürettiği veriyi kullanıcının kendisini yönetmek için işlemeleriydi. Çeviri hizmeti sinir ağına geçtiğinde kullanıcının her düzeltmesi eğitim malzemesine katılmaya başladı ve çeviriyi düzelten kullanıcı, bunun için ücret almadan, modelin sonraki çevirilerini eğiten emeği üretir hale geldi. Aynı işlemin ne kadar ileri gidebileceğini Facebook 2014’te denedi. Şirket yaklaşık yedi yüz bin kullanıcının haber akışını bir hafta boyunca gizlice değiştirip olumlu ya da olumsuz içeriğin kullanıcının kendi paylaşımlarını nasıl etkilediğini ölçtü, sonuçları bilimsel bir dergide yayımladı. Kullanıcılar ise deneye katıldıklarını yayından öğrendi.[6]
Aynı yöntem işyerinde daha erken uygulanmıştı ve orada ölçümün sonucu doğrudan işin koşuluna dönüşmüştü. Uber 2010’ların başından itibaren sürücüyü bir uygulamanın puanlamasıyla yönetiyordu. Sürücüyü işe alan, yönlendiren, cezalandıran ve işten çıkaran bir insan yoktu, puanı kimin ve hangi ölçüte göre verdiği görünmüyordu ve sürücü itiraz edeceği bir muhatap bulamıyordu.[7] Amazon’un depolarında aynı düzen işçilere uygulandı. Şirketin sistemi her işçinin saatlik işlem sayısını kaydediyor, tempoyu tutturamayanlara otomatik uyarı üretiyor ve belirli sayıda uyarıdan sonra işten çıkarma belgesini yöneticinin imzasına gerek kalmadan düzenliyordu. 2019’da sızan belgelere göre tek bir depoda bir yıl içinde üç yüz kadar işçi bu yolla işten çıkarılmıştı.[8] İstatistik ile makine öğrenmesinin işgücünü ölçmek, sıralamak ve yönetmek için kullanılması, Matteo Pasquinelli’nin insan analitiği adını verdiği alanı kurdu.[9] İnsan analitiği, işçinin hangi hızda, hangi hata oranıyla ve hangi ruh haliyle çalıştığını sürekli ölçüp bu ölçümü işe alma, terfi ve işten çıkarma kararına çeviriyor ve o kararı verecek yöneticiyi gereksizleştiriyordu. Ölçüm işe alınmadan önce başlıyordu. Amazon 2014’ten itibaren iş başvurularını değerlendiren bir model geliştirmiş, model on yıllık işe alım kaydından öğrendiği için kadın adayların özgeçmişlerini düşük puanlamaya başlamış ve şirket 2017’de aracı rafa kaldırmak zorunda kalmıştı.[10] Araç işe alım kararını verecek kişiyi ortadan kaldırmıyordu, o kişinin geçmişte verdiği kararları önce kurala çevirip sonra kuralı ona geri satıyordu. Kamuoyuna sunulan tablo ise başkaydı. Oxford’daki iki araştırmacı 2013’te Amerika’daki işlerin yüzde kırk yedisinin yirmi yıl içinde otomasyon riski altında olduğunu hesapladı ve rakam sonraki on yıl boyunca her tartışmada anıldı.[11] Rakam, yetmiş mesleğin bir uzman grubuna puanlatılıp bu puanların yedi yüz mesleğe istatistiksel olarak yayılmasıyla üretilmişti ve on yıl boyunca işçinin karşısına bir tehdit olarak kondu. Tehdit bugün de sıklıkla dillendirildiği üzere işin kaybıydı, işyerinde gerçekleşen ise denetimin daha sert ve sıkı hale gelmesiydi.
Kullanıcı verisiyle yürütülen deneyin siyasi kullanımı ise ABD’deki 2016 başkanlık seçimlerinde iyice ayyuka çıktı. Facebook’un kullanıcı verisini akademik araştırma adı altında toplayan bir uygulama, seksen yedi milyon kişinin profilini Cambridge Analytica adlı şirkete aktarmıştı. Şirket bu profillere beş kişilik özelliği üzerinden puan veren bir psikometri modeli uygulamıştı ve Donald Trump’ın kampanyası için her seçmene bu puana göre mesaj üretmişti.[12] Olay Mart 2018’de basına yansıdığında Facebook’un piyasa değeri bir haftada yüz milyar dolar düştü, şirketin yöneticisi Mark Zuckerberg Amerikan Kongresi’nde beş saat ifade verdi ve şirket beş milyar dolar ceza ödedi. Ceza, şirketin tek bir çeyrekte elde ettiği kâra denk düşüyordu ancak veri toplama düzeninde hiçbir şey değişmedi. Değişen, tekellerin kendi çalışanlarının şirkete bakışıydı. Snowden’dan beri biriken güvensizlik 2018 baharında şirketlerin içine sirayet etti ve aynı aylarda öğrenilen bir ordu sözleşmesine yöneldi.
AlphaGo, Maven ve işçi itirazı
Devletlerin bu birikimi bir güç sorunu olarak görmesi için, bir Amerikan şirketinin programının Çin’de doğmuş bir oyunda dünya şampiyonunu yenmesi yetti. DeepMind’ın AlphaGo adlı programı Mart 2016’da Seul’de, dünyanın en güçlü Go oyuncularından Lee Sedol’u beş maçın dördünü kazanarak yendi. Go, satrançtan çok daha fazla olası hamle içerdiği için kural yazarak çözülemeyen bir oyundu ve program, insan oyunlarından öğrendikten sonra kendi kendine milyonlarca oyun oynayarak insanın hiç görmediği hamleler bulmuştu.[13] Maçı dünya genelinde iki yüz milyonu aşkın kişi izledi ve Çinli yöneticiler bu maçı sonradan kendi ülkelerinin uyanış anı olarak anlattı. Çin Devlet Konseyi Temmuz 2017’de 2030’a kadar yapay zekâda dünya liderliğini hedefleyen bir plan yayımladı ve Baidu, Alibaba ile Tencent birer alanda ulusal görevli ilan edildi.[14] Amerikan Savunma Bakanlığı ise aynı yılın Nisan ayında, insansız hava araçlarından gelen görüntüleri otomatik sınıflandırmak üzere Maven Projesi’ni başlatmış ve işi Google’a vermişti.[15]

Projenin ilk hedefi Irak ve Suriye’de uçan insansız araçların kaydettiği ve analistlerin izlemeye yetişemediği görüntü yığınıydı. Keşif görüntüsünü yorumlayacak insan sayısı görüntü miktarının altında kalıyordu ve bakanlık çözümü kendi laboratuvarlarında aramak yerine, görüntü tanımada dünyanın en büyük birikimini elinde tutan şirkete gitti. Google’ın rolü, görüntülerdeki araçları, binaları ve insanları ayırt edecek modeli eğitmekti, veri Amerikan gizlilik yasalarının geçerli olmadığı savaş alanlarından toplanıyordu ve ilk algoritmalar duyurudan altı ay sonra, 2017 bitmeden bölgedeki insansız araç filosunda çalışmaya başladı.[16]
Projenin duyurulmasından bir yıl sonra Google çalışanları yönetime açık bir mektup yazdı. Şirketin ordu için hedefleme yazılımı geliştirmemesi gerektiğini söyleyen mektup üç binden fazla imza topladı, on iki mühendis istifa etti ve Google Haziran 2018’de sözleşmeyi yenilemeyeceğini açıkladı.[17] İtiraz Google’la sınırlı kalmadı. Amazon çalışanları o yaz yüz tanıma yazılımının polise ve Göçmenlik Dairesi’ne satılmasına karşı imza topladı, Microsoft çalışanları şirketin göçmenlik dairesiyle imzaladığı on dokuz milyon dolarlık bulut sözleşmesinin feshini istedi, Salesforce çalışanları sınır polisiyle yapılan işi durdurmaya çalıştı.[18] Amazon’un yüz tanıma yazılımı o yaz sivil toplum kuruluşlarının denemesinde Kongre üyelerinin yüzlerini suçlu fotoğraflarıyla eşleştirmişti ve hatalı eşleşmeler orantısız biçimde beyaz olmayan üyeleri kapsıyordu. Şirket ürünü polise satmayı sürdürdü ve ancak 2020’de, sokak protestolarının ardından bir yıllık askıya alma ilan etti.[19] Microsoft Kasım 2018’de Amerikan Kara Kuvvetleri’ne askerin görüş alanına hedef bilgisi yansıtacak yüz bin sanal gerçeklik başlığı için dört yüz seksen milyon dolarlık sözleşme imzaladı ve şirket çalışanları Şubat 2019’da yönetime yazdıkları mektupta silah geliştirmek için işe girmediklerini söyledi. Şirket sözleşmeyi sürdürdü.[20]
Yüksek ücretli ve siyasete kapalı sanılan bir emek gücü, ordunun hedefleme altyapısını üreten işin tam merkezinde harekete geçmişti. İtiraz edenler ürünü fiilen üreten binlerce kişiydi ve şirket onlarsız modeli eğitemiyordu. Şirketlerin cevabı “itirazı kurumsallaştırmak” oldu. Google, Maven’dan çekildikten sonra yapay zekâ ilkeleri adıyla bir bildiri yayımladı, silah geliştirmeyeceğini ilan etti ve aynı bildiride başka askeri projelere kapıyı açık bıraktı. Sonraki iki yılda her büyük şirket bir etik kurulu ve bir ilkeler belgesi edindi. Belgeler şirketin kendi ürettiği ölçütlerle kendisini denetlemesini öngörüyordu ve hiçbirinin yaptırımı yoktu. İşçilerin durdurduğu iş ise durmadı. Savunma Bakanlığı Haziran 2018’de, Çin’in planını gerekçe göstererek Ortak Yapay Zekâ Merkezi’ni kurdu, beş yıllık bütçesini bir buçuk milyar dolar olarak açıkladı ve Maven türü projeleri tek bir çatı altında topladı, Maven ise 2019’da Palantir’e devredildi.[21] Google emekçilerinin durdurduğu iş bir devlet önceliği olarak yeniden kurulmuştu ve devralan şirketin bünyesinde örgütlü bir itiraz yoktu, çünkü şirket baştan itibaren bu iş için kurulmuştu.
Palantir
Palantir’in kuruluş sorunu, birbirinden habersiz veri tabanlarını tek bir sorguya bağlamaktı. 11 Eylül 2001’den sonra CIA, FBI ve Ulusal Güvenlik Ajansı’nın elinde büyük veri yığınları vardı. Her kurum kendi kaydını kendi sisteminde tutuyor, bir kurumun elindeki telefon kaydı başka bir kurumun aynı kişi hakkındaki sorgusunda görünmüyordu. Peter Thiel’in kurucuları arasında olduğu dijital ödeme şirketi PayPal 2000’lerin başında organize dolandırıcılık yüzünden yılda milyonlarca dolar kaybediyordu ve şirketin mühendisleri Igor adını verdikleri bir sistem geliştirmişti. Sistem milyonlarca işlemi tarayıp şüpheli olanları işaretliyor, son kararı ise insan analistlere bırakıyordu. Thiel, PayPal’ın 2002’de eBay’e satılmasından sonra bu yöntemi ulusal güvenlik kurumlarına uyarlamayı önerdi ve Palantir 2003’te bu öneriyle kuruldu. Silikon Vadisi’nin risk sermayesi fonları devlete yazılım satacak bir şirkete para vermeyi reddetti, ilk sermayeyi Thiel kendi servetinden koydu ve 2005’te CIA’in risk sermayesi kolu In-Q-Tel şirketin ilk dış yatırımcısı oldu.[22] Sonraki üç yıl boyunca CIA şirketin tek müşterisiydi ve Gotham adını alacak yazılım, ajansın analistlerinin geri bildirimiyle geliştirildi. Kuruluş anındaki bu bileşim şirketin sonraki yirmi yılını belirledi. Igor bir kişinin işlem kaydına bakıp onu şüpheli ya da temiz diye ayırıyordu. Yöntem istihbarat verisine uygulandığında bir kişinin telefon kaydına, seyahat kaydına ve banka hareketine bakıp onu tehdit listesine alıp almamaya karar verecekti.
Şirketin Gotham adını verdiği yazılım, dağınık istihbarat verisini tek bir ekranda birleştiriyordu. Uydu görüntüleri, telefon dinlemeleri, sınır geçiş kayıtları, banka transferleri, kredi kartı harcamaları ve sahadaki istihbarat görevlilerinin notları aynı arayüzde bir araya getirildi. Sisteme bir isim ya da telefon numarası girildiğinde yazılım o kişinin arama geçmişini, aynı baz istasyonundan sinyal veren diğer cihazları, yakın çevresindeki bağları ve günlük rutinlerini bir harita olarak sunuyordu. Yazılım 2000’lerin ortasından itibaren Irak ve Afganistan’daki Amerikan işgal güçleri tarafından doğrudan sahada kullanıldı. Askerler yollara döşenen el yapımı patlayıcıların yerini tahmin etmek, direniş ağlarını haritalandırmak ve hedef alınacak kişilerin günlük seyahat düzenini çıkarmak için bu yazılıma başvurdu. Şirket, mühendislerini çatışma alanına gönderip askerlerin geri bildirimiyle kod yazarak büyüdü.[23]

Maven’ı devralmak Palantir için bir işlev değişikliği anlamına geldi. O güne dek veriyi haritalandıran ve analistin önüne seren yazılım, artık hedef üreten bir aygıt olarak çalışacaktı. Şirket Maven’ı ordunun operasyon merkezine yerleştirdi ve askeri terminolojide hedef bulma, doğrulama ve vurma döngüsü denen üç adımı tek bir arayüzde topladı. Analistlerin günler süren incelemesinin yerini, sistemin saniyeler içinde belirli olasılık oranlarıyla sunduğu hedef listeleri aldı. Aracın içinde kimin bulunduğuna dair karar görüntü analizine bırakıldı, insanın işi ise listedeki hedefi onaylamak oldu. Alexander Karp Haziran 2022’de, Rusya’nın işgalinden sonra Kiev’e giden ilk büyük Batılı şirket yöneticisi oldu ve şirketin yazılımı o yazdan itibaren Ukrayna cephesinde uydu, insansız araç ve sensör verisini tek bir hedefleme görüntüsünde birleştirmek için kullanıldı.[24] Proje 2024’te dört yüz seksen milyon dolarlık bir sözleşmeyle büyüdü. Palantir’in 2023’te tanıttığı Yapay Zekâ Platformu bu döngüye büyük dil modellerini ekledi ve komutanın sistemle doğal dilde konuşup hedef önerisi almasını mümkün kıldı.[25] Hedefi vuran donanımı ise Thiel’in fonunun ilk yatırımcıları arasında bulunduğu Anduril sağlıyordu ve iki şirket, hangi model üretilirse üretilsin onu aynı öldürme zincirine bağlayan katmanı birlikte kuruyordu.[26] Teknoloji araştırmacısı Jathan Sadowski’nin ifadesiyle şirketin işi kuruluşundan beri faşizmin “ontolojik katmanını” sağlamak, yani onun ideolojik hedeflerine maddi bir gerçeklik kazandırmaktı. Palantir böylece devletlere bir yazılım satmanın ötesine geçip dünyaya bütünüyle militarist bir bakışla bakan kendi analitik mantığını dayatıyordu.[27] Palantir’in bu konumu, bir modelin sahibinin sözleşmeye yazdığı kısıtlamaların o katmanın içinde ne anlama geldiğini de belirleyecekti.
Ölçek yasası
Palantir’in zincire bağlayacağı modellerin kendisi ise Maven’la aynı aylarda açılan başka bir hatta üretildi. Google Brain ekibinden Ashish Vaswani ve arkadaşları 2017 yazında “Transformer” adını verdikleri bir mimari yayımladı ve bu mimari, sinir ağlarının metni işleme biçimini değiştirdi. Önceki modeller metni sözcük sözcük sırayla işliyordu ve bu sıralı yapı hem eğitimi yavaşlatıyor hem de uzun metinlerde bağlamı kaybettiriyordu. Transformer’ın temelindeki dikkat mekanizması her sözcüğün bütün diğer sözcüklerle ilişkisini tek bir matris işleminde hesaplıyordu ve bu işlem tam da grafik işlemcisinin yapmak üzere tasarlandığı türden, paralel yürütülebilir bir işlemdi.[28] Asıl değişiklik emek tarafındaydı. Bu mimariyle eğitilen model artık insan eliyle etiketlenmiş veriye büyük ölçüde ihtiyaç duymuyordu, metnin bir bölümünü gizleyip modele tahmin ettirmek yetiyordu. ImageNet’in milyonlarca görüntüsünü etiketlemek, Mechanical Turk üzerinden çalışan yaklaşık elli bin işçinin iki buçuk yılını almıştı.[29] Yeni yöntemle insanlığın yazıya dökülmüş büyük birikimi, ayrıca elle etiketleme yapılmasına gerek kalmadan eğitim malzemesine dönüştürülebiliyordu, çünkü her cümle bir sonraki sözcüğü tahmin etmek için gereken sinyali zaten taşıyordu ve o cümleyi yazan kişi, yazdığı anda modelin eğitim malzemesini üretmiş oluyordu.
Veri ile çip arasındaki ilişki bu mimariyle birlikte bir formüle dökülebilir hale geldi. Daha fazla hesaplama gücü ve veriyle model performansının öngörülebilir biçimde iyileştiği görülmüş ve bu ilişki 2020’de “ölçek yasaları” adıyla formüle edilmişti. Modelin başarısı, parametre sayısının, veri miktarının ve harcanan işlem gücünün öngörülebilir bir fonksiyonuydu.[30] Formül iktisadi bir sonuç da taşıyordu. Kim daha çok çip ve daha çok veri satın alabiliyorsa daha iyi modeli o yapacaktı ve yarışa katılmanın bedeli, çip ile veri merkezine yatırılacak sermayeyle ölçülüyordu. OpenAI’ın dönüşümü bu formülün kurumsal karşılığı oldu. Şirket 2015’te insanlığın yararına çalışacak kâr amacı gütmeyen bir araştırma kuruluşu olarak kurulmuştu. Mart 2019’da yatırımcı getirisine yüz kat tavan koyan bir şirket yapısına geçti ve dört ay sonra Microsoft’tan bir milyar dolar aldı.[31] Karen Hao’nun şirketin içinden anlattığı gibi “misyon” korundu ve sermaye çekmenin aracına çevrildi. İnsanlığın varoluşsal riskini önlemek için en büyük modeli önce kendisinin yapması gerektiğini söyleyen şirket, bu gerekçeyle sınırsız sermaye toplama hakkını elde etti.[32] Şirket Şubat 2019’da GPT-2 adlı modelini kötüye kullanılabilecek kadar tehlikeli olduğu gerekçesiyle yayımlamadığını duyurdu. Model birkaç ay sonra yayımlandı ve hiçbir felaket olmadı, ama duyurunun kendisi şirkete yayının sağlayamayacağı kadar ilgi getirmişti.[33]

Formülü ilk uygulayan model OpenAI’ın GPT-3’ü oldu. Mayıs 2020’de yayımlanan model, yüz yetmiş beş milyar parametreyle o güne dek eğitilmiş en büyük dil modeliydi ve eğitim malzemesinin büyük bölümü Common Crawl adlı arşivden geliyordu.[34] Arşiv, internetin tamamını düzenli aralıklarla tarayıp kaydeden ve herkesin erişimine açık tutan Common Crawl Vakfı tarafından yürütülüyordu. Haber arşivlerinden forum tartışmalarına, hiçbiri yapay zekâ için yazılmamış milyarlarca sayfa tek bir dosyada duruyordu. Mahkeme kayıtlarına göre büyük şirketlerin toplaması bununla da sınırlı kalmadı ve “korsan” kütüphanelerden indirilen milyonlarca kitabı kapsadı. Amerikan yargısı 2025’te yasal yoldan edinilmiş kitaplarla model eğitmeyi adil kullanım saydı, “korsan” kütüphaneden indirmeyi saymadı ve Anthropic yazarlara bir buçuk milyar dolar ödemeyi kabul etti. Karar korsanlığı cezalandırıyor, eğitimin kendisini serbest bırakıyordu. Bir yazarın kitabı satın alındıktan sonra onun emeği üzerinde eğitilen model, o yazarla rekabet etmekte serbestti.[35] Böylece insanlığın yazılı birikimi, doğanın sunduğu kaynaklar gibi bedelsiz temellük edildi ve birkaç şirketin sunucularında sabit sermaye biçimini aldı.[36]
Ölçek yasasını devlet doktrini haline getiren karar Ekim 2022’de geldi. Amerikan Ticaret Bakanlığı Çin’e gelişmiş yapay zekâ çiplerinin ve bu çipleri üreten makinelerin satışını yasakladı.[37] Sözümona serbest ticareti savunan Amerikan devleti, hesaplama gücünü stratejik kaynak ilan edip ihracat denetimine almıştı ve kararın mantığı formülün kendisinden geliyordu. Model başarımı çip miktarının fonksiyonuysa, çipe erişimi kesmek rakibin model yapmasını engelleyecekti. Yasak tek bir şirketle sınırlı kalmadı, çünkü en gelişmiş çipleri Nvidia tasarlıyor, Tayvan’daki TSMC üretiyor ve üretim için gereken litografi makinelerini Hollanda’daki ASML yapıyordu. Amerikan devleti Hollanda ile Japonya’yı da yasağa dahil etti, TSMC de Amerikan teknolojisi kullandığı için kurala uymak zorunda kaldı ve Hollanda hükümeti 2023’te ASML’nin Çin’e makine satışını kendi ihracat denetimine aldı.[38] Üç ülkeye yayılmış bir üretim zincirinin denetimi tek bir devletin elinde toplanmıştı. Grafik işlemcisinin veri merkezleri için üretilen sürümü bir silah bileşeni olarak sınıflandırıldı ve Nvidia’nın piyasa değeri Haziran 2024’te üç trilyon doları geçti.[39]
Modeli ayarlayan emek
Ölçek yasası modelin ne kadar iyi tahmin yapacağını gösteriyordu, ama tahminin neyi söyleyip neyi söylemeyeceğine dair bir şey içermiyordu. GPT-3 tutarsız, çoğu zaman da zararlı metin üretiyordu. Bunun düzeltilmesi için insanların modelin çıktılarını tek tek değerlendirip sıralaması gerekiyordu. Yöntem ChatGPT’den birkaç ay önce, 2022 baharında yayımlanmıştı. Model aynı soruya birkaç cevap üretiyor, bir insan bu cevapları iyiden kötüye sıralıyor ve sıralama modelin sonraki cevaplarını biçimlendirecek bir ödül işlevine çevriliyordu.[40] OpenAI bu işi 2021’in sonundan itibaren Nairobi’deki bir taşeron aracılığıyla Kenyalı işçilere yaptırdı. İşçiler saatte bir buçuk ile iki dolar arasında ücretle, günde dokuz saat boyunca cinsel şiddet, işkence ve çocuk istismarı içeren metinleri okuyup etiketledi.[41] Modelin neyi söyleyip neyi söylemeyeceğini belirleyen ölçüt bu işçilerin verdiği kararlardan türetildi, ama kararın ölçütünü işçiler koymuyordu. Hangi cevabın kabul edilebilir sayılacağını San Francisco’da yazılmış bir yönerge belirliyor, işçi o yönergeyi günde yüzlerce metne uyguluyor ve yönergeyi yazanlar o metinleri hiç görmüyordu. İşçilerin çoğu işten ayrıldıktan sonra travma sonrası stres belirtileri bildirdi ve taşeron şirket sözleşmeyi 2022’de erken feshetti. Barbados’taki veri giriş merkezinden Mechanical Turk’e uzanan hattın böylece üçüncü uğrağı Nairobi oldu.[42]
Aynı sıralama işini ücretsiz yaptırmanın yolu modeli herkese açmaktı. OpenAI 30 Kasım 2022’de ChatGPT’yi araştırma önizlemesi adıyla ve ücretsiz olarak açtı. Uygulama beş günde bir milyon, iki ayda yüz milyon kullanıcıya ulaştı ve tüketici yazılımı tarihinin en hızlı büyümesini kaydetti.[43] Model bir yıldır ortadaydı ve sohbet arayüzü de yeni sayılmazdı. Şirketin yaptığı şey modeli milyonlarca insana ücretsiz vermekti ve kullanıcıların soruları ile geri bildirimleri, kullanım ayarlarına bağlı olarak, modelin geliştirilmesi için yeni bir veri kaynağı oluşturuyordu. Şirket bunu saklamıyordu, kullanım koşulları sohbetlerin modeli geliştirmek için kullanılacağını yazıyordu.[44]
Aynı işi ücretle yapanlar ise örgütlendi. OpenAI’ın kullandığı taşeron Sama, aynı Nairobi ofisinde Facebook’un içerik denetimini de yürütüyordu ve orada çalışan Güney Afrikalı Daniel Motaung, Mayıs 2022’de Meta ile Sama’ya karşı zorla çalıştırma, sendika kırma ve insan ticareti suçlamasıyla Kenya’da dava açmıştı. Motaung işe alınırken ne yapacağının söylenmediğini, işe başladıktan sonra infaz ve çocuk istismarı videolarını izlemekle görevlendirildiğini ve sendika kurmaya kalkışınca işten çıkarıldığını anlattı.[45] Kenya’daki içerik denetçileri ve veri etiketçileri Mayıs 2023’te Afrika’nın ilk içerik denetçileri sendikasını kurdu. Sendika, Meta ve OpenAI için çalışan işçilerin travma sonrası stres, düşük ücret ve keyfi işten çıkarma şikâyetlerini Kenya mahkemelerine taşıdı ve Kenya iş mahkemesi aynı yıl Meta’nın taşeron arkasına saklanamayacağına, işçiler tarafından doğrudan dava edilebileceğine hükmetti.[46] Kararın önemi, Nairobi’de kurulan görünmez işveren düzenine bir mahkemenin ad koymasındaydı. Google mühendisleri 2018’de kendi ürünlerinin nereye gideceğine itiraz etmişti, Nairobi’deki işçiler 2023’te kendi işverenlerinin kim olduğunu mahkemeye tescil ettirdi.

Tekeller ise ChatGPT’ye kendi aralarındaki yarışı hızlandırarak cevap verdi. Google Aralık 2022’de şirket içinde alarm ilan etti ve kurucularını yönetime geri çağırdı, çünkü ChatGPT’nin sohbet arayüzü arama motorunun yirmi yıllık reklam düzenini tehdit ediyordu.[47] Microsoft Ocak 2023’te OpenAI’a on milyar dolarlık yatırımını duyurdu, OpenAI Şubat’ta ücretli aboneliği açtı. Meta aynı ay kendi modelinin ağırlıklarını araştırmacılara açtı ve ağırlıklar bir hafta içinde internete sızdı. Şirket bunu açıklık olarak sundu ve geliştirici topluluğu Meta’nın altyapısına bağlandı. Nvidia’nın piyasa değeri Mayıs sonunda bir trilyon doları geçti.[48] Bir modelin eğitim maliyeti 2020’de birkaç milyon dolarken 2025’te yüz milyonlarca dolara çıkmıştı ve bu paranın neredeyse tamamı çipe, veri merkezine ve elektriğe gidiyordu.[49] Microsoft, Alphabet, Amazon ve Meta’nın 2024’te veri merkezlerine yatırdığı para iki yüz milyar doları geçti ve dört şirket 2025 için üç yüz milyar doları aşan bir yatırım açıkladı.[50] Yarışın kimlerin arasında yürüyeceğini bu rakamlar baştan belirlemişti ve üniversite laboratuvarları ve orta ölçekli şirketler de yarışın dışında kalmıştı.
Felaket tellalları
Yarışın bu ölçeğe çıkması, modelin ne taşıdığını sormanın bedelini de yükseltti ve soruyu şirketin içinden soranların başına ne geldiği, tehlikeyi ilan etme hakkının kimde kaldığını gösterdi. Google Aralık 2020’de yapay zekâ etik ekibinin eş başkanı Timnit Gebru’yu işten çıkardı. Gerekçe, Gebru’nun dil modellerinin risklerini inceleyen bir makaleye imza atmasıydı. Makale, modellerin eğitim verisindeki ırkçı ve cinsiyetçi örüntüleri kopyaladığını, eğitimin çevresel maliyetinin yoksul ülkelere yıkıldığını ve modelin anlamadan ürettiği metnin anlıyormuş gibi okunduğunu yazıyordu.[51] Şirket makalenin geri çekilmesini istedi, Gebru reddetti ve kovuldu. İki ay sonra ekibin diğer eş başkanı Margaret Mitchell de işten çıkarıldı ve etik ekibi fiilen dağıtıldı.[52] Maven’dan sonra kurulan etik kurulların yaptırımı yoktu ve Gebru olayı bu kurulların sınırını gösterdi. Kurul, şirketin ürününü sorguladığı anda dağıtılıyordu ve sorgulayan kişi kapının önüne konuyordu.
Tehlikeyi ilan etme hakkı iki yıl sonra başka ellerdeydi. Mart 2023’te Future of Life Enstitüsü, altı ay boyunca büyük model eğitiminin durdurulmasını isteyen açık bir mektup yayımladı ve imzalayanlar arasında Elon Musk da vardı. Musk dört ay sonra kendi model şirketini kurdu.[53] Mektubun dili, yapay zekânın insanlık için varoluşsal bir risk taşıdığı ve bu yüzden en büyük modellerin en sorumlu ellerde olması gerektiği üzerine kuruluydu. OpenAI’ın 2019’da GPT-2 için kullandığı tehlike ilanı dört yıl içinde bir sektör söylemine dönüşmüştü. Felaketi ilan eden de kurtuluşu vaat eden de yarışın durmasını istemiyordu. Emily Bender ile Alex Hanna, felaket tellallarının ve teknoloji tacirlerinin aynı yerde durduğunu yazar, çünkü ikisi de aynı varsayımlardan hareket eder, aynı iktisadi işlevi görür ve bu araçların bugün yol açtığı zararı görmezden gelir.[54] Özgür Narin aynı ikiliği teknoloji fetişizminin bir biçimi olarak okuyor. Yapay zekâya mistik bir kudret atfedenlerle onu aptal ilan edenler, tapınmaya hazır olanlarla korkanlar aynı tartışmayı beslerken, arka plandaki üretim ilişkisi görüş alanının dışında kalır.[55]
Devletler bu tartışmaya kendi zirvelerini ekledi. Britanya hükümeti Kasım 2023’te Bletchley Park’ta bir zirve topladı, yirmi sekiz devlet yapay zekânın sınır risklerine dair ortak bir bildiri imzaladı ve bildiride emek ya da askeri kullanım üzerine tek bir cümle yer almadı.[56] Avrupa Birliği Aralık 2023’te kendi düzenlemesi üzerinde siyasi uzlaşmaya vardı ve düzenlemenin ikinci maddesi askeri amaçlı sistemleri kapsam dışında bıraktı.[57] Amerikan Savunma Bakanlığı’nın Ocak 2023’te güncellediği otonom silah yönergesi de aynı boşluğu kendi diliyle kuruyordu. Yönerge, silah sistemlerinin insan yargısının uygun düzeylerine izin verecek biçimde tasarlanmasını istiyordu ve uygun düzeyin ne olduğunu tanımlamıyordu. Anlamlı insan denetimi ifadesi metinde geçmiyordu.[58] Varoluşsal risk üzerine imza toplanan aylarda modellerin fiilen insan öldürmek için kullanıldığı tek alan tartışmanın dışında tutulmuştu. Bletchley bildirisi imzalandığında İsrail’in Gazze’ye saldırısı dördüncü haftasındaydı.

Trump 2.0
Bletchley’de ve Brüksel’de askeri kullanımı dışarıda bırakan düzenleme çerçevesi, Washington’da bir yıl içinde bütünüyle dışarıda kaldı. Joe Biden yönetiminin Ekim 2023’te çıkardığı ve federal kurumlara güvenlik standardı getiren yapay zekâ kararnamesi, 2024 seçim kampanyasında Silikon Vadisi’nin yeni sağının hedefine oturdu ve seçimi kazanan adayın ilk gün iptal edeceği belgeler listesine girdi.[59] Düzenlemenin dışında bırakılan alanı kimin dolduracağını böylece 2024 seçimleri belirledi. Teknoloji sermayesinin o yıl Trump’ın arkasında toplanması, sekiz yıl önce tek bir yatırımcının savunduğu programın genelleşmesiydi. Thiel 2016’da Trump’ın ilk kampanyasını açıkça destekleyen tek büyük Silikon Vadisi yatırımcısıydı ve Palantir o dönemde diğer teknoloji şirketlerini Amerikan ordusuna sırt çevirmekle suçlayıp kendisini tek vatansever teknoloji şirketi olarak pazarlıyordu. Google işçilerinin Maven’ı durdurması bu pazarlamanın en işe yarar kanıtı oldu ve Biden yönetimi altında da Pentagon sözleşmeleri artarak sürdü. Thiel aynı yıllarda kendi fonunda çalışmış olan James David Vance’in siyasi kariyerini finanse etti ve Vance 2022’de Senato’ya seçildi. Vance, devlet aygıtının bir şirket gibi tek bir yöneticiye bağlanmasını ve kamu bürokrasisinin bütünüyle tasfiye edilmesini savunan yazar Curtis Yarvin’i kendi düşüncesinin kaynakları arasında saymaktan çekinmedi.[60] Risk sermayesi fonu Andreessen Horowitz’in kurucusu Marc Andreessen Ekim 2023’te yayımladığı bildiride tekno-iyimserlik adını verdiği bir program ilan etti ve bu programın düşmanları arasında teknoloji etiğini, güven ve güvenlik birimlerini, sürdürülebilirliği ve varoluşsal risk kaygısını saydı.[61] Elon Musk Kasım 2024 seçimlerinde Trump kampanyasına iki yüz seksen sekiz milyon dolar bağış yaptı ve teknoloji sermayesinin büyük bölümü, dört yıl önce kapı dışarı ettiği adayın arkasında toplandı.[62] Bu hizalanma, teknoloji tekellerinin kendilerini devletler üstü sivil yapılar olarak tanıtmaktan vazgeçip devletin şiddet tekeline doğrudan ortak olmayı ilan etmesiydi. Alberto Toscano bunu, “Soğuk Savaş” dönemindeki devlet, sermaye ve mühendislik kaynaşmasına duyulan gerici bir nostalji olarak okur.[63]
Yeni yönetim ilk gününden itibaren bu programı uyguladı. Trump Ocak 2025’te göreve başladığı gün bir önceki yönetimin yapay zekâ kararnamesini iptal etti ve ertesi gün Beyaz Saray’da, yanında OpenAI, Oracle ve SoftBank’ın yöneticileriyle beş yüz milyar dolarlık bir veri merkezi girişimini duyurdu. Girişimin ilk tesisi Teksas’ın Abilene kentinde kuruluyordu ve tek başına orta ölçekli bir kentin elektriğini tüketecekti.[64] Google Şubat’ta silah ve gözetim teknolojisi geliştirmeme taahhüdünü kaldırdı ve 2018’de işçilerin baskısıyla yazılan ilkeler belgesi yedi yıl sonra bir basın açıklamasıyla ortadan kalktı.[65] Musk’ın yönettiği Hükümet Verimliliği Dairesi Şubat’tan itibaren federal kurumların veri tabanlarına girip personeli tasfiye ederken bu verileri yapay zekâ modellerinden geçirdi ve Palantir bu dairenin vergi idaresi verisini göçmenlik dairesine açacak arayüzü yazdı.[66] Palantir’in piyasa değeri Haziran 2025’e gelindiğinde bir yıl içinde beş kattan fazla artmıştı. Artış şirketin gelirindeki büyümenin çok üzerindeydi ve aradaki fark, Toscano’nun gösterdiği gibi, Amerikan üstünlüğü ile Çin tahakkümü arasında bir yazı tura atışı olarak sunulan geleceğe dair spekülasyonla dolduruluyordu.[67] Şirket aynı yıl, ülkenin tamamını kapsayacak Altın Kubbe füze savunma sistemini SpaceX ve Anduril ile birlikte kurmaya aday oldu. 2025 baharında Amerikan üniversitelerinin kampüslerine astığı afişlerde tahakküm kurmak için ürün geliştirdiğini açıkça yazdı. Bir grup eski çalışan aynı aylarda yayımladığı açık mektupta şirketin oligarkların önderlik ettiği bir devrim kisvesi altında otoriterliği normalleştirdiğini söyledi.[68] Palantir’in yöneticisi Alexander Karp ile Nicholas Zamiska’nın Şubat 2025’te yayımladığı Teknoloji Cumhuriyeti bu programı yazıya döktü. Kitap, Silikon Vadisi mühendislerinin ülkelerinin savunmasına katılmak gibi ahlaki bir borcu olduğunu, yapay zekâ silahlarının kaçınılmaz olduğunu ve düşmanlar ahlaki tartışmalarla vakit kaybetmeyeceği için bu silahları önce Amerika’nın üretmesi gerektiğini, yumuşak gücün yerini yazılımla kurulacak sert gücün alması gerektiğini ve bazı kültürlerin diğerlerinden açıkça daha ileri olduğunu savunuyordu.[69] Kitap, 2018’deki Google mektubuna verilmiş bir cevap olarak okunabilirdi. Karp’ın ahlaki borç dediği şey, mühendisin kendi ürünü üzerindeki söz hakkından vazgeçmesiydi ve kaçınılmazlık dediği şey, bu söz hakkının kullanılmasını baştan anlamsız ilan ediyordu.

Programın maddi tarafı sermayenin nereye gidebildiğiyle ilgiliydi. 2010’larda silah sanayisine uzak duran risk sermayesi fonları son yıllarda savunmayı yatırım teması ilan etti. Andreessen Horowitz ve General Catalyst gibi fonlar savunma girişimlerine yöneldi, çünkü alıcısı garanti olan tek müşteri Amerikan ordusuydu ve Pentagon 21. yüzyılın ilk yirmi yılında on dört trilyon doların üzerinde harcama yapmıştı.[70] Veri merkezlerine yüz milyarlarca dolar yatırmış ve bu parayı ticari gelirle karşılayamayan bir sektör için de öyleydi. Çipin parasını ödeyecek ticari gelir ortada yoktu ve o parayı ödeyebilecek tek bütçe savaş bütçesiydi. Çip tarafında ise ölçek yasasının devlet eliyle uygulanması beklenenin tersi bir sonuç vermişti. Çinli DeepSeek şirketinin Ocak 2025 sonunda yayımladığı model, çok daha düşük bir eğitim bütçesiyle rakip başarıma ulaştığı iddiasıyla Amerikan teknoloji hisselerinde bir günde yaklaşık bir trilyon dolarlık değer kaybına yol açtı. Abluka, hedef aldığı ülkeyi bağımlı kılmak yerine kendi üretim zincirini kurmaya ve eldeki çipi daha verimli kullanmaya zorlamıştı.[71] Amerikan devleti Aralık 2025’te Nvidia’nın Çin’e satacağı çiplerin gelirinin dörtte birinin hazineye aktarılması koşuluyla ihracata izin verdi ve yasak böylece bir vergiye dönüştü.[72] Üç yıl içinde ihracat yasağından ihracat payına geçilmişti ve iki durumda da çipi kimin üreteceğine, kime satacağına ve gelirin nereye gideceğine Amerikan devleti karar veriyordu.
ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) Nisan 2025’te Palantir ile belgesiz göçmenleri izleyip sınır dışı etme sürecini tek bir yazılımda toplayacak otuz milyon dolarlık bir sözleşme imzalamıştı. Palantir’in ICE için kurduğu sistemler plakadan okul kaydına, göz renginden dövmeye kadar yüzlerce veri kategorisini birleştiriyordu ve Gotham’ın Irak’ta işgal altındaki nüfus için yaptığı işi bu kez Amerika’nın içindeki göçmen nüfus için yapıyordu.[73] Kişiler de devlet ile şirket arasında dolaşıyordu. Musk dört ay boyunca hükümetin içinde çalıştı, Palantir’in teknoloji direktörü Shyam Sankar Kara Kuvvetleri’nde yarbay rütbesi taşıyordu ve Thiel’in finanse ettiği Vance başkan yardımcısıydı.[74]
İran’a emperyalist müdahale ve Minab saldırısı
İsrail’in Haziran 2025’te İran’a saldırısında kullandığı hedefleme sistemleri Gazze’de geliştirilmişti. İşgalci İsrail güçleri Filistin’de on yıllardır telefon şebekesini, internet omurgasını ve kontrol noktalarındaki yüz tanıma ağını elinde tutuyordu, Google ile Amazon’un 2021’de imzaladığı Nimbus sözleşmesi bu düzenin bulut ayağını iki Amerikan tekeline bağlamıştı ve Yuval Abraham’ın 2025’te ulaştığı sözleşme metnine göre iki şirket, İsrail’in hizmeti hangi amaçla kullandığına bakılmaksızın erişimi kesmemeyi kabul etmişti.[75]
Ekim 2023’ten sonra bu altyapının üzerine hedefleme katmanı eklendi. İsrailli ve Filistinli gazetecilerin soruşturmalarına göre Habsora adlı sistem gözetim verilerini işleyerek Gazze’de bombalanacak yapı hedeflerini otomatik üretiyordu. Lavender adlı ikinci sistem doğrudan insanları hedef alıyor ve her bireye militan olma olasılığına dair bir puan veriyordu. Sistem saldırının ilk haftalarında otuz yedi bin kadar Filistinliyi işaretledi, hata payı baştan yüzde on olarak kabul edildi, insan denetimi çoğu durumda hedefin erkek olup olmadığını doğrulamakla sınırlı kaldı ve bu doğrulama yaklaşık yirmi saniye sürdü. Where’s Daddy adlı üçüncü sistem, işaretlenen kişinin evine girdiği anı tespit ederek saldırının zamanını belirliyordu. Düşük rütbeli tek bir hedef için on beş ila yirmi kişinin öldürülmesinin kabul edilebilir sayılması, sistemin parametrelerine önceden yazılmıştı.[76] Kaç kişinin ölmesinin göze alınacağı sorusu bir parametreye dönüşünce sistemin teknik ayarı gibi görünmeye başlıyordu ve İsrail ordusu soruşturma yayımlandığında sistemin bir veri tabanından ibaret olduğunu, hedefleri insanların seçtiğini açıkladı. Soruşturmanın dayandığı altı istihbarat subayının anlattığı yirmi saniyelik onay, Amerikan yönergesinin tarif ettiği uygun düzeydi.[77]
Antony Loewenstein’ın gösterdiği gibi işgal altındaki nüfus üzerinde denenen araçlar sahada denenmiş etiketiyle uluslararası pazara sürülüyordu ve Amerikan şirketleri bu laboratuvarın dışında kalmadı.[78] Palantir Ocak 2024’te yönetim kurulu toplantısını Tel Aviv’de yaptı ve İsrail Savunma Bakanlığı’yla stratejik ortaklık ilan etti, OpenAI aynı ay kullanım koşullarından askeri kullanım yasağını sessizce sildi, Google Nimbus’a karşı oturma eylemi yapan elli çalışanını Nisan 2024’te işten çıkardı ve Ağustos 2025’te bir soruşturma, İsrail askeri istihbaratının Gazze ve Batı Şeria’da günde milyonlarca telefon görüşmesini Microsoft’un bulut altyapısında sakladığını ortaya koydu.[79] Gazze’den yazan gazeteciler Malak Hijazi ile Ohood Nassar’ın belgelediği gibi, avuç içi büyüklüğündeki silahlı dört pervaneli araçlar aynı dönemde gündelik öldürmenin aracı haline geldi. Brown Üniversitesi’nin bir araştırması tek bir ayda, kafasından, boynundan ya da göğsünden tek bir küçük kalibreli kurşunla vurulmuş on sekiz çocuk vakası kaydetti.[80] Gazze Sağlık Bakanlığı’nın kayıtlarına göre Ağustos 2026 itibarıyla ölü sayısı yetmiş üç binin üzerinde, bunun yirmi bir buçuk bin kadarı çocuk ve Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesten bu yana bin kişiyi aşkın insan öldürüldü.[81]
Aynı sistemler Haziran 2025’te İran’a çevrildi. İsrail İran’a saldırdı ve on iki gün süren savaşın onuncu gününde Amerikan uçakları İran’ın üç nükleer tesisini vurdu.[82] İsrail’in ilk gece yüzlerce hedefi eş zamanlı vurabilmesi, iki yıldır Gazze’de işletilen bu sistemlere dayanıyordu.[83] Amerikan Savunma Bakanlığı Temmuz 2025’te dört öncü model şirketiyle, Anthropic, Google, OpenAI ve xAI ile her biri iki yüz milyon dolara kadar çıkabilen sözleşmeler imzaladı. Sonradan ortaya çıkan sözleşme metinlerine göre şirketler, savaş yürütmeden lojistiğe ve askeri istihbarata uzanan alanlarda askeri üstünlüğü ve askeri karar almayı geliştirecek prototipler yapmayı kabul etmişti.[84] Sözleşmelerden bir ay önce Anthropic, gizli ağlarda çalışmak üzere tasarlanmış ve içerik kısıtlamaları gevşetilmiş bir model sürümünü ulusal güvenlik kurumlarına açmış, OpenAI aynı ay devlet müşterileri için ayrı bir birim kurmuştu.[85] Sohbet arayüzü üreten her büyük şirket, Google dahil, bir savunma yüklenicisi olmuştu. Beyaz Saray Temmuz 2025’te federal düzenlemeyi asgariye indiren, eyaletlerin kendi düzenlemelerini cezalandıran ve Amerikan modellerinin bütünüyle dünyaya ihraç edilmesini devlet politikası ilan eden bir eylem planı ile modellerin ideolojik olarak tarafsız olmasını şart koşan bir kararname yayımladı ve Eylül’de Savunma Bakanlığı’nın adı Savaş Bakanlığı olarak değiştirildi.[86]
Sözleşmelerin imzalanmasından altı ay sonra modeller sahadaydı. Amerikan özel kuvvetleri 3 Ocak 2026’da Caracas’ı bombalayıp Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu ve eşini kaçırdı ve New York’ta yargılanmak üzere Amerika’ya götürdü. Venezuela Savunma Bakanlığı’na göre baskında seksen üç kişi öldü. The Wall Street Journal Şubat’ta, operasyonda Anthropic’in dil modelinin Palantir’in platformu üzerinden kullanıldığını yazdı. Modelin hangi işi yaptığı gizli, istihbarat verisinin özetlenmesi ve uydu görüntüsünün analizi en çok anılan işler ve Anthropic’in kullanım koşulları modelin şiddet, silah geliştirme ve gözetim için kullanılmasını yasaklıyordu. Şirket herhangi bir operasyona dair yorum yapamayacağını açıkladı.[87]
27 Şubat’ta OpenAI, gizli askeri ağlarda çalışacak sürümü için bakanlıkla anlaşma imzaladı ve şirketin genel müdürü anlaşmanın aceleye geldiğini kabul etti.[88] Ertesi gece ABD ile İsrail İran’a saldırdı. Genelkurmay Başkanı’nın açıkladığı zaman çizelgesine göre ilk füzelerden saatler önce Siber Komutanlık İran’ın haberleşme altyapısını ve hava savunma ağını işlevsiz bıraktı.[89] İletişim çöktükten sonra uydulardan ve insansız hava araçlarından gelen veri tek bir akış halinde Merkez Kuvvetler Komutanlığı'na aktı. Al Jazeera’nin aktardığına göre Maven ile ona bağlı dil modelleri bu akışı işleyip komuta kademesine öncelikli hedef listesi sundu ve operasyonun ilk yirmi dört saatinde binden fazla hedef vuruldu.[90] Merkez Kuvvetler Komutanı Brad Cooper, Amerikan ordusunun sahaya sürdüğü yapay zekâ araçlarının karar sürecini eşi görülmemiş ölçüde hızlandırdığını açıkladı.[91] Askeri terminolojide öldürme zinciri denen bulma ve vurma adımları arasındaki süre saniyelere inmişti ve Palantir ile Anduril’in on yıl önce tasarladığı zincir ilk kez bu ölçekte işletiliyordu.
Binden fazla hedefin arasında İran’ın Minab kentindeki bir ilkokul da vardı. Okul vuruldu ve çoğu çocuk en az yüz yetmiş beş kişi öldü. The New York Times’ın ulaştığı ön soruşturma raporuna göre Merkez Komutanlık bu noktayı vururken Savunma İstihbarat Ajansı’nın veri tabanındaki eski koordinatları temel almıştı. Bina 2013 ile 2016 arasında askeri alandan ayrılmış, duvarları boyanmış, avlusuna oyun alanı yapılmıştı, ama veri tabanında hâlâ askeri hedef olarak kodluydu.[92] Askeri yetkililer sorunu personelin eski veriyi çift kontrolden geçirmemesine bağladı. Soruşturma tamamlanmadı ve hedef listesini hangi sistemin ürettiği resmî olarak açıklanmadı.

Modelin sahibinin zincire koymak istediği sınırın ne kadar tuttuğu İran saldırısının ilk gününde görüldü. Anthropic, Pentagon’un modelini kitlesel iç gözetim ve insan onayı gerektirmeyen tam özerk silahlar için kullanmasına sözleşme sınırı koymak isteyince Trump 27 Şubat’ta federal kurumların şirketin ürünlerini kullanmayı bırakmasını emretti ve bakanlık Mart başında şirketi resmen tedarik zinciri riski ilan etti.[93] The Wall Street Journal’a göre Merkez Komutanlık, Trump’ın yasak kararından saatler sonra, 28 Şubat’taki saldırılarda Claude’u istihbarat değerlendirmesi, hedef belirleme ve savaş senaryoları simülasyonu için kullanmaya devam etti. Claude, Palantir’in Maven Smart System’ine gömülüydü.[94] Palantir’in, hangi model hangi kısıtlamayla üretilmiş olursa olsun her modeli aynı zincire bağlayan katman olduğu burada görüldü ve modelin sahibinin sözleşmeye yazdığı sınır, o katmanın içinde geçersizleşti. Anthropic’in genel müdürü Haziran’da, modelinin Minab okul saldırısında kullanılıp kullanılmadığını bilmediğini söyledi.[95] Savunma Bakanlığı Mart’ta Maven’ı ordunun kalıcı ana programlarından biri ilan etti ve sözleşme tavanı 1,3 milyar dolara çıktı.[96] Federal mahkeme Anthropic yasağını Ağustos’ta hukuksuz bularak kaldırdı, bakanlık karara itiraz etti ve dava sürüyor.[97] İki taraf da modelin orduda kullanılacağında hemfikirdi, tartışılan şey kullanımın sözleşmede nasıl yazılacağıydı.
The Intercept’in bilgi edinme davasıyla bu ay elde ettiği dört yüz sayfalık belgeler, Temmuz 2025 sözleşmelerinin bir yazılım satışından daha derin olduğunu gösteriyor. Şirketler Amerikan ordusuna en gelişmiş modellerine erişim sağlamanın yanında, bakanlığın yapay zekâ stratejisine yön vermeyi, askerî harekât brifinglerini almayı, ortak savaş tatbikatları yürütmeyi ve kendi ürünlerinin gelecekteki risklerini kendileri tahmin edip raporlamayı taahhüt etmiş. Şirket mühendislerinin doğrudan muharip komutanlıklara yerleştirilmesi de sözleşmeye yazılmış. Belgelerden birine göre bakanlık OpenAI’dan, kendisine verilen talimatları nadiren reddedecek biçimde ayarlanmış bir model istemiş, OpenAI ise bu ifadenin imzalanan son sözleşmeye girmediğini söylüyor.[98] Aynı modeller Eylül 2025’ten bu yana Karayipler’de uyuşturucu taşıdığı iddia edilen tekneleri vuran saldırılarda kullanılıyor ve bu saldırılarda öldürülenlerin kim olduğu bağımsız olarak doğrulanamıyor.[99] Belgelerin büyük bölümü hâlâ karartılmış durumda.
Yavaşlama çağrısı
Şirketlerin kendi aralarındaki hamleler bu ay yeni bir aşamaya geçti. Anthropic’in genel müdürü Dario Amodei 12 Eylül’de yayımladığı bir yazıda sektörün güvenlik lehine birlikte yavaşlaması çağrısı yaptı, aynı gün OpenAI’dan Sam Altman, SpaceXAI’dan Elon Musk ve DeepMind’dan Demis Hassabis bu çağrıya açıkça katıldıklarını duyurdu ve 18 Eylül’de dört şirket, abonelik ücreti ödeyen dört kullanıcının açtığı bir antitröst davasıyla karşılaştı. Dava, rakiplerin rekabetin tehlikeli olduğuna kendi aralarında karar veremeyeceğini savunuyor.[100] Yavaşlama çağrısının şirketlerin hangi işi yavaşlatacağına dair tek bir söz içermediği ise dikkat çekmedi. Aynı ay Amerikan ordusuyla imzalanmış sözleşmeler yürürlükteydi, Karayipler’deki saldırılar sürüyordu ve Maven ordunun kalıcı altyapısı olarak çalışıyordu.
Beyaz Saray’ın cevabı 19 Eylül’de geldi. Trump, yapay zekâya dair kaygıları bir aldatmaca ilan edip sanayinin büyümesini hiçbir biçimde engellemeyeceğini duyurdu, bir yapay zekâ çarı atayacağını ve ilk döneminde kurduğu Uzay Kuvvetleri’ne benzer biçimde bir Yapay Zekâ Kuvvetleri kuracağını açıkladı.[101] Yapay zekânın bir ordu birimi olarak örgütlenmesi, bu bölümde izlediğimiz on beş yılın sonunda kurumsal bir biçim almış oluyor. Amerika’da yapay zekâya yönelik itiraz ise Kongre’den çok kasabalardan geliyor. Veri merkezlerinin su tükettiği, elektrik faturalarını yükselttiği ve gürültü ürettiği kasabalarda yürütülen kampanyalar, anketlere göre Amerikalıların dörtte üçünün kendi bölgesine veri merkezi kurulmasına karşı çıkmasıyla sonuçlandı ve tepki Cumhuriyetçi seçmeni de kapsıyor. Kongre’de 2025’te yapay zekâya dair dört yüze yakın tasarı sunuldu, hiçbiri yasalaşmadı ve Cumhuriyetçiler eyaletlerin yapay zekâ düzenlemesi yapmasını on yıl boyunca yasaklayan bir maddeyi bütçe yasasına eklemeye çalıştı, Senato maddeyi Temmuz 2025’te doksan dokuza bir oyla metinden çıkardı. Demokrat Parti liderliği ise tepkiye, yapay zekâ politikası kurulunu sektörün temsilcileriyle doldurarak ve adaylarına sektör patronlarını kızdırmamayı öğütleyerek karşılık verdi, çünkü iki partinin kampanya kasaları da aynı şirketlerin bağışlarıyla doluyor.[102]

Toplam işçiye sahip çıkmak
Minab’daki okulun koordinatlarını veri tabanına giren analist, Caracas’a giden birliğin istihbarat özetini üreten modeli eğiten mühendis, o modelin cevaplarını Nairobi’de sıralayan işçi, çipi Tayvan’da üreten teknisyen ve çipin ham maddesini Kongo’da çıkaran madenci aynı üretim sürecinin farklı aşamalarında çalıştı. Hiçbiri diğerini tanımıyordu ve hiçbirine ürünün nereye gideceği sorulmadı. Fabrikada işbölümü büyüdükçe ürün, birbirinin işini görmeyen yüzlerce işçinin ortak ürünü haline gelmiş ve o ortak üreticiye toplam işçi denmişti.[103] Yapay zekâ bu bütünü dünya ölçeğine taşıdı ve sermayeyi ona her yıl daha çok bağımlı kıldı, çünkü ölçek yasası daha çok veri, daha çok çip ve daha çok emek istiyor. Bağımlılık büyürken parçalar birbirinden uzak tutuluyor. Nairobi’deki işçiyi taşeron, mühendisi gizlilik sözleşmesi, kullanıcıyı ücretsiz hizmet koşulları bağlıyor ve üretim tarihte hiç olmadığı kadar kolektifleşirken üretenler hiç olmadığı kadar parçalı kalıyor.
Aynı çelişkiyi serinin ilk bölümünden beri izliyoruz. Sömürge idaresinin nüfus kütüğü, fabrikanın zaman etüdü, perseptron ve Vietnam’a atılan sensörler, kolektif emeğin ürettiği bilgiyi her seferinde toplayanın elinde bir güce çevirdi ve üretici güç olarak biriken şey, mülkiyet ilişkisinin içinden geçerken yıkıcı güce dönüştü. Son on beş yılda birikim dört şirketin sunucusunda sabit sermaye biçimini aldı, ölçek yasasıyla bir yarışa, çip ambargosuyla bir devlet doktrinine çevrildi ve Palantir’de Amerikan ordusuyla birleşti. Birikimin biçimini, modeli eğiten sermayeyi merkezde, madenciyi ve etiketçiyi çevrede, deneme sahasını işgal altındaki bir halkın üzerinde tutan emperyalist hiyerarşi belirledi ve yapay zekâ o hiyerarşiyi yeniden üretiyor. Hiyerarşinin tepesindeki devlet aynı zamanda sektörün son müşterisi konumunda ve veri merkezlerine yatırılan yüz milyarlarca dolar ticari gelirle karşılanamayınca o parayı, üretim araçlarına yatırılmış sermayenin kendi gelirini bulamadığı her dönemde olduğu gibi, savaş bütçesi ödedi.[104]
Parçalanmış bu bütün, kendisine sorulmadan satılan ürününe yine de itiraz etmeye başladı. Google mühendisleri 2018’de bir ordu sözleşmesini durdurdu. Timnit Gebru modelin eğitim verisinin ne taşıdığını yazdı ve kovuldu. Nairobi’deki etiketçiler sendika kurup Meta’yı Kenya mahkemesinde doğrudan işveren olarak tescil ettirdi. Microsoft çalışanları, Gazze’deki telefon kayıtlarının şirketin sunucularında saklanmasına karşı kampanya yürüttü ve şirket erişimi kesmek zorunda kaldı. Amerikan kasabalarında insanlar elektriğini ve suyunu tükettiği için veri merkezlerine karşı çıktı. Ücretleri, ülkeleri ve işleri birbirinden çok uzak bu insanların ortak yanı, aynı ürünün üretimine katılmaları ve o ürünün kaderi üzerinde söz istemeleriydi. Hiçbiri (şimdilik) mülkiyet ilişkisini değiştiremedi, ama hepsi, birkaç yönetim kurulunun verdiği kararın başka bir yerde de verilebileceğini gösterdi.
Sömürge hesabından Palantir’e, perseptrondan Minab’a uzanan dört bölümün anlattığı hikâyede asıl soru makinelerin insanı aşıp aşmayacağı olmadı. Soru, insanların kendi ürettikleri makinelerin ne için çalışacağına karar verip veremeyecekleriydi. O karar bugün birkaç yönetim kurulunda, bir savaş bakanlığında ve bir başkanlık kararnamesinde duruyor. Yapay zekânın üretici güç olarak taşıdığı olanak, planlamanın, serbest zamanın ve ortaklaşa üretimin olanağı, o karar üretenlerin eline geçmeden gerçekleşmeyecek. Toplam işçiye sahip çıkmak, o karara sahip çıkmak gerekiyor.
Dipnotlar:
[1] Cade Metz, Genius Makers. The Mavericks Who Brought AI to Google, Facebook, and the World, Dutton, 2021.
[2] Nick Srnicek, Platform Capitalism, Polity, 2017, ikinci bölüm.
[3] Nick Dyer-Witheford, Atle Mikkola Kjøsen ve James Steinhoff, Yapay Zekâ ve Kapitalizmin Geleceği. İnsandışı Bir Güç, çev. Barış Cezar, İletişim Yayınları, 2022, s. 101-103.
[4] Glenn Greenwald ve Ewen MacAskill, “NSA Prism Program Taps in to User Data of Apple, Google and Others”, The Guardian, 7 Haziran 2013.
[5] Yaniv Taigman vd., “DeepFace. Closing the Gap to Human-Level Performance in Face Verification”, IEEE Conference on Computer Vision and Pattern Recognition, 2014; Jack Clark, “Google Turning Its Lucrative Web Search Over to AI Machines”, Bloomberg, 26 Ekim 2015; Quoc V. Le ve Mike Schuster, “A Neural Network for Machine Translation, at Production Scale”, Google Research Blog, 27 Eylül 2016.
[6] Adam D. I. Kramer, Jamie E. Guillory ve Jeffrey T. Hancock, “Experimental Evidence of Massive-Scale Emotional Contagion Through Social Networks”, Proceedings of the National Academy of Sciences, cilt 111, sayı 24, 2014, s. 8788-8790.
[7] Alex Rosenblat, Uberland. How Algorithms Are Rewriting the Rules of Work, University of California Press, 2018.
[8] Colin Lecher, “How Amazon Automatically Tracks and Fires Warehouse Workers for ‘Productivity’”, The Verge, 25 Nisan 2019.
[9] Matteo Pasquinelli, Patronun Gözü. Yapay Zekânın Sosyal Tarihi, çev. Elçin Gen, Metis Yayınları, 2025, sonuç bölümü.
[10] Jeffrey Dastin, “Amazon Scraps Secret AI Recruiting Tool That Showed Bias Against Women”, Reuters, 10 Ekim 2018.
[11] Carl Benedikt Frey ve Michael A. Osborne, “The Future of Employment: How Susceptible Are Jobs to Computerisation?”, Technological Forecasting and Social Change, cilt 114, 2017, s. 254-280. Yetmiş mesleğin elle puanlanıp sonucun yedi yüz iki mesleğe bir sınıflandırıcıyla yayılması için çalışmanın yöntem bölümüne bakılabilir.
[12] Carole Cadwalladr ve Emma Graham-Harrison, “Revealed. 50 Million Facebook Profiles Harvested for Cambridge Analytica in Major Data Breach”, The Guardian, 17 Mart 2018. Amerikan Federal Ticaret Komisyonu’nun beş milyar dolarlık cezası Temmuz 2019’da açıklandı.
[13] Dyer-Witheford vd., a.g.e., s. 60.
[14] A.g.e., s. 59-61.
[15] Cheryl Pellerin, “Project Maven to Deploy Computer Algorithms to War Zone by Year’s End”, ABD Savunma Bakanlığı, 21 Temmuz 2017.
[16] Kate Crawford, Atlas of AI. Power, Politics, and the Planetary Costs of Artificial Intelligence, Yale University Press, 2021, altıncı bölüm.
[17] Scott Shane ve Daisuke Wakabayashi, “The Business of War. Google Employees Protest Work for the Pentagon”, The New York Times, 4 Nisan 2018.
[18] Dyer-Witheford vd., a.g.e., s. 140-141.
[19] Ari Levy, Lauren Hirsch, “Amazon Bans Police Use of Facial Recognition Technology for One Year”, CNBC, 10 Haziran 2020.
[20] Avie Schneider, Laura Sydell, “Microsoft Workers Protest Army Contract with Tech ‘Designed to Help People Kill’”, NPR, 22 Şubat 2019.
[21] ABD Savunma Bakanlığı, “Establishment of the Joint Artificial Intelligence Center”, 27 Haziran 2018.
[22] Palantir’in kuruluşu ve PayPal’ın dolandırıcılık algoritması için bkz. Diyar Saraçoğlu, “Üretici güçlerden imha makinesine. Palantir ve emperyalist hegemonya”, bianet, 24 Nisan 2026. Igor sistemi, Thiel’in koyduğu ilk sermaye ve CIA’in şirketin tek müşterisi olduğu dönem için bkz. Max Chafkin, The Contrarian. Peter Thiel and Silicon Valley’s Pursuit of Power, Penguin Press, 2021. In-Q-Tel’in yatırımı için bkz. Erik German, “Meet the CIA-Backed Venture Fund Behind Palantir, Anduril—and a Spy Tool That Might Be on Your Phone”, Fortune, 29 Temmuz 2025.
[23] Gotham’ın işleyişi ile Irak ve Afganistan’daki saha kullanımı için bkz. Saraçoğlu, “Üretici güçlerden imha makinesine”, a.g.y. ve Chafkin, a.g.e.
[24] Vera Bergengruen, “How Tech Giants Turned Ukraine Into an AI War Lab”, Time, 8 Şubat 2024; Joe Gould, “Palantir’s Karp Is First Western CEO to Visit Zelenskyy Amid Invasion”, Defense News, 2 Haziran 2022.
[25] Maven’ın devralınması ve hedefleme döngüsü için bkz. Saraçoğlu, “Üretici güçlerden imha makinesine”, a.g.y. Sözleşme için bkz. “Palantir Wins $480 Million Army Contract for Maven Smart System”, Reuters, 29 Mayıs 2024. Yapay Zekâ Platformu için bkz. Alberto Toscano, “Tahakküm kurmak için inşa edildi”, çev. Diyar Saraçoğlu, bianet, 28 Nisan 2026.
[26] Palantir ile Anduril arasındaki işbölümü için bkz. Saraçoğlu, “Üretici güçlerden imha makinesine”, a.g.y. Anduril’in yatırımcıları için bkz. German, a.g.y.
[27] Sadowski’nin değerlendirmesini aktaran Toscano, a.g.y.; Saraçoğlu, “Üretici güçlerden imha makinesine”, a.g.y.
[28] Ashish Vaswani vd., “Attention Is All You Need”, Advances in Neural Information Processing Systems 30, 2017, s. 5998-6008.
[29] Fei-Fei Li, The Worlds I See. Curiosity, Exploration, and Discovery at the Dawn of AI, Flatiron Books, 2023.
[30] Jared Kaplan vd., “Scaling Laws for Neural Language Models”, arXiv, 2001.08361, Ocak 2020.
[31] Karen Hao, Empire of AI. Dreams and Nightmares in Sam Altman’s OpenAI, Penguin Press, 2025.
[32] A.g.e. Ayrıca bkz. “Karen Hao ile yapay zekâ imparatorluğu üzerine”, bianet, 21 Ağustos 2025.
[33] Hao, a.g.e.
[34] Tom B. Brown vd., “Language Models Are Few-Shot Learners”, Advances in Neural Information Processing Systems 33, 2020, s. 1877-1901.
[35] Bartz v. Anthropic PBC, Kuzey Kaliforniya Bölge Mahkemesi, No. 3:24-cv-05417. Yargıç Haziran 2025’te yasal yoldan edinilmiş kitaplarla eğitimi adil kullanım saydı, korsan kopyalar için davanın sürmesine karar verdi ve taraflar Eylül 2025’te bir buçuk milyar dolarlık uzlaşmaya vardı.
[36] Özgür Narin, “Yapay Zekâ ve Emek. Bir Toplumsal Tarih”, Elektrik Mühendisliği, sayı 476, Nisan 2025, s. 46-47.
[37] ABD Ticaret Bakanlığı Sanayi ve Güvenlik Bürosu, “Implementation of Additional Export Controls”, 7 Ekim 2022.
[38] Michael Race, “Dutch Government Restricts Export of Chip Equipment to China”, BBC, 8 Mart 2023.
[39] “Nvidia Becomes World’s Most Valuable Company”, Reuters, 18 Haziran 2024.
[40] Long Ouyang vd., “Training Language Models to Follow Instructions with Human Feedback”, Advances in Neural Information Processing Systems 35, 2022, s. 27730-27744.
[41] Billy Perrigo, “Exclusive. OpenAI Used Kenyan Workers on Less Than $2 Per Hour to Make ChatGPT Less Toxic”, Time, 18 Ocak 2023.
[42] Veri giriş ve etiketleme işinin coğrafi dağılımı için bkz. Pasquinelli, a.g.e., sonuç bölümü; Mary L. Gray ve Siddharth Suri, Ghost Work, Houghton Mifflin Harcourt, 2019.
[43] Krystal Hu, “ChatGPT Sets Record for Fastest-Growing User Base”, Reuters, 2 Şubat 2023.
[44] OpenAI, “Terms of Use” ve “How your data is used to improve model performance”, help.openai.com, 2023.
[45] Billy Perrigo, “Inside Facebook’s African Sweatshop”, Time, 14 Şubat 2022; Ayenat Mersie, “Meta Sued in Kenya over Content Moderators’ Working Conditions”, Reuters, 10 Mayıs 2022.
[46] Billy Perrigo, “150 African Workers for ChatGPT, TikTok and Facebook Vote to Unionize”, Time, 1 Mayıs 2023.
[47] Nico Grant ve Cade Metz, “A New Chat Bot Is a ‘Code Red’ for Google’s Search Business”, The New York Times, 21 Aralık 2022.
[48] Dina Bass, “Microsoft to Invest $10 Billion in OpenAI”, Bloomberg, 23 Ocak 2023; Derek Saul, “Nvidia Hits $1 Trillion Market Value”, Forbes, 30 Mayıs 2023.
[49] Stanford Institute for Human-Centered AI, Artificial Intelligence Index Report 2025, 2025, birinci bölüm.
[50] Dört şirketin 2024 ve 2025 yatırım açıklamaları için bkz. Ryan McMorrow, Rafe Rosner-Uddin ve Hannah Murphy, “Big Tech’s AI Spending Spree”, Financial Times, 31 Temmuz 2026.
[51] Emily M. Bender, Timnit Gebru, Angelina McMillan-Major ve Shmargaret Shmitchell, “On the Dangers of Stochastic Parrots”, Proceedings of the 2021 ACM Conference on Fairness, Accountability, and Transparency, 2021, s. 610-623.
[52] “Google Fires Margaret Mitchell, Another Top Researcher on Its AI Ethics Team”, The Guardian, 20 Şubat 2021.
[53] Future of Life Institute, “Pause Giant AI Experiments. An Open Letter”, 22 Mart 2023.
[54] Emily M. Bender ve Alex Hanna, The AI Con. How to Fight Big Tech’s Hype and Create the Future We Want, Harper, 2025.
[55] Narin, a.g.y., s. 39.
[56] Britanya Hükümeti, The Bletchley Declaration, 1 Kasım 2023.
[57] Avrupa Birliği Yapay Zekâ Tüzüğü, 2024/1689, madde 2, fıkra 3.
[58] ABD Savunma Bakanlığı, Directive 3000.09. Autonomy in Weapon Systems, 25 Ocak 2023.
[59] Beyaz Saray, “Executive Order 14110. Safe, Secure, and Trustworthy Development and Use of Artificial Intelligence”, 30 Ekim 2023.
[60] Thiel’in 2016’daki desteği, Palantir’in kendini tek vatansever teknoloji şirketi olarak pazarlaması ve Biden dönemindeki sözleşmeler için bkz. Saraçoğlu, “Üretici güçlerden imha makinesine”, a.g.y. Yarvin için bkz. David Marchese, “Curtis Yarvin Says Democracy Is Done”, The New York Times, 18 Ocak 2025.
[61] Marc Andreessen, “The Techno-Optimist Manifesto”, a16z.com, 16 Ekim 2023.
[62] “Elon Musk donated $288 million in 2024 election, final tally shows”, The Washington Post, 31 Ocak 2025.
[63] Saraçoğlu, “Üretici güçlerden imha makinesine”, a.g.y.; Toscano, “Tahakküm kurmak için inşa edildi”, a.g.y. Toscano’nun günümüz sağının teknoloji sermayesiyle ilişkisine dair daha geniş çözümlemesi için bkz. Alberto Toscano, Late Fascism. Race, Capitalism and the Politics of Crisis, Verso, 2023.
[64] Beyaz Saray, “Removing Barriers to American Leadership in Artificial Intelligence”, 23 Ocak 2025; “OpenAI, SoftBank, Oracle to Invest $500 Billion in Stargate”, Reuters, 22 Ocak 2025.
[65] Jennifer Elias, “Google Removes Pledge to Not Use AI for Weapons, Surveillance”, CNBC, 4 Şubat 2025.
[66] “Elon Musk’s DOGE Feeds Sensitive Federal Data into AI Tools”, The Washington Post, 6 Şubat 2025. Palantir’in vergi idaresi verisi için yazdığı arayüz için bkz. Toscano, a.g.y.
[67] Şirketin gelir büyümesi için bkz. “Palantir shares jump on upbeat revenue outlook as businesses adopt AI”, Reuters, 4 Şubat 2025. Piyasa değerindeki artış için bkz. Toscano, a.g.y.
[68] Kampüs afişleri ve eski çalışanların “Shire Temizliği” başlıklı açık mektubu için bkz. Toscano, a.g.y.
[69] Alexander C. Karp ve Nicholas W. Zamiska, The Technological Republic. Hard Power, Soft Belief, and the Future of the West, Crown Currency, 2025.
[70] Nick Srnicek, “Yapay zekâ şirketleri ABD’nin askerî hamlelerinin nasıl parçası oldu?”, çev. Diyar Saraçoğlu, bianet, 22 Ocak 2026.
[71] Abhishek Vishnoi, Winnie Hsu, Jan-Patrick Barnert ve Bloomberg “DeepSeek buzz puts tech stocks on track for $1 trillion wipeout”, Fortune, 27 Ocak 2025.
[72] Kif Leswing, “Trump Greenlights Nvidia H200 AI Chip Sales to China If U.S. Gets 25% Cut”, CNBC, 8 Aralık 2025; Michael C. Horowitz, “The Consequences of Exporting Nvidia’s H200 Chips to China”, Council on Foreign Relations, 9 Aralık 2025.
[73] “ICE Is Paying Palantir $30 Million to Build ‘ImmigrationOS’ Surveillance Platform”, Wired, 18 Nisan 2025. Ayrıca bkz. “ABD’de göçmen polisi ICE, altı ayda Microsoft’a bağımlılığını üç katına çıkardı”, bianet, 23 Şubat 2026. Soruşturma Vaka Yönetim sistemi için bkz. Toscano, a.g.y. Falcon sistemi için bkz. Saraçoğlu, “Üretici güçlerden imha makinesine”, a.g.y.
[74] Steven Levy, “At Palantir’s Developer Conference, AI Is Built to Win Wars”, Wired, 20 Mart 2026.
[75] Nimbus sözleşmesi için bkz. Yuval Abraham, “İsrail’in Google ve Amazon’la yaptığı anlaşmanın perde arkası”, çev. Diyar Saraçoğlu, bianet, 4 Kasım 2025. Altyapı ve gözetim düzeni için bkz. Amnesty International, Automated Apartheid, 2 Mayıs 2023; Helga Tawil-Souri, “Digital Occupation. Gaza’s High-Tech Enclosure”, Journal of Palestine Studies, cilt 41, sayı 2, 2012, s. 27-43; Karin Laub “Palestinians to Get 3G in West Bank, after Israel Lifts Ban”, Associated Press, 15 Ocak 2018. Üç katmanlı çözümleme için bkz. Diyar Saraçoğlu, “Üretici güçten yıkıcı güce. Filistin’de dijital sömürgecilik”, bianet, 7 Ekim 2025.
[76] Yuval Abraham, “‘Lavender’. The AI Machine Directing Israel’s Bombing Spree in Gaza”, +972 Magazine, 3 Nisan 2024; Yuval Abraham, “‘A Mass Assassination Factory’”, +972 Magazine, 30 Kasım 2023.
[77] Abraham, “Lavender”, a.g.y.
[78] Antony Loewenstein, Filistin Laboratuvarı: İsrail işgal teknolojilerini dünyaya nasıl ihraç ediyor?, çev. Özlem Özarpacı, Metis Yayınları, 2024.
[79] Palantir’in Tel Aviv toplantısı için bkz. Toscano, a.g.y.; Sam Biddle, “OpenAI Quietly Deletes Ban on Using ChatGPT for ‘Military and Warfare’”, The Intercept, 12 Ocak 2024; Blake Montgomery, Erum Salam, “Google Fires 28 Employees After Sit-in Protest Over Israel Cloud Contract”, The Guardian, 18 Nisan 2024; Harry Davies, Yuval Abraham ve Sebastian Ben Daniel, “Revealed. Microsoft Azure Used by Israeli Military for Mass Surveillance of Palestinians”, The Guardian, 6 Ağustos 2025.
[80] Malak Hijazi ve Ohood Nassar, “Israel’s Quadcopter Drones Have Become a Weapon of Everyday Killing in Gaza”, Truthout, 8 Eylül 2026; Costs of War Project, Quadcopter, Brown Üniversitesi Watson Enstitüsü, 2024.
[81] Gazze Sağlık Bakanlığı verileri, Ağustos 2026. Ayrıca bkz. Hijazi ve Nassar, a.g.y.
[82] “Trump Says U.S. Struck Three Iranian Nuclear Sites”, Reuters, 22 Haziran 2025.
[83] Diyar Saraçoğlu, “ABD ve İsrail İran’a saldırılarda yapay zekâyı nasıl kullanıyor?”, bianet, 31 Mart 2026.
[84] Sözleşmeler için bkz. “Pentagon Awards Mega Contracts to Musk-Owned Company, Other Firms for New ‘Frontier AI’ Projects”, DefenseScoop, 14 Temmuz 2025. Kapsam için bkz. Sam Biddle, “AI Giants Work Hand-in-Hand With the Pentagon, Contracts Reveal”, The Intercept, 8 Eylül 2026.
[85] Anthropic, “Claude Gov models for U.S. national security customers”, 5 Haziran 2025; OpenAI, “Introducing OpenAI for Government”, 16 Haziran 2025.
[86] Beyaz Saray, America’s AI Action Plan, 23 Temmuz 2025; “White House Unveils America’s AI Action Plan”, 23 Temmuz 2025; “Restoring the United States Department of War”, 5 Eylül 2025.
[87] “US Used Anthropic’s Claude During the Venezuela Raid, WSJ Reports”, Reuters, 14 Şubat 2026.
[88] Biddle, “AI Giants Work Hand-in-Hand”, a.g.y.
[89] “Top U.S. General Outlines Initial Timeline of U.S. Military Operation in Iran”, Reuters, 2 Mart 2026.
[90] “US Military Confirms Use of ‘Advanced AI Tools’ in War Against Iran”, Al Jazeera, 11 Mart 2026.
[91] Al Jazeera, a.g.y.
[92] Julian E. Barnes, Eric Schmitt ve Tyler Pager, “U.S. at Fault in Strike on School in Iran, Preliminary Inquiry Says”, The New York Times, 11 Mart 2026.
[93] Karen Freifeld ve Deepa Seetharaman, “Pentagon Designates Anthropic a Supply Chain Risk”, Reuters, 5 Mart 2026.
[94] Marcus Weisgerber, Amrith Ramkumar ve Shelby Holliday, “U.S. Strikes in Middle East Use Anthropic, Hours After Trump Ban”, The Wall Street Journal, 28 Şubat 2026. Tara Copp, Elizabeth Dwoskin ve Ian Duncan, “Anthropic’s AI Tool Claude Central to U.S. Campaign in Iran, Amid a Bitter Feud”, The Washington Post, 4 Mart 2026.
[95] Katrina Manson, “Anthropic CEO Doesn’t Know If Claude Used in Iran School Strike”, Bloomberg, 10 Haziran 2026.
[96] David Jeans, “Pentagon to Adopt Palantir AI as Core US Military System, Memo Says”, Reuters, 21 Mart 2026.
[97] Nick Robins-Early ve ajanslar “Pentagon’s blacklisting of Anthropic was unlawful, US judge rules”, The Guardian, 28 Ağustos 2026.
[98] Biddle, “AI Giants Work Hand-in-Hand”, a.g.y.
[99] Sam Biddle, “AI Giants Work Hand-in-Hand”, a.g.y.
[100] “Lawsuit Says Anthropic, OpenAI, SpaceXAI and Google Made Illegal Agreement on AI Slowdown”, Associated Press, 20 Eylül 2026.
[101] “Trump Says He’s Forming an ‘AI Force’ and Will Name an AI Czar”, Quartz, 19 Eylül 2026.
[102] Chris Lehmann, “AI Is a Kitchen-Table Issue”, The Nation, 18 Eylül 2026.
[103] Toplam işçi kavramı ve yapay zekâ üretim zincirine uygulanması için bkz. Narin, “Yapay Zekâ ve Emek”, a.g.y., s. 46; Karl Marx, Kapital, birinci cilt, çev. Mehmet Selik ve Nail Satlıgan, Yordam Kitap, 2011, on dördüncü bölüm.
[104] Silah alımının aşırı birikimin ürettiği artığı emen ve rekabetten muaf tek büyük talep kaynağı olması için bkz. Paul A. Baran ve Paul M. Sweezy, Tekelci Kapitalizm, çev. Filiz Onaran, Doğan Yayınevi, 1970, yedinci bölüm; Ernest Mandel, Geç Kapitalizm, çev. Candan Badem, Versus Kitap, 2008, dokuzuncu bölüm.
(DS/VC)







