Bir önceki yazıda Makyavel’in modern siyaset biliminin ve realizminin kurucusu olarak kabul edilen, siyaseti dinsel ve ahlaki prangalardan kurtararak özerk bir alan haline getiren bir düşünür olduğunu kısaca ifade etmiştik.
Bu yazıda kendisinin felsefesi başta olmak üzere, kendisi hakkındaki klişelere değinmeyi planlıyorum.
Tekrar olacak belki ama ifade etmekte fayda var, Makyavel’in felsefesinin en temel özelliği, hayal edilen ütopyalar yerine "verità effettuale" (fiili gerçeklik) yani olayların olduğu gibi, çıplak gerçeğiyle incelenmesidir.
Makyavel’in “verità effettuale” diyerek anlattığı şey basitçe şudur: İnsanlar ve siyaset hakkında ‘olması gerekeni’ değil, ‘gerçekte olanı’ esas al der. Olması gereken ile olan arasında fark vardır. Olması gerekenlerin şehvetine kapılırsan olanın hakikatini ıskalama tehlikesi doğar. Düşünün; bir kaptan, fırtınalı bir denizde olması gereken/beklenen dalgaya mı yoksa olan dalgaya göre mi yolunu çizmesi gerekir?
Yani "Verità effettuale” bir yöntemdir. İdealleri olguyla kuran, insanın doğasını bütünlüklü hesaba katan bir yerden bakar. Bir ahlak kuralı kesinlikle değildir, ama bir gerçeklik pusulasıdır.
Felsefesinin diğer yönlerine baktığımızda, siyasetin temelinde insan doğasının değişmezliği yattığını görürüz. İnsan doğası hakkındaki görüşü oldukça karamsardır; insanların genel olarak nankör, bencil, korkak, değişken ve çıkarcı olduğunu savunur. Devlet, Makyavel’e göre; insanların bu kötücül ve bencil doğasını kontrol altına alarak güvenliği ve toplumsal düzeni sağlamak amacıyla ortaya çıkmış rasyonel ve yapay bir kurumdur.
Makyavel’in felsefesinde başarının formülü şu üç kavramın ilişkisine bağlıdır:
Geleneksel ahlaki erdemden farklı olarak; yöneticinin şartlara uyum sağlama yeteneği, politik zekâsı, cesareti ve kararlılığı olarak “Virtu”,
İnsan iradesi dışındaki kontrol edilemeyen olayları temsil eden ve genellikle yıkıcı bir nehre benzetilen “Fortuna”,
Devletin bekası için prensin bazen "iyi olmamayı" öğrenmesini zorunlu kılan durum olarak da “Necessità” yani zorunluluk…
Necessita çok önemli hatta kritik bir kavram. Bu kavram, siyasetin gerçek dünyadaki zorlayıcı koşullarına dairdir. Hatta bugün tüm devletlerin neredeyse üzerinde durduğu, beka dediği meşruiyetini sağladığı alandır. Zorunluluk, siyasal aklı bu şartlara çeker, çünkü varoluşsaldır. Makyavel’de zorunluluk, siyaseti ideallerden çok koşulların zorlayıcılığı içinde düşünmenin adıdır ve odak, devletin elde tutulmasıdır.
Makyavel bu üç durumun diyalektiğini şöyle kurar: Başarılı bir yönetici/hükümdar, virtusu sayesinde fortunanın değişkenliğine karşı hazırlıklı olmalı ve zamanın ruhu neyi gerektiriyorsa (zorunluluk) ona göre hareket eder/etmelidir.
Makyavel felsefesinde siyaset ve ahlak ayrımı da önemlidir.
Kendisi, siyasetin kendine has kuralları olduğunu ve bu kuralların kişisel ahlaktan farklı işlediğini savunur. Bir hükümdar, devleti korumak ve halkın güvenliğini sağlamak gibi yüce bir amaç uğruna gerektiğinde yalan söylemeyi, sözünde durmamayı ve sert yöntemlere başvurmayı bilmelidir. Bu yaklaşım genellikle "amaca giden her yol mubahtır" şeklinde basitleştirilse de Makyavel bu yöntemlerin sadece devletin bekası ve ortak iyilik için kullanılması gerektiğini vurguluyor.
Bir devletin ayakta kalabilmesi için en önemli iki temel “iyi yasalar ve iyi ordulardır.” Makyavel, paralı askerlerin güvenilmez olduğunu, bir devletin gerçek gücünün ancak kendi yurttaşlarından oluşan milli bir ordudan gelebileceğini ısrarla savunur.
Peki halk bağlamı? Hükümdarın en güvenli kalesi halkın sevgisi olmalıdır; bu nedenle hükümdar halkın nefretini kazanmaktan kaçınmalıdır. Makyavel, aristokratların "ezme" arzusuna karşılık halkın sadece "ezilmeme" arzusu taşıdığını, bu yüzden halkın desteğine dayanmanın daha güvenli olduğunu belirtir. Kriz dönemlerinde tek bir "Prens"in otoritesini savunsa da (bir nevi olağanüstü halin kararı gibi okunabilir) istikrar dönemlerinde özgürlüğün ve yasaların korunduğu cumhuriyet yönetimini en üstün rejim olarak görüyor.
Makyavel’e dair klişeler…
Bir diğer başlık, Makyavel’e dair klişelerdir.
Makyavel, modern siyasal düşüncenin kurucusu olarak kabul edilse de adı yüzyıllar boyunca pek çok olumsuz imaj ve klişe ile özdeşleşen biridir. Bu durum, Makyavel’in gerçek fikirleri ile ona atfedilen "Makyavelizm" imgesi arasında derin bir uçurum oluşmasına neden olmuş denilebilir. "Amaç aracı meşru kılar" mottosu bilinen en yaygın klişedir. Başarının her türlü yöntemi (hile, yalan, şiddet) meşru kıldığı yönündeki inancı besleyen bir sözdür.
Kaynaklara bakıldığında, Makyavel’in kitaplarında bu cümleyi tam olarak bu haliyle hiçbir zaman kullanmadığı görülür. O, "eylemi yapanı suçlu çıkarsa da sonucun (devletin bekası gibi) onu mazur göstermesi gerektiğini" savunmuş; ancak bu araçları kişisel çıkarlar için değil, "ortak iyi" ve devletin devamlılığı için gerekli görmüştür.
Bir diğer imaj, Makyavel’in geleneksel ahlakı ve dini değerleri siyasetin dışına ittiği için tarih boyunca "kötülüğün öğretmeni" olarak edindiği yaftadır. 16. yüzyıldan itibaren Katolik Kilisesi tarafından "Deccal" olarak anılmış, eserleri yasaklı kitaplar listesine alınmıştır. İngiliz edebiyatında "cani Mach-evil" veya şeytanın diğer adı olan "Old Nick" olarak karikatürize edilmesi de ilginçtir. Siyaset felsefecisi Leo Strauss, onu felsefeyi ahlaktan koparan ve siyasal büyüklüğün temelini suça dayandıran bir figür olarak resmederek bu klişeyi kuramsallaştıranların başında geliyor.
Machiavelli'nin en ünlü eseri Prens'in sadece despotlara, tiranlara ve diktatörlere güçlerini korumaları için yazılmış sinsi bir "yol haritası" veya "haydut el kitabı" olduğu yönündeki tevatür de yaygın bir klişedir. Napolyon, Mussolini ve Hitler gibi kişiliklerin bu kitabı başucu eseri yapmaları bu klişeyi beslemiştir. Ancak Spinoza ve Rousseau gibi düşünürler, onun aslında krallara ders verirken halkı tiranların hilelerine karşı uyaran gizli bir cumhuriyetçi ve "özgürlük şehidi" olduğunu savunmaları da işin diğer yüzüdür.
Bugün modern dilde ve psikolojide "Makyavelist" terimi; kurnaz, entrikacı, vicdansız ve manipülatif kişilikleri tanımlayan bir sıfat haline gelmiştir.
Makyavel’in Kilise’nin İtalya'nın birliği önündeki engel olduğunu söylemesi, onun bütünüyle dinsiz ve ateist olduğu klişesini doğurduğu biliniyor. Lakin dini inkâr etmekten ziyade, dini "siyasi bir araç" olarak gördüğünü, toplumsal düzeni sağlamak için hükümdarın "dindar görünmesini" veya dini kullanmasını rasyonel bulduğunu belirtir.
Kısaca bu çerçevede, Makyavel’e dair klişeler onu büyük bir söylem yüküyle karikatürize etmiş ve asıl düşüncesindeki karmaşıklığı maskelemiştir.
(Devam edecek…)

Makyavel: Canlı, tozlu ve entrika dolu bir doktrin

Yalnız stratejist Makyavel: Tanrı’ya hesaptan devlete hesaba
Kaynakça (Kitap ve Makaleler)
- Machiavelli, N. Prens. Koridor Yayınları.
- Machiavelli, N. Titus Livius’un İlk On Kitabı Üzerine Söylevler. Say Yayınları.
- Machiavelli, N. Savaş Sanatı. Say Yayınları.
- Machiavelli, N. (2022). Floransa Tarihi. Çev. A. D. Hanegelioğlu. Ankara: Doğu Batı Yayınları.
- Machiavelli, N. Orta Elçilikler ve Mektuplar. Say Yayınları.
- Akal, C. B. Görünmeyen Machiavelli. Zoe Kitap.
- Akal, C. B. Machiavelli, Makyavelizm ve Modernite. Dost Kitabevi.
- Althusser, L. (2010). İki Filozof: Machiavelli - Feuerbach. Çev. Alp Tümertekin. İstanbul: İthaki Yayınları.
- Strauss, L. "Kötülüğün Öğretmeni" Machiavelli Üzerine Düşünceler. Babil Kitap.
- Berlin, I. Akıntıya Karşı: Fikirler Tarihi Üzerine Denemeler. Profil Yayınları.
- N.Kuran, Demokratik Prens. Aram Yayınları.
- Machiavelli'nin Makyavelizm'i Sorunu: Machiavelli Düşüncesinde Yöntem, İnsan Doğası ve Şiddet". Cumhuriyet Üniversitesi İİBF Dergisi.
- Machiavelli’nin İnsan Doğası Düşüncesinin Siyaset Kuramına Etkisi. Akdeniz İİBF Dergisi
- Siyasal Fikirler Işığında Uluslararası İlişkileri Etkileyen Düşünürler: Niccolò Machiavelli Örneği". Akademi Sosyal Bilimler Dergisi
(SB/HA)






