Kendi okulumda göremediğim güvenli alanı bianet’te deneyimlemiş olmak bana iş ve kurumsal hayata karşı yeni bir bakış açısı da kazandırdı: Alternatif bir profesyonel yaşam mümkünmüş!
bianet ile tanışmam 2025 yılının mart ayına uzanıyor. Henüz üniversitede 1. sınıf öğrencisiydim. Arkadaşlarımın yayın sürecinde yer aldığı, üniversitemdeki bir kulübün dergisi, sosyal medya hesabından bianet ile “Gazetecilik atölyesi” düzenleyeceklerini duyurdu. Bana da arkadaşım katılıp katılmayacağımı sordu. Atölyeden yaklaşık bir hafta önce 8 Mart’tı ve “bianet” ismi bana eylem haberlerinden tanıdık gelmişti. Bir değişiklik olsun diye atölyeye katıldım.
Atölye esnasında ve bittikten sonra hayatımda ilk defa deneyimlediğim bir aydınlanma ve heyecan yaşadım: Ben gazeteci olmak istiyorum. Eve gider gitmez bianet’in neredeyse tüm haberlerini okumaya çalıştığımı hatırlıyorum. Sanki kitap okuyormuşum gibi haber okuyordum. Yaklaşık 20 sene önceki haberleri bile inceliyordum. Dijital ortamda gördüğüm kocaman üretim arşivi beni büyülüyordu. Bilgiyi yaymak, hak odaklı anlatımı sahiplenmek, insanların yaşadıklarını görünür kılmak, yanından geçtiğimiz ama hikâyesini bilmediğimiz insanları anlatmak bana her şeyin erimeye başladığı ve monotonlaştığı çağda hayatımın nihai amacı gibi gelmeye başladı. Amaçtan çok, kalbimi heyecanlandıran bir alan gibi.
Bu sene temmuz ayının başında bianet’ten staj kabulü aldığımı öğrendiğimde aklıma hemen bir sürü haber fikri gelmeye başladı. O kadar heyecanlı ve üretmeye açtım ki, gördüğüm her şeyi ve herkesi haber malzemesine dönüştürmeye çalışıyordum. Dostlarımı dinlerken bile durum böyleydi. bianet’teki staj süremde de üretme heyecanım hiçbir zaman azalmadı. Çevremi ve dünyayı açığa çıkarılmayı bekleyen “haber konuları” olarak görmeye başlamıştım. Sabah vakitlerinde bianet’in Cihangir’deki ofisine giderken bile yolda ve toplu taşımada gördüğüm insanları gözlemliyor ve kendi kendime haber fikri üretmeye başlıyordum. Bunu zorunda hissettiğim için değil, bianet’te fikirlerime alan açıldığını bildiğim için yapabiliyordum.
Görünmeyeni görünür kılmak
Staj süremde en çok etkilendiğim olaylardan biri, sıcak havalarda fiziksel iş gücünü kullanarak sahada çalışan işçilerle yaptığım haberde bir inşaat işçisinin bana “Görünmeyeni görünür kılanlara elimizden ne gelirse destek oluruz, yeter ki derdimizi dinleyecek birini bulalım” demesiydi. Bu mesajı aldığımda gece geç bir saatti, çok duygulandım, üzerimde büyük ve anlamlı bir sorumluluk hissettim ve o gece haberimi bitirdim. “İyi ki bu mesleği yapmaya çalışıyorum” dediğim ilk andı. İlerleyen günlerde de hem İranlı kadın bir gazeteci ile hem de Afganistanlı bir kadın ile yaptığım haberler sayesinde, uluslararası kadın deneyimlerini aktarmanın ve sınırları aşan bir gazetecilik deneyiminin heyecanını yaşadım.
Bir aylık stajım boyunca tek bir gün bile kendime “Benim burada ne işim var?” demedim. Her gün, her sabah eğer aklımda yeni bir fikir varsa heyecanla ofise geliyordum ve toplantıda hemen aklımdakileri söylemek istiyordum. Tabii ki bu bahsettiklerimin kendi tutkularım ve gelecek hayallerimle de ilgisi var fakat en büyük krediyi bianet çalışanlarına vermek istiyorum. Kendimi ve aklımdakileri, eminim ki diğer stajyerler de böyle düşünüyordur, ifade edebileceğim güvenli bir alan sağladığınız için ne kadar teşekkür etsem az kalır. Kendi okulumda göremediğim güvenli alanı bianet’te deneyimlemiş olmak bana iş ve kurumsal hayata karşı yeni bir bakış açısı da kazandırdı: Alternatif bir profesyonel yaşam mümkünmüş!
Hayatımdaki en üretken ve en verimli ayı geçirdim ve bunda etkiniz olduğu için kendimi çok şanslı hissediyorum. bianet haber merkezindeki istisnasız her bir editör ve gazeteci bana karşı çok iyi birer öğretmen oldu. Her birinin verdiği geri dönüşleri dinlerken kalbim heyecanla çarpıyordu çünkü hem bu mesleği yapmayı ne kadar çok istediğimi fark ediyordum hem de öğrenmeye ve anlamaya çok açık hissediyordum.
Ek olarak, Elanur Birinci’ye ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Staja başlamadan önce de sahada olmak ve sahada gazetecilik yapmak en büyük isteklerimden biriydi. Bana sahada gazeteciliğe dair her şeyi öğrettiği için çok teşekkür ederim. Beraber yapmaya çalıştığımız sokak röportajını, güneşin altında saatlerce eylem haberi yapmaya çalışmalarımızı (o zamanlar ne kadar yorulmuş ve tükenmiş olsak da) şu an en keyifli anılarımdan bazıları olarak görüyorum.
Tekrar herkese her şey için teşekkür ederim. Bende bıraktığınız izi asla unutmayacağım. (Arkadaşlarım bianet hakkında konuşmamdan sıkıldılar bile…)
Özgür günlere, sevgiyle.
(EÖ/NÖ)







