Kleber Mendonça Filho günümüz itibariyle Brezilya sinemasının önde gelen figürlerinden biri. Eleştirmenlikten gelen, Komşu Sesler, Aquarius, Bacurau ve Pictures of Ghosts filmleriyle şimdiden kendine has bir dokuya sahip, kişisel, politik, zamana ve mekâna duyarlı bir sinema üslubu ortaya koymuş bir yönetmen. Filmlerinde sıklıkla geçmişin bugündeki izlerine alan açan, sası bir nostaljiden kaçınırken kent yaşamının hafızasına, kişisel ve toplumsal anlamları girift biçimde açığa çıkartan anlara önem atfeden Mendonça Filho, aynı zamanda sinemanın kendisini de açık bir referans dünyası olarak kullanıyor. Geçtiğimiz yılın haklı olarak öne çıkan yapımlarından, yeni Kleber Mendonça Filho filmi Gizli Ajan (The Secret Agent) da yönetmenin tüm bu unsurları özenli bir işçilik eleğinden geçirdiği erken dönem ustalık eseri âdeta.
Gizli Ajan, 1977 yılında, Brezilya’nın geçirdiği 21 yıllık cunta rejimi döneminin ortasında geçiyor. Kahramanımız, hem filmin başlığına hem de biçimsel olarak merkezine yerleştirdiği ajan filmleri türüne müstehzi bir anlam yükleyecek ölçüde “sıradan”, abartılı bir kahramanlık gösterme maksadı olmayan, kendi hayatına odaklı, “zararsız” bir muhalif. Film, 1964’teki askerî darbe sonrası kurulan cunta rejiminin yerleşik bir statüko hâlini aldığı bir dönemde geçiyor. Dolayısıyla bir politik gerilim filminden beklediğimiz ölçüde güçlü bir aksiyon duygusunun yerine yerleşik bir baskı rejimi duygusunu koyan bir film bu. Marcelo’nun (Wagner Moura) hikâyesi de böyle bir bağlamda başlıyor. Suların biraz durulduğu umuduyla oğlunu görme isteğiyle Recife’ye (Mendonça Filho’nun tüm filmlerinde mesken edindiği, doğup büyüdüğü kent burası) dönmesiyle tanışıyoruz onunla. Ancak işlerin pek de umduğu gibi olmadığını Marcelo’yla beraber deneyimleyeceğiz sonraki adımlarda.
Koku, doku, duygu
Filmin açılış sahnesi, Gizli Ajan’ın alametifarikasına dair çok sarih bir görüntü sunuyor. Yokluğun içindeki bir benzin istasyonunun az ötesinde, yerde duran ölü bir bedenle kimsenin, özellikle kolluk kuvvetlerinin pek ilgilenmediğini görüyoruz. Rejimin zararlı ilan ettiği unsurlarla gerçek ihtiyaçlar arasındaki kontrastı ortaya koyan pek çok sahneden birisi bu, belki de en güçlüsü. Film boyunca gölgelerde yaşayan, gerçek isimlerini kullanmaktan bile korkan insanlarla sokaklarda tekinsiz bir cakayla dolaşan katillerin günlük yaşamları arasındaki keskin farklar neredeyse bu konuda bir hikâye anlatmanın gereksiz olacağı bir açıklıkla serilecek önümüze. Zaten Gizli Ajan’ı benzerlerinden ayıran temel unsur da burada. Yönetmen, türevleri defalarca üretilmiş politik gerilim anlatılarının sıklıkla yaptığı gibi özdeşlik mekaniğini, steril bir haklılık alanı yaratabilen şiddet temsillerini ve hakikatten kaçışı çağırabilen katarsis mantığını dışlayıp bunların yerine durum analizini, gündeliğin geçiciliğini ve kişisel duyguları koyuyor. Kokusu, dokusu, duygusu doğrudan hissedilebilir, hikâye anlatma sanatının kör noktalarını ustalıkla kullanan bir film bu. Anlatmayı seçtiği zaman da kahraman da bunu gösterir nitelikte.
Bunlarla birlikte Gizli Ajan (yönetmenin mahirliğini çoktan ispatladığı) kişisel olanla politik olanı birleştirme biçimiyle de bir anlam bütünlüğü koyuyor seyircisinin karşısına. Birçoğumuzun hâkim olmakta zorlanabileceği Brezilya tarihinden referansları bir yandan tüm açıklığıyla ortaya koyarken diğer yandan bunlara eklediği kişisel bakış katmanıyla bu bağlamları evrenselleştiriyor. Basit bir sahne esnasında odanın içinde pan yapan kameranın gözü duvardaki bir diktatör portresine takıldığında, aynı odada bir araya gelmiş mültecilerin (bu kavrama mesafeli yaklaşsalar da) bir araya gelme biçiminde ya da finalde iyice açığa çıkarak filme en güçlü katmanını ekleyen bugünün bakışında bu melez, eklektik yapının etkileri var. Yönetmenin kartivizitini açıkça vurgular biçimde sinemanın kendisini işaret eden referanslar da bu eklektisizmi destekliyor. Şehrin kıyılarındaki köpek balıklarıyla gerçek-kurmaca giriftliğine bir katman daha ekleyen 1975 yapımı Jaws’un seyircide yarattığı histeriyi arka planda duyuyoruz. Ya da dönemin B filmlerini taklit edercesine çekilmiş bir korku filmi sahnesini filmin tam ortasında deneyimliyoruz. Filmin ustalıkla ördüğü dönem hissiyatının da 1970’ler ABD sinemasının politik paranoya filmlerini açıkça çağrıştırdığını burada söylemek önemli. Zira tüm bu unsurların polenlerini toplayıp tek bir atmosfer çanağında eritiyor Gizli Ajan.
Yönetmenin bu tercihi önemli. Zira hikâyenin iktidarını anlatıdan alıp duygulanıma verme kararını barındırıyor. Kleber Mendonça Filho’nun eli burada güçlü. Aquarius’ta bir şifonyerden, Komşu Sesler’de dev apartmanların boşluklarından devşirdiği zaman-mekân dokusunu burada toplumsal atmosferden devşiriyor. Bu da kendi içerisinde politik bir tercih. Zira bu tür politik anlatıların büyük anlara, kırılma noktalarına odaklanmasında bir münferitlik riski söz konusu. Bunun yerine oldukça sıradan, asla saldırı moduna geçmeyen bir karakterin dünyasına odaklanmak bu tür baskıcı rejimlerin esas zararı normalleşme pratiğiyle verdiğini doğrudan ifade etmenin bir yoluna dönüşüyor. Zorbalıkla elde tutulan toplumsal iktidarın zorbalığı yaydığını, ülkedeki tüm işlerin zorla, rüşvetle, şiddetle ve eşitsizlikle yürüdüğünü göstermek darbenin kendisini göstermekten çok daha gerçekçi bir etki yaratıyor açıkçası. Ve daha önemlisi, yönetmenin konusuna bakışındaki başka tercihlerle birleşince bu tavır umut taşıyıcı bir bağlam da kazanıyor.
Bir arada yaşamak
Belki de filmin en akılda kalıcı ve duygu durumu açısından en doğrudan sahnelerinden birisinde bir grup göçmenin bir odada birbirlerine kadeh kaldırdıklarını görüyoruz. Filme girdiği ilk andan itibaren kolaylıkla kalpleri kazanan, eskilerin anarko-komünistlerinden Dona Sebastiana’nın bir araya getirdiği bu insanların esas ortak özelliği rejimin dışladığı, yaşam hakkı vermediği kişiler olmaları. Kimisi isminin değiştirerek normatif olana uyum sağlar bir dekor üretmiş, kimi bunu yapabilecek kadar şanslı olmayan, kendi benliklerini gizlemek zorunda olan bu insanlar yaşam arzularını bir yudum kaybetmiş gibi görünmüyorlar. Kimse (her birinin sahip olduğuna şüphemizin olmadığı) travmalarını ortaya dökecek yer aramıyor, kendi ihtiyaçlarını odanın ihtiyaçlarının önüne yerleştirmiyor. Ne bir devrim sözü veriliyor ne de bir büyük kurtuluş ümidi. Esas ümidin bir arada yaşamda olduğunu vurgulayan, hakkında ne hissedeceğimizi bir türlü bilemediğimiz bu enteresan filmden akıldan kalan en güçlü duyguyu bu sahne veriyor belki o yüzden. Önce yaşamak gerekiyor. Burada bugüne, kendi yaşamlarımıza nakletmesi çok mümkün bir kıssa var sanki.
Gizli Ajan’ın finali, yönetmenin bu hikâyeye bakışının nerede şekillendiğini en iyi anlatan kısım şüphesiz. Zira film boyunca aralara giren ve filmin eklektik dünyasının da müsadesiyle kolaylıkla benimsediğimiz bir katman, günümüzden filmin şimdiki zamanını “dinleyen” meraklı bir araştırmacı, burada anlatının merkezine geçiyor. Bu vesileyle filmin 2,5 saat boyunca öyküsünü anlattığı Marcelo’yu tarihin nasıl yazdığını görüyoruz. Ne gizli bir ajan, ne de bir devrim şehidi Marcelo, ne de gazetenin yazdığı gibi yolsuzlukla bir ilgisi var. Onurlu bir hayat yaşamaya çalışmış, etrafındakilerin çıkarlarını kendi çıkarlarıyla bir tutmuş sıradan bir insan sadece. Ama duymasını bilen kulaklar dinlediğinde bu sıradan kahramanların hikâyeleri tarihe çok fazla şey anlatabilir, Gizli Ajan bunu fısıldıyor aslında dinleyen kulaklara. Genç araştırmacı Flávia’nın bu hikâyeyle neden ilgilendiğini anlamayan iş arkadaşının varlığı da, babasını ondan daha iyi tanıdığını söyleyen Fernando’nun geçmişiyle kurduğu kaçıngan ilişki de bunu vurguluyor. Yönetmenin, kahramanının finalini kendi zamanında değil gelecekte yapması da yalnızca şiddetin kısıtlayıcı anlam gücünü dışlamasıyla ilgili bir tercih değil. Yüzleşmenin içselleştirmeyle, onun da ancak dinlemekle mümkün olduğunu söylüyor sanki. Filmin eklektik yapısının yarattığı köşeli kısımları törpüleyen de bu kişisel bakış aslında yine. Fernando babasına bizim kadar ilgi duymuyor belki ama Jaws’la ilgili anektodu filme dair çok şey anlatıyor. Zira biliyoruz ki kâbuslarımız ancak onların karşısına çıktığımızda alt edilir olabiliyor.
(EBB/NÖ)







