Bir bedene yer açmak ile onu bir mekana yerleştirmek aynı şey midir? Görünür olmak, hareket edebilmek anlamına gelir mi? Dilan Cudi Saruhan’ın Beden adlı yerleştirmesiyle Maurizio Cattelan’ın A Perfect Day’i, bu soruları duvarın önünde yeniden kurar. Birinde canlı beden dışarıdan sabitlenir; diğerinde beden imgesi, kendisini kuşatan yüzeyle aynı maddede oluşur. Duvar her iki yapıtta da varlığın yerini belirler. Fakat o yerin içinde nasıl kalındığı değişir.
Şeritlerin merkezde yoğunlaşıp çevreye yayılması, iki çalışma arasında çarpıcı bir görsel yakınlık yaratır. Bu benzerlik, doğrudan etkilenmenin kanıtı değildir. Karşılaştırmayı verimli kılan, benzer düzenlerin farklı toplumsal deneyimler içinde ürettiği ayrımdır: bedenin hareketini durdurmak ile sınırı bedenin içine yerleştirmek arasındaki ayrım.
Saruhan’ın figürü cenin formunda kendi üzerine kapanmıştır. Başı gövdesine yaklaşır, uzuvları merkezde toplanır; beden, dışarıya açılmak yerine kendi içine çekilir. Bu duruşu yalnızca sıkışmanın sonucu saymak, figürün kendini koruma hareketini gözden kaçırır. Ancak korunmanın daralarak mümkün oluşu da başlı başına bir sorudur. Beden burada hem sığınak hem sığınılandır.
Kuşatan ile kuşatılan
Beden’de oluklu karton şeritler merkezde düğümlenerek hacim kazanır, kenarlarda uzayıp seyrelir. Figürün çevresini izlerken bir noktadan sonra bedeni mi, onu içine alan dokuyu mu gördüğümüz belirsizleşir. Çünkü kuşatan ile kuşatılan aynı maddeden yapılmıştır. Karton, figürün çevresindeki engel olduğu kadar onun varlık koşuludur. Sınırı kaldırdığımızda altında özgürleşmeyi bekleyen, önceden tamamlanmış bir beden bulacağımızdan emin olamayız.
Cenin formu bu maddesel ortaklığı daha da yoğunlaştırır. Başın eğilmesi, gövdenin kıvrılması ve uzuvların içe çekilmesi, bedeni kendi sınırları içinde yeniden toplar. Anne rahmini çağrıştıran bu biçimde korunma ile kuşatılma birbirine yaklaşır. Yine de burada güvenli bir başlangıca dönüşten söz etmek güçtür. Figür, onu taşıyan dokunun içinde saklanırken aynı dokunun baskısını da taşır. Bir sığınağın ne zaman kapatılma mekânına dönüştüğünü, formun içinden sorar.
Cattelan’ın 1999 tarihli A Perfect Day’inde ise galerici Massimo De Carlo, yapışkan bantlarla kendi galerisinin duvarına sabitlenmiştir. Yüzü, giysisi ve ayakkabıları, kuşatmanın içindeki kişinin kimliğini görünür tutar. Düşey gövde ayakta durma hâlini anımsatır; fakat ayaklar yere değmez. Bedenin ağırlığını taşıma işi zeminden bantlara aktarılmıştır. Başın yana düşüşü, bu duruşun kişinin kendi dengesiyle sürdürülemediğini açığa çıkarır (MASSIMODECARLO, 1999; Phillips, t.y.).

Maurizio Cattelan, A Perfect Day, 1999. Massimo De Carlo’nun yapışkan bantlarla galeri duvarına sabitlendiği eylemin fotoğrafik belgesi. Görsel kaynağı: Phillips, yapıt kaydı, lot 23.
Duruşun izleyicide bıraktığı iz
Cattelan’ın bedeni dışarıdan tutulur; Saruhan’ın bedeni kendi üzerine kapanır. Birinde düşeyliğin dayanağı alınmış, diğerinde bedenin kapladığı alan daralmıştır. Bu ayrım, bakışın yönünü de değiştirir. De Carlo’nun açıkta kalan yüzü bizi belirli bir kişiye götürürken Saruhan’ın yüzü dokunun içinde geri çekilir. Karşılaştığımız, portresinden tanıyabileceğimiz bir kişi kadar, duruşunu kendi bedenimizde yoklayabileceğimiz bir varlık hâlidir.
Görmek, burada bedenden bağımsız bir etkinlik değildir. Merleau-Ponty’nin bedensel algı yaklaşımıyla düşünüldüğünde, izleyici gördüğü duruşu kendi hareket olanakları içinden kavrar (Merleau-Ponty, 2012). Cattelan’ın karşısında kendi ayaklarının yere bastığını fark edebilir; Saruhan’ın figürüne bakarken dizlerini kendine çekmeyi, başını eğmeyi, omuzlarını daraltmayı hatırlayabilir. Cenin formunun tanıdıklığı, bu yakınlığı güçlendirir. Bununla birlikte tanıdıklık, bütün izleyicilerin aynı duyguyu yaşayacağı anlamına gelmez.
Saruhan’ın kapanan bedeninde özdeşlik, yüz benzerliğinden önce bir korunma jesti üzerinden kurulabilir. Kendi kırılganlığımızı o kıvrımın içinde düşünürüz. Fakat “Ben de böyle kıvrılabilirim” demek ile “Ben de aynı kapatılmayı yaşadım” demek arasında aşılması kolay olmayan bir mesafe vardır. Yakınlık, başkasının tarihini kendimize mal etme hakkı vermez. Bakışın sorumluluğu, bu mesafeyi koruyarak yaklaşabilmektir.

Görsel 3. Dilan Cudi Saruhan, Beden, 2026. Oluklu karton ve sünger.
Yandan bakışta figür duvardan öne çıkar; karşıdan bakışta dokunun içine çekilir. Bakış yer değiştirdikçe beden de görünürlük kazanır ya da kaybolmaya yaklaşır. Duvarın içinde kalmak, burada yalnızca bir tema değil, görmenin koşuludur. Bu okuma, yapıtın farklı açılardan çekilmiş fotoğraflarına dayanmaktadır.
Sınırın bedenin içine yerleşmesi
Cattelan’da sergilenen kişinin galerici olması rastlantısal değildir. Sanatçının görünürlüğünü sağlayan aracı, bu kez sanatçının belirlediği yerde görünür olur. Sanat alanındaki iktidar ilişkisi, galericinin bedeni üzerinden geçici olarak tersine çevrilir. Bourdieu’nün kültürel üretim alanı yaklaşımı, bu jesti sanatçı ile galerici arasındaki karşılıklı bağımlılık içinde düşünmeye imkân verir (Bourdieu, 1993). Eylemin fotoğrafının edisyonlu yapıt olarak dolaşıma girmesi ise ironinin sanat piyasasının içinde işlemeyi sürdürdüğünü gösterir (Artsy, t.y.).
Saruhan’ın figüründe kapanma başka bir süre taşır. Sanatçı, cezaevi sonrasında devam eden hareket ve seyahat kısıtlamalarının içerisi ile dışarısı arasındaki ayrımı belirsizleştirdiğini anlatır (Saruhan, 2026). Bu deneyim, yapıtı biyografinin resimli açıklamasına indirgemez; mekânın bedende nasıl sürdüğünü düşünmeye açar. Foucault’nun disiplin çözümlemesinin işaret ettiği gibi, sınır yalnızca dışarıdan engellemez; davranışın ve duruşun içine de yerleşebilir (Foucault, 1995). Cenin formunda içe kapanmış figür, bu bakımdan, duvarın önündeki bir bedenden fazlasını düşündürür: duvarı içinde taşımaya başlayan bir bedeni.
Kartonun ambalaj olarak taşıma ve koruma işlevi de bu okumaya katılır. Korunmaya ihtiyaç duyan form, kendisi de kırılgan bir maddeden oluşmuştur. Onu dışarıdan sarıp sağlamlaştıran güvenli bir kabuk yoktur. Koruyucu ile korunanın ortak kırılganlığı vardır. Şeritlerin çevreye dağılması bu kapalılığı bütünüyle mühürlemez; fakat açıklığı hemen özgürlük diye adlandırmak da mümkün değildir. Kenarlarda çözülme sürerken merkezde beden hâlâ kendi üzerine kapanmaktadır.
Cenin imgesini yalnızca yeniden doğuşun vaadi olarak okumak, yapıtın gerilimini erkenden yatıştırır. Buradaki kapanış, henüz açılmamış bir hayat kadar, açılmak için yeterli yer bulamayan bir varlığı da düşündürür. Bedenin geleceğini bizim yerimize tamamlayan bir umut anlatısına ihtiyaç yoktur. Figür seçilebilir durumdadır; çevresine karışmış, fakat silinmemiştir. Varlığını sürdürmesi, kuşatmanın tamamlanamadığı yeri gösterir.
İki yapıtın karşılaşması böylece benzerlikten ayrılığa açılır. Cattelan’da bantların kaldırılmasıyla duvardan ayrılabilecek canlı bir kişi vardır. Saruhan’da kuşatmayı bedenden ayırmak, bedenin kendisini de çözebilir. Birinde hareket askıya alınır; diğerinde sınır, varlığın dokusuna karışır. İzleyici için soru, kendisini hangi bedene daha yakın hissettiğinden önce, o bedenin hareket edemediği yerde kendisinin nasıl hareket edebildiğidir. Görünürlük özgürlük değildir. Bir bedene yer açmak, onu seyredilebilir kılmaktan fazlasını ister.
Kaynakça:
-Artsy. (t.y.). Maurizio Cattelan, A Perfect Day, 1999 [Yapıt kaydı]. https://www.artsy.net/artwork/maurizio-cattelan-a-perfect-day
-Bourdieu, P. (1993). The Field of Cultural Production: Essays on Art and Literature (R. Johnson, Ed.). Columbia University Press.
-Depo. (2026). Dilan Cudi Saruhan — Bir İhtimal Gökyüzü [Sergi duyurusu; sergi metni: Günseli Baki]. https://www.depoistanbul.net/dilan-cudi-saruhan-bir-ihtimal-gokyuzu/
-Eldem Sanat Alanı. (2026). Dilan Cudî Saruhan, Beden [Yazarın sağladığı yapıt künyesi ekran görüntüsü].
-Foucault, M. (1995). Discipline and Punish: The Birth of the Prison (A. Sheridan, Çev.). Vintage Books. (Özgün eser 1975.)
-MASSIMODECARLO. (1999). A Perfect Day [Sergi arşivi; 27 Eylül, Milano]. https://massimodecarlo.com/exhibitions/a-perfect-day
-Merleau-Ponty, M. (2012). Phenomenology of Perception (D. A. Landes, Çev.). Routledge. https://doi.org/10.4324/9780203720714
-Phillips. (t.y.). Maurizio Cattelan, A Perfect Day [Lot 23; yapıt kaydı]. https://www.phillips.com/detail/maurizio-cattelan/71909
-Saruhan, D. C. (2026). Sanatçı Dilan Cudi Saruhan: Cezaevinden sonra içerisi ve dışarısı kavramının çok keskin olmadığını gördüm (F. Ekici ile söyleşi). T24. https://t24.com.tr/yazarlar/faruk-ekici/sanatci-dilan-cudi-saruhan-cezaevinden-sonra-icerisi-ve-disarisi-kavraminin-cok-keskin-olmadigini-gordum,59371
(SY/FY)



