Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu’nun (BGST) yeni oyunu ‘Bahar Noktası Soruşturması’ ile adaletin yok olduğu bir zamanda sanatçının konumunu sorguluyor. Ürettiği prodüksiyonların geçmişle bugün arasındaki bağlarını vurgulamayı sürdüren topluluk, 150 yıldır sahnesi olan ‘Demir Demirgil Salonu’nun tadilata giriyor olması hüznüyle, uzun süre hafızamdan silinmeyecek bir prömiyere imza attı.
Bu yazıya mesleki kaygılarım ve sansürle ilgili pek çok şey sığdırmak istiyorum. Zira Boğaziçi gösteri sanatları topluluğunun yeni oyunu ‘Bahar Noktası Soruşturması’ tam da bunun için sahneye konmuş.
Oyun, ‘Canavarlar Çağı’nda sanatçının nasıl bir konum alacağını araştırıyor. Bin yıllar öncesinden yazılı meslek ilkelerini niye görmezden geliyoruz? Verimli olmak adına otosansür uygularken uçurumun kendisine dönüşmekten nasıl sakınırız kendimizi? Tarihin doğru tarafında duramayacaksak, gücün ve paranın maşası olacaksak niye tüccar olmayı seçmedik?

Sahnede süren soruşturma onlarca soruyu usul usul yerleştiriyor kafaya… Oyunun ertesi günü o soruların ağırlığı bir sis bulutu yaratıyor. ‘Bahar Noktası Soruşturması’ bu haliyle Moda Sahnesi oyunu ‘Gonzago’nun Öldürülüşü’ ile akrabalık kuruyor.
Her iki metin de ‘oyun içinde oyun’ sunarak ‘kumpanyanın kaderini’ nasıl çizeceğini araştırıyor. Oyuncu, yazar, yönetmen bu bataklıkta durup da ortalık çamur içindeyken nasıl yıldızlara bakmayı sürdürecek? Ev nasıl temizlenecek? Yanıt bulacak mıyız bilinmez, ama hem BGST’nin hem Moda Sahnesi’nin bu sezon oyunlarıyla ‘Biz de sizinle birlikte arıyoruz’ deme sorumluluğunu aldıkları aşikâr.
Gelelim anlatılana… Shakespeare metni ‘Bahar Noktası’nı sergilemek üzere Başkan’ın düğününe katılan bir kumpanya, politik olmaktan ne kadar kaçınsa da yine de soruşturmaya uğrar. Bir süre sonra oyunun temsili ve soruşturma iç içe geçer. Kumpanyanın üyeleri büyük bir imtihanla yüzleşirler.
Oyunun anlatıcısı da olan şair, oyunun finalini başlangıçta seyirciye açık ederek, seyirciyi oyuna dahil ediyor. Burada önemli reji tercihleri var. Anlatıcının tüm oyun boyunca geri dönüşlerle oyunun içine dahil olması ve episod aralarında kumpanyanın dinamikleri ile zaaflarını seyirciye aktarması seyirciyi aktif kılmayı amaçlamış. Hedefine ulaşmış. İkinci perde sonlarında nümayiş ve tablo sunumlarında klasik Yunan ve Elizabeth dönemi izlerini görmek mümkün. Bunun yanında güncel müzik ve sokak dilini de ‘diss atmak’ suretiyle sahneye taşımış. Reji, kurgu ve metin düzenleme bir ekip çalışması. Dolayısıyla tüm ekibi tek tek tebrik etmek isterim. Aysel Yıldırım, Banu Açıkdeniz, Burcu İsra Kanbakoğlu, Cüneyt Yalaz, Eser Dilsöz, İlker Yasin Keskin, Metin Göksel, Nevzat Eser. Oyun boyunca kendimi sizin kumpanyanızın bir ferdi gibi hissedebildim.
BGST bu oyunu hayli düşük bir bütçeyle hayata geçirdi. Hatta seyircisine çağrı yapıp bir destek kampanyası bile başlattı.İçinde bulunduğu sıkıntılı koşullara rağmen sahne tasarımında Veli Kahraman’ın pratik çözümlerini alkışlamak isterim.
‘Bahar Noktası Soruşturması’nın prömiyerini etkili kılan hususlardan biri, topluluğun binasının tadilata gireceği haberini paylaşmasıydı. Genco Erkal, Haldun Dormen, Nevra Serezli, Meral Çetinkaya, Göksel Kortay, Engin Cezzar gibi birçok önemli tiyatrocunun yer aldığı Robert College Players’a (RCP) ve 1971 yılının ardından Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları’na (BÜO) ev sahipliği yapan Demir Demirgil Tiyatro Salonu’nun tadilat sonrasında varlığını koruyup korumayacağı belirsiz.
Spor salonu ve diğer kültürel etkinlik alanları da aynı kaderi paylaşıyor. Boğaziçi Üniversitesi’nin tarihi dokusu ve kültür, sanat ve spor hayatı için önemli bir yapı olan ÖFB’nin gidişatını takip etmek sanırım tüm mezunların ödevidir.
Yazının son kısmında günümüzde yaşanan toplumsal kırılmanın oyunculuk mesleğine etkilerini hatırlatacağım. Bahçeşehir Üniversitesi Konservatuar öğrencilerinin, benim de üyesi olduğum dönemde ‘Oyuncular Sendikası’ başkanlığı yapmış Meltem Cumbul tarafından uğradığı istismara meslek birliklerinin niye suskun kaldığı sorusu kafamı kurcalıyor.
Toplumsal kutuplaşmayı arttıran televizyon dizilerinde yer almayı sürdüren oyuncular ve senaristler “işimizi yapıyoruz!” savunmasını nasıl dile getirebiliyor? Daha geçen yaz yaşanan ifşa skandallarıyla sarsılan özel tiyatro kumpanyaları hala nasıl tiyatro destek fonlarından yararlanabiliyor? 
‘Bahar Noktası Soruşturması’ Boğaziçi Üniversitesi kulüpleri ve binalarının yıkılması gündemdeyken sahneye kondu. Ekip yuvasında son kez sahneye çıkıyor olma ihtimaliyle kıymetli bir Shakespeare metnini bugüne taşıdı. Oyun bittiğinde de seyircisine “Birlik, dayanışma ve yeni yollar arama” mesajı verdi.
Tanıklık ettiğim için şanslı hissettim. Çünki direnenler oldukça rüyalar öldürülmez. Zaman geçecek, belirsizlik çağı bitecek ve gidenlere rağmen kumpanya ertesi gün yeni oyunun hazırlıklarını sürdürecek.
(FÇ/EMK)






