Malum her yıl şubat ayının 21’i gelende anadili hassasiyeti şarkının sözlerindeki gibi "senede bir gün" bazen de hafta boyunca gündem tutar. Sonra gün/hafta biter ve tüketim toplumunun olanca garabetiyle herkes alışıldık rutinine geri döner ve bildiğini okumayı sürdürür.
Ben bu 2026 senesinin dünya anadili gününde o dil duyarlığını elbette yeniden hatırlatmayacağım ya da hanasi laflar etmeyeceğim. Gereği de yok zaten artık sıkça ve çokça gündemde…
Dün medyaya düşen çok önemli bir araştırmacı gazetecilik haberi üzerinden bir kaç not düşeceğim.
Haber Azad Altay imzalı ve Mezopotamya Haber Ajansı mahreçli. "DEM partili belediyelerin Kürtçe Karnesi" başlığı üzerinden alt başlığa 62 belediyeden sadece 2’sinin çok dilli kreş açabildiği manşeti geçilmiş. Sonrası detay…
Önce 2024 Mart yerel yönetimler genel seçimlerine gidilirken hem partinin hem de seçim çalışmalarında belediye başkanlarının anadili meselesinin programatik olarak nasıl altı çizilmesi gereken noktalar olduğu işaret edilmiş.
Sonra da bu 62 DEM’li belediyenin her biri üzerinden anadili mevzûnun pratikte iki yıllık yönetme süreci içinde neleri yapıp yap(a)madığı detaylarıyla masaya yatırılmış.
İşin doğrusu bu haberi başka bir yayın kuruluşu yapsaydı olağan doğallığı içinde değerlendirilip geçilebilirdi. Ama bunu yapan ve yayınlayanın Kürt siyasi hareketi açısından bir nevi kabulü muteber bir yayın kuruluşu olan Mezopotamya Haber Ajansı haberi olarak servisi konunun zamanlaması ve "içerden" olması nedeniyle kanımca çok önemli.
Altı çizilmesi gereken en önemli nokta sanırım burası. Yani bir nevi olmazsa olmaz olan anadili ve pratikte/sahada uygulaması seçim beyanı olarak taahhüt edilen ve beklenen konularda Kürt muhalif kimliği üzerinden yerel iktidarlar olarak neler yapıldı ya da yapılamadı sorusu!
Gazetecilik açısından soruyu muhatabına gayet kudretli soran cevabını da muhatabından alıp olanca açıklığıyla servis eden bir iş, kutlamak gerek.
Peki ne olmuş!
Haber çok açık ve net. Neredeyse iktidar döneminin yarıya ramak kalan bir dönemini geçirmiş olmalarına karşın belediyeler anadili konusunda beklentilere bu zaman dilimi içinde yeterince cevap olabilecek bir kararlılık yürütememişler.
62 DEM’li belediyenin 45’inin haber siteleri hâla tek dilli ve Türkçe. Sadece 10 belediye çok dilli. 62 belediyeden sadece 2’si dört adet çok dilli kreş açmış. Yine 62 belediyeden sadece 1’i “dil koruma ve geliştirme müdürlüğü” kurmuş. 62 belediyenin kurdukları parklar, mekanların isim tercihleri anadili hassasiyetine uygun değil!
Çok farklı detaylar, isim isim belediyelerin icraatları da var elbette haberde.
Doğrusu tabii ki sekiz yıllık bir yerel yönetimler için ara rejim kayyım dönemi sonrası adeta yeniden kurumsallaşma süreci gibi bir savununun öne sürülme “hakkı” söz konusu edilse bile konu anadili ve pratikteki uygulamaları olunca sözün kıymeti daha anlamlı oluyor elbette.
Bitirirken özellikle içerden haberciliğin siyaseten muhalif kimlikli yapılarda çok daha anlamlı karşılığının olduğunun altını çizmek isterim…
(ŞD/AB)







