Alevi örgütleri, Suriye'de HTŞ'nin Alevilere, Kürtlere ve farklı inanç gruplarına yönelik saldırılarına dikkat çekerek, yaşananların Türkiye medyasında yeterince yer bulmamasının ciddi bir endişe kaynağı olduğunu vurguladı. Nefret söylemi ve saldırılarla ilgili yaklaşık 100 suç duyurusunda bulunmalarına rağmen herhangi bir adım atılmadığını da açıkladılar.

İHD Kadın Komisyonu'ndan BM ve AB'ye acil çağrı: Şiddete karşı açık tutum alın
Alevi Bektaşi Federasyonu, Türkiye Alevi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Alevi toplumunun güncel taleplerine ilişkin görüşlerini paylaşmak üzere Taksim Hill Otel'de bir basın toplantısı düzenledi.

"Soykırım görmezden geliniyor"
Toplantıda konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Alevi kurumlarının yürüttüğü mücadelenin basında yeterince yer almamasının kaygı verici olduğunu söyledi. Aslan, "Suriye'de HTŞ çetelerinin uyguladığı katliamları hepimiz görüyoruz. Aleviler katlediliyor, topraklarından ediliyor. Kadınlar kaçırılıyor, tecavüze uğruyor. Bu bir soykırımdır ve biz bunu dünyaya anlatmaya çalıştık. Ancak Türkiye'de medya bu soykırımı görmedi" dedi.
AKP'li Usta'ya tepki
HTŞ'nin yalnızca Alevileri değil; Dürzileri, Hristiyanları, Kürtleri ve seküler kesimleri de hedef aldığını vurgulayan Aslan, "Bu katliamcı yapının bugün kravat takarak ülke temsilcisi gibi sunulması kabul edilemez" diye konuştu.
Bu endişeleri Mecliste de dile getirdiklerini belirten Aslan, "AKP Grup Başkanı Leyla Şahin Usta, Alevilerin katledilmesini savunan bir açıklama yaptı. İnsani yardım koridorunun açılmasını ve bir gözlem heyetinin bölgeye gitmesini istedik ancak hâlâ bir yanıt alamadık. Buna karşın bu ülkenin Dışişleri Bakanı her gün selefi çetelerle görüşüyor" dedi.
"Sınırda açıklama yaptık, medya görmedi"
Alevi kadınlarının kaçırılarak cariye olarak satıldığına dair haberleri kamuoyuna duyurduklarını ancak bunların medyada yer almadığını söyleyen Aslan, "Sınırda açıklama yaptık, medya görmedi. AKP iktidarının son bir yılda Alevilere yönelik açıklamalarında kin ve nefreti defalarca dile getirdiğini ifade ettik. Eşit yurttaşlık talebimizi bile terörize eden bir iktidarla karşı karşıyayız" diye konuştu.
"Alevi Başkanlığı bir inkâr pratiği"
İktidarın son dönemde 'kardeşlik' söylemini öne çıkardığını ifade eden Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Alevi kardeşim, Kürt kardeşim deyip kardeşlerinin yaşadıklarını görmemek, bu söylemin ne kadar hamaset içerdiğini gösteriyor. Hacıbektaş'ta açılan cemevinde 'Bu binada Alevilere gerçek Aleviliği öğreteceğiz' denildi. Bunun kimsenin haddi olmadığını söylememize rağmen bu anlayış sürüyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının son yönetmeliğinde cemevleri kültür merkezi olarak tanımlanıyor. Bu durum, Alevi Başkanlığının ne amaçla kurulduğunu da ortaya koyuyor. Alevilerin adına kurulan bir başkanlığın, cemevlerini kültür merkezi olarak görmesi bir inkâr pratiğidir. Biz bu ülkenin vatandaşlarıyız ve ayrımcılığa uğramamamız gerektiğini hatırlatıyoruz. Bizi görmeyen medya kurumlarına karşı boykot da teşhir de dahil her türlü demokratik tutumun alınması gerektiğini ifade ediyorum."
100 suç duyurusu, 0 işlem
Türkiye Alevi Federasyonu Başkanı Zeynel Abidin Koç ise IŞİD çetelerinin artık sınır komşusu hâline geldiğini belirterek, "Bunu görmek gerekiyor. Cumhuriyet Sünniliği de aslında yok ediliyor. Bugün Alevilerin 100'ü aşkın suç duyurusu var ancak bir tanesi bile işleme alınmış değil. Bir tane suçlu yok mu? Buna karşılık bize yönelik yapılan suç duyuruları derhal işleme konuluyor. Bu son derece rahatsız edici" dedi.
"Artık komşumuz Suriye değil"
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe ise şunları söyledi:
"Yandaş basının Suriye'deki çetelerin adeta bir subayı gibi hareket ettiğini görüyoruz. Bir kadının öldürülüp binadan atılmasının ya da saçının kesilmesinin haberleştirilme biçimi, basının kime hizmet ettiğini açıkça gösteriyor. Artık komşumuz olan yer Suriye değil; İsrail, ABD ve IŞİD çetelerinden oluşturulmuş bir katil örgütlenmedir. Basının ilk aklına getirmesi gereken 10 Ekim Katliamı, yılbaşı katliamı ve Yalova'daki saldırılar olmalıdır. Basının bunları halka doğru ve gerçek biçimde anlatması gerekiyor."
(AB)

