Zonguldak'ın Kilimli ilçesinin Gelik beldesinde Demir Madencilik'e ait kömür ocağında meydana gelen grizu patlamasında 3 işçinin can vermesi ve 5 işçinin yaralanmasının ardından şirketin işletmecilik geçmişindeki iş güvenliği sorunları, rödövans düzeni ve kamu denetimi eksikliği konuları yeniden gündeme geldi.
Patlamanın meydana geldiği işletmenin Türkiye Taşkömürü Kurumu'na (TTK) ait sahalarda rödövans sözleşmeleriyle kömür üreten Demir Madencilik tarafından işletildiği bildirildi.
Zonguldak Valiliği adli ve idari soruşturma başlatıldığını açıklarken, Adalet Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ayrı incelemeler için görevlendirmeler yaptı.
Umut-Sen: “Son denetimi kim yaptı, üretime kim izin verdi?”
Patlamanın ardından açıklama yapan Umut-Sen, işçi ölümlerinin yalnızca teknik arızalarla açıklanamayacağını belirterek şirketin ve ilgili kamu kurumlarının sorumluluklarının araştırılmasını istedi.
“Holdinglere daha kaç madenci canı lazım?” diye soran emek örgütü, madenlerde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin şirketlerin maliyet hesaplarına bağlı olmaması gerektiğini savundu.
Umut-Sen, özellikle şu soruların yanıtlanmasını istedi:
“Son denetimi kim yaptı, üretime kim izin verdi?”
Örgüt, patlamadan önceki gaz ölçümlerinin, havalandırma kontrollerinin, iş güvenliği denetim tutanaklarının ve üretim izinlerinin açıklanmasını talep etti.
Açıklamada, Demir Madencilik'in geçmişindeki kazalara da işaret edilerek şirket yönetimi, taşeronlar ve ilgili kamu görevlilerinin olası sorumluluklarının araştırılması çağrısı yapıldı.
Umut-Sen açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Yastayız, öfkeliyiz! Madencilerin canını patronların kârına teslim eden holdingci düzene karşı örgütlü gücümüzle hesap soracağız.”
2014'te kapatılmış ocakta dokuz işçi mahsur kalmıştı
Demir Madencilik'in iş güvenliği sicilindeki önemli olaylardan biri, 12 Ağustos 2014'te yine Zonguldak'ta yaşanmıştı.
Şirketin TTK'den rödövans yoluyla kiraladığı sahada, taşeron Erci Madencilik tarafından işletilen ocakta meydana gelen göçükte 9 işçi mahsur kaldı. İşçiler yaklaşık 14 saat sonra kurtarıldı.
Cumhuriyet'in 13 Ağustos 2014 tarihli araştırmasına göre, söz konusu ocakta havalandırma ve gaz ölçüm sistemlerindeki eksiklikler nedeniyle Çalışma Bakanlığı kararıyla üretim bir yıl önce durdurulmuştu.
İki ayrı denetimde şirkete toplam 25 bin TL (günümüzde yaklaşık 450 bin TL) para cezası kesilmiş, eksikliklerin giderilmesi istenmişti. Buna karşın “üretime hazırlık” adı altında ocakta maden çıkarmaya yönelik çalışmalar sürdürülmüştü.
Cumhuriyet'in aktardığı Genel Maden-İş Sendikası bilgilerine göre Demir Madencilik, TTK'den kiraladığı sahayı Erci Madencilik'e kullandırıyor, taşeronun çıkardığı kömür de Demir Madencilik'e satılıyordu.
Göçüğün ardından ocağı inceleyen CHP heyeti, işçilerin uygun madenci kıyafetleri ve kişisel kurtarma donanımlarından yoksun olduğunu açıklamıştı.
Heyet görüştüğü işçilerin şu sözlerini aktarmıştı:
“Biz burayı yasal bir maden sanıyorduk. Sigortamız yatıyordu. 1200 TL maaş alıyorduk.”
Dönemin Genel Maden-İş Sendikası Başkanı Eyüp Alabaş, Kilimli ve Üzülmez bölgelerinde benzer biçimde çalışan çok sayıda taşeron bulunduğunu açıklamıştı.
2008'deki işçi ölümüne ilişkin bilirkişi raporu
Demir Madencilik'in asıl işveren olduğu bir başka işletmede, 29 Aralık 2008'de 23 yaşındaki Ersan Eliusta elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti.
TTK'nin ruhsat sahibi olduğu Gelik'teki işletmede Demir Madencilik asıl işveren, Muhammet Çakmak ise alt işverendi.
Eliusta'nın ölümünün ardından Sosyal Güvenlik Kurumu, yapılan harcamaların karşılanması için asıl ve alt işverenler aleyhine dava açtı.
Ankara 5. İş Mahkemesi aracılığıyla Zonguldak 1. İş Mahkemesi'ne sunulmak üzere hazırlanan 2 Ağustos 2018 tarihli bilirkişi raporunda, işyerindeki elektrik tesisatının denetlenmemesi, koruma topraklaması ve kaçak akım rölesi eksiklikleri, çalışanların yeterince eğitilmemesi ve alt işverenin denetlenmemesi üzerinde duruldu.
Bilirkişi heyeti, Demir Madencilik ile taşeron işletmenin iş güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmediklerini değerlendirdi. Raporda olayın meydana geldiği yerin işyeri kapsamında bulunduğu da belirtildi.
Şirket ise dava sürecindeki savunmasında, olayın madencilik faaliyeti sırasında ve mesai saatleri içinde meydana gelmediğini ileri sürerek sorumluluğu reddetti.
Rödövans ve taşeron sistemi tartışması
Demir Madencilik, 1989'da Zonguldak'ta kurulan bir aile şirketi. Türkiye Taşkömürü Kurumu'nun sahalarında rödövans yöntemiyle kömür üretimi gerçekleştiriyor.
Rödövans sisteminde, maden sahasının işletme hakkı belirli sözleşme koşulları ve bedeller karşılığında özel işletmelere bırakılıyor. Demir Madencilik'in geçmiş faaliyetlerinde bu sahaların bazı bölümlerinin alt işverenlere kullandırıldığı da belgelendi.
2012'de şirketin sahalarında kaçak ocak işletmeciliği iddialarıyla ilgili operasyon düzenlenmişti.
Demir Madencilik yöneticisi Erdoğan Demir, 6 Kasım 2012'de yaptığı basın toplantısında, şirketin sahasında yaklaşık 60 kaçak ocak bulunduğunu kabul etmiş, ancak bunları yetkililere düzenli olarak bildirdiklerini savunmuştu.
Demir, taşeronluk yoluyla 56 kişiye yasal madencilik yapma olanağı sağladığını söyleyerek polis operasyonunu eleştirmişti.
2014'teki göçükten sonra iş güvenliği önlemlerini değerlendiren Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Erdoğan Kaymakçı da BirGün'e yaptığı açıklamada rödövans ve taşeron sistemini eleştirmişti:
“Zonguldak'ta taşeron içinde taşeron sistemi var. Bu sistem sürdükçe ölümler devam eder.”
Üç ayrı inceleme başlatıldı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, patlamanın ardından Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını duyurdu.
Gürlek açıklamasında, soruşturma için “Bir Cumhuriyet Başsavcı Vekilimiz ve iki Cumhuriyet Savcımız görevlendirilmiştir” dedi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün (MAPEG) uzmanlardan oluşan bir heyeti görevlendirdiğini açıkladı:
“Kazanın tüm yönleriyle araştırılması amacıyla Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğümüzce uzman bir heyet görevlendirilerek gerekli incelemeler başlatılmıştır.”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan da Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından başmüfettiş görevlendirildiğini bildirdi:
“Yaşanan elim olayı araştırmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumumuz tarafından Başmüfettiş görevlendirilmiştir. Bakanlık olarak süreci yakından takip ediyoruz.”
MMO: Gaz sensörlerinin kayıtları incelenmeli
TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi Başkan Yardımcısı Hanefi Oruç, patlamanın kesin nedeninin teknik incelemeler sonucunda belirlenebileceğini söyledi.
Oruç, metan gazının parlaması veya patlaması için bir ateşleyici kaynağın bulunması gerektiğini belirterek ocaktaki gaz izleme sensörlerinin kayıtlarının incelenmesine dikkat çekti.
Maden ocağının taban yolunda meydana geldiği bildirilen patlamaya ilişkin henüz ayrıntılı teknik rapor yayımlanmadı.
Patlama öncesinde metan gazının hangi düzeyde ölçüldüğü, otomatik uyarı ve havalandırma sistemlerinin çalışıp çalışmadığı ve olası bir tehlike karşısında üretimin durdurulup durdurulmadığına ilişkin bilgiler de açıklanmamış.
Demir Madencilik'in bugünkü patlamaya ilişkin ayrıntılı teknik açıklamasına ulaşılamadı. Şirketin sorumluluğu ve olası ihmaller hakkındaki değerlendirme, soruşturma ve bilirkişi incelemelerinin sonucuna bağlı.
(AEK)









