Van’ın Erciş ilçesinde bulunan Zilan Koçköprü Kanyonu’nda, Pay Sulama Kanalı Projesi kapsamında sürdürülen çalışmalara karşı basın açıklaması yapıldı.
Açıklamaya Van Çevre Derneği (Van ÇEV-DER), Zilan Ekoloji Platformu, Zortul Çevre Platformu, Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP), DEM Parti Erciş İlçe Eşbaşkanı Mahmut Pala, Arsîsa Kültür, Dil ve Sanat Araştırmaları Derneği (ARSÎSA) Erciş İlçe Yönetim Kurulu üyeleri ile çeşitli sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı.
Katılımcılar, üzerinde Kürtçe “Zîlan axa birîndar e; em rê nadin talankirinê û pêşkêşkirina ji bo madenan!” ifadesinin yer aldığı pankart açtı. Pankartta bunun Türkçesi, “Zilan yaralı topraktır; talan edilmesine ve madenlere peşkeş çekilmesine izin vermeyeceğiz!” sözleriyle yer aldı.
Pankartta ayrıca “Zîlan, bila azad bihereke, xweza û mirov bila bijîn” ve “Zîlanê biparêze, xwezayê biparêze” mesajlarına yer verildi. Eylemde taşınan dövizlerde ise “ÇED’siz proje, usulsüz gelecek” ve “Rant borusu kanyonda ötmez” ifadeleri yer aldı.

Demir: Sulamaya değil, doğanın tahrip edilmesine karşıyız
Basın açıklamasını Mezopotamya Çevre ve Ekoloji Platformu adına Mir Bahattin Demir okudu. Demir, bölgedeki tarımsal sulama yatırımlarına karşı olmadıklarını, itirazlarının projenin mevcut uygulanma biçimine ve güzergâhına yönelik olduğunu söyledi:
“Bizler tarıma, üretime ve modern sulama projelerine asla karşı değiliz. Aksine, bölgesel kalkınmayı sağlayan, çiftçimizin yükünü hafifleten ve su israfının önüne geçen doğa dostu her türlü sulama yatırımını sonuna kadar destekliyoruz. Ancak ilk bakışta kamu yararı taşıdığı izlenimi veren bu proje, mevcut uygulama biçimi ve yanlış güzergâh tercihiyle tarımı desteklemekten çıkıp tam bir ekolojik yıkıma ve doğa katliamına dönüşmüştür.”
"Revize edilen hatlar ÇED sürecine dahil edilmeli"
Demir, projenin 1993 tarihli ÇED Yönetmeliği öncesinde onaylandığı gerekçesiyle ÇED sürecinden muaf tutulduğunu ve 2016 yılında ihale edildiğini belirtti. Aradan geçen yıllarda projenin birçok kez revize edildiğini söyleyen Demir, değiştirilen güzergâhların yeniden çevresel değerlendirmeye tabi tutulması gerektiğini savundu.
“Projenin revize edilen ve değiştirilen hatları ÇED sürecinden muaf tutulamaz. Hukukun arkasından dolanılarak sürdürülen bu çalışmalar usulsüz ve kanun dışıdır.”
Zilan Koçköprü Kanyonu ve Dücane Şelalesi için uyarı
Demir, çalışmaların en büyük tahribatının Zilan Koçköprü Kanyonu ile Dücane Şelalesi çevresinde yaşandığını söyledi. Bölgenin zengin biyolojik çeşitliliğe sahip olduğunu belirten Demir, iş makineleri, patlatmalar ve kazı çalışmalarının ekosistemde geri dönüşü zor zararlar yarattığını ifade etti.
Kanyonun kuşlar, su samurları ve farklı yaban hayatı türleri için yaşam alanı oluşturduğunu belirten Demir, özellikle hassas türlerin yaşam alanlarının korunması gerektiğini söyledi.
“Bu kanyon, nesli tehlike altında olan su samuru gibi birçok kritik türe ev sahipliği yapıyor. Bu yıkım, bölgedeki nadir canlıların yaşam alanlarını tamamen haritadan siliyor.”
"Yargı süreci sonuçlanmadan geri dönüşü olmayan müdahale yapılmamalı"
Demir, çalışmalara karşı Van 4. İdare Mahkemesi’nde dava açıldığını ve yürütmeyi durdurma talebinin değerlendirme aşamasında olduğunu ekledi.
Yargı süreci sürerken yüklenici firmanın ağır iş makineleriyle kanyonda çalışma yürüttüğünü belirten Demir, mahkeme kararı çıkmadan geri dönüşü olmayan müdahaleler yapılmasına tepki gösterdi.
“Mahkemenin vereceği kararı dahi beklemeden kanyonun en hassas noktasına iş makineleri sokuldu. Yargı süreci tamamlanmadan yapılan bu müdahaleler doğada telafisi mümkün olmayan sonuçlar yaratabilir.”
"Alternatif güzergâh neden değerlendirilmiyor?"
Demir, açıklamasında Devlet Su İşleri’ne (DSİ) de sorular yöneltti. Koçköprü Barajı’na yaklaşık bir kilometre mesafede mevcut bir pompa sistemi bulunduğunu belirten Demir, Morgedik Barajı’ndan yaklaşık 30 kilometrelik yeni bir hatla su getirilmesi yerine doğaya daha az zarar verecek seçeneklerin değerlendirilmesini istedi.
“Tarımsal sulamayı kesintiye uğratmadan kanalın başka bir güzergâhtan geçirilmesi hem teknik olarak daha kolay hem de doğayı koruma adına kamu yararına uygunken, kanyonun kalbini yarmak hangi akla ve vicdana sığmaktadır?”
Demir ayrıca projedeki çelik boru hatlarının maliyeti, güzergâh seçimi ve mevcut altyapının neden kullanılmadığı konusunda kamuoyuna açıklama yapılmasını istedi.
Talepler: Çalışmalar durdurulsun, alternatif güzergâh değerlendirilsin
Demir, açıklamanın sonunda kanyon hattındaki çalışmaların ve iş makinelerinin derhal durdurulmasını, projenin revize edilen bütün hatlarının ÇED sürecine dahil edilmesini, bilim insanlarının uyarılarının dikkate alınmasını ve Koçköprü Barajı yakınındaki mevcut altyapı ile alternatif güzergâhların değerlendirilmesini istedi.
Ayrıca Zilan Koçköprü Kanyonu ile Dücane Şelalesi’ni teğet geçecek, su samuru ve diğer koruma altındaki türlerin yaşam alanlarını gözeten bir revizyona gidilmesi çağrısı yaptı.
“Koçköprü Kanyonu sahipsiz değildir. Doğanın, suyun, su samurlarının ve kuşların yuvasının rant uğruna yok edilmesine geçit vermeyeceğiz.”
Kalçık: Çiftçinin suyunu da kanyonu da korumak mümkün
Demir’in ardından söz alan Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP) Genel Sekreteri Ali Kalçık da tarımsal sulamaya ve çiftçinin suya ulaşmasına karşı olmadıklarını söyledi. İklim krizi ve kuraklık koşullarında suyun verimli ve adil kullanımının önemine işaret eden Kalçık, tarımsal üretim ile doğal alanların korunmasının birbirine karşıt hedefler olmadığını belirtti:
“Bir tarım alanını sulamak için geri dönüşü olmayan bir doğal alanın tahrip edilmesini kabul etmiyoruz. Eğer alternatif bir güzergâh, mevcut bir altyapı ya da doğaya daha az zarar verecek teknik bir çözüm varsa, öncelikle bunların bilimsel olarak değerlendirilmesi gerekir.”
Zilan Koçköprü Kanyonu’nun bitkileri, kuşları, yaban hayatı ve su varlıklarıyla bütün bir ekosistem olduğunu belirten Kalçık, konu yargıya taşınmışken geri dönüşü olmayan müdahaleler konusunda daha dikkatli davranılması gerektiğini söyledi.
“Bilimin sesini dinleyin. Alternatifleri değerlendirin. Hukuki sürece saygı gösterin. Kanyonda geri dönüşü olmayan tahribata yol açabilecek çalışmaları durdurun. Çiftçinin suyunu da tarımsal üretimi de Zilan Koçköprü Kanyonu’nu da korumak mümkündür. Doğa tüm canlıların ortak evidir.”
(HA)




.jpg)



