Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) tutuklu eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nden kaleme aldığı mektupta, “Ailem Güvende” operasyonu kapsamında hedef gösterilen, gözaltına alınan ve tutuklanan LGBTİ+’lara dayanışma mesajı gönderdi.
Kaos GL’de yer alan habere göre, hak savunucularının maruz kaldığı kötü muameleye, işkenceye ve siyasi linç kampanyalarına dikkat çeken Yüksekdağ, baskı politikalarının LGBTİ+’ların meşru hak mücadelesini engelleyemeyeceğini vurguladı.
Yüksekdağ, tutukluların serbest bırakılması için yürütülen “Özgürlük İstiyoruz” kampanyasına destek çağrısı yaptı.
Yüksekdağ, LGBTİ+’ların yıllardır verdikleri mücadeleyle varlık haklarını kazandığını belirtti şöyle dedi:
“Üzülerek biliyor ve görüyoruz ki LGBTİ+ kimliğiyle bu sistem içinde var olmak, varlık hakkını savunmak, daha zorlu bir çaba, sebat ve dirayet gerektiriyor. Sizler yıllar boyunca mücadelede sebat ederek varlık hakkınızı kazandınız. Hiçbir zindan dayatmasının, hiçbir ahlak kılığına girmiş kırım operasyonunun bu meşru hakkı gasp etmeye gücü yetmez.”
Dayanışmanın politik özgürlük mücadelesinin ve eşitlik arayışının bir parçası olduğunu vurgulayan Yüksekdağ, iktidarın ahlak söylemini de eleştirdi.
Yüksekdağ, “Eril otoritenin, bağnaz iktidar siyasetinin toplumu çürüten ve sadece güçlüye, zengine, kadın düşmanlığına, homofobiye hizmet eden riyakâr ahlakı karşısında haysiyete, adalete, hak bilincine dayanan gerçek insanlık ahlakını yüceltmenin şerefidir bu” dedi.
“Gökkuşağını hangi otorite yaşamdan sürebilir?”
Mektubunun sonunda tutuklu LGBTİ+’lara doğrudan seslenen Yüksekdağ, LGBTİ+ hareketinin kadın özgürlük mücadelesi ve halkların hak arayışı içindeki yerine dikkat çekti. Tutuklulara toplumun eşit ve değerli bireyleri olduklarını unutmamaları çağrısı yapan Yüksekdağ, ortak mücadelenin temelinde onur duygusunun bulunduğunu belirtti.
Figen Yüksekdağ’ın mektubunun tam metni
"Sevgiyle, umutla, dirençle merhaba. Öncelikle tutuklanan, siyasi linç kampanyalarına maruz bırakılan, kötü muameleye, işkenceye uğrayan LGBTİ+ arkadaşlarımızı, yoldaşlarımızı, bu alanda hak ve özgürlük mücadelesi veren, çalışmalar yürüten herkesi saygıyla, dayanışmayla selamlıyorum.
Üzülerek biliyor ve görüyoruz ki LGBTİ+ kimliğiyle bu sistem içinde varolmak, varlık hakkını savunmak, daha zorlu bir çaba, sebat ve dirayet gerektiriyor. Sizler yıllar boyunca mücadelede sebat ederek varlık hakkınızı kazandınız. Hiçbir zindan dayatmasının, hiçbir ahlak kılığına girmiş kırım operasyonunun bu meşru hakkı gasp etmeye gücü yetmez.
Tutsak arkadaşlarımızın derhal tahliyesi ve tedaviye erişim, hapishanede insanca yaşam koşullarının sağlanması, zulüm-nefret uygulamalarına son verilmesi taleplerini içeren kampanyaya içeride, dışarıda olabilecek en güçlü desteği sağlamalı ve sahiplenmeliyiz. Bu tavrın, politik özgürlük mücadelesinin ve büyük insanlık değerleri ufkuyla yürüdüğümüz tarihsel yolun kaçınılmaz gereği, görevi olduğu hep akılda tutulmalı. Eril otoritenin, bağnaz iktidar siyasetinin toplumu çürüten ve sadece güçlüye, zengine, kadın düşmanlığına, homofobiye hizmet eden riyakar ahlakı karşısında haysiyete, adalete, hak bilincine dayanan gerçek insanlık ahlakını yüceltmenin şerefidir bu.
Son olarak tutsaklara seslenmek istiyorum: Sevgili kardeşlerim, yoldaşlarım, dostlarım; bu zorlukları, bu zulüm cenderesini birlikte aşacağız. Belki çoğunuz, yaşamda karşılaştığınız boğucu baskılardan sonra ilk kez hapishanelerle karşılaşıyorsunuz. Sizlere büyük siyasi laflar edecek değilim. Sadece bu ülkenin, toplumun saygın, değerli bireyleri olduğunuzu, hareketinizin halklar hakikatimizin, kadın özgürlük mücadelemizin özgün bir parçası ve gücü olduğunu hiçbir zaman unutmayın. Ortak paydamız olan onur güzel ve görkemli bir duygudur. İnsanın içini genişletir. Dışarıdan ne zulüm gelirse gelsin, her yer ne kadar zindana dönerse dönsün, içimizde büyüyen onurla biz de büyür, zindanla başederiz.
Bayraklarınız, hayatlarınız yasaklanabilir belki. Ama yağmur sonrası muzaffer bir neşeyle gökyüzünü boyayan gökkuşağını hangi otorite yaşamdan sürebilir? Sizler ve hepimiz, nerede durursak duralım yaşamdan sürülemeyecek, betonlara gömülemeyecek bir hakikatin koruyucularıyız. Farklılıklarıyla zenginleşen, renkleriyle güzelleşen büyük insanlık ailesiyiz. Ve bütün içtenliğimle inanıyorum ki, insanlık onurunu yere düşürmeyenler, eşit, kardeşçe, barış içinde ve özgür bir yaşam için direnenler, bu karanlıktan aydınlığa çıkacaklar.
Hepinize sevgi dolu selamlar. Özgürlükte buluşmak üzere; daima umutla, dirençle…
Kandıra 1 No'lu F Tipi"

Janset Kalan: Trans mahpusları hatırlayın, ezber cümleler yetmiyor

HAK ÖRGÜTLERİYLE BULUŞMALAR - 37
HEVİ LGBTİ+ Derneği: "Ailem Güvende" operasyonları danışmanlık çalışmalarımızı olumsuz etkiledi

LİSTAG Koordinatörü Neşe Tamer anlatıyor: “Ailen Yanında” demek neden politik bir tutumdur?
(EMK)








