Merkez Bankası’nın İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlediği İstanbul Ekonomi Forumu başladı. Dünyanın farklı ülkelerinden merkez bankası başkanları ve üst düzey politika yapıcıların katıldığı forumun açılış konuşmasını Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yaptı.
Konuşmasında küresel ekonomide yaşanan sorunlara değinen Şimşek, tedarik zincirlerindeki aksamalara, emtia fiyatlarındaki artışa ve yükselen enerji maliyetlerine dikkat çekti. Şimşek, ekonomik krizin kontrol altında olduğunu savundu.
Savunma harcamalarına yüzde 229 artış
Şimşek'in konuşmasında en dikkat çekici başlıklardan biri ise 2027 yılı bütçesine ilişkin açıklaması oldu.
Türkiye'nin caydırıcılığını güçlendirmeye devam ettiğini belirten Şimşek, çatışmaların yaşandığı bir dünyada savunma alanına yatırım yapılmasının zorunluluk olduğunu söyledi.
Şimşek, kısa süre önce hazırlanan ve TBMM'ye sunulması beklenen 2027 yılı bütçesinde savunma harcamalarının yüzde 229 artırılacağını duyurdu.
Türkiye'nin son 20 yılda savunma sanayisine önemli yatırımlar yaptığını söyleyen Şimşek, 1990'lı yıllarda dünyanın en fazla savunma sanayisi ürünü ithal eden beş ülkesi arasında bulunan Türkiye'nin bugün en büyük 10 ihracatçı arasına girmeye yaklaştığını ileri sürdü.
Savunma projelerindeki AR-GE büyüklüğünün 100 milyar doların üzerinde olduğunu belirten Şimşek, yaklaşık 1400 ürün geliştirme projesinin yürütüldüğünü de açıkladı.
2026’da Milli Savunma Bakanlığına ayrılan bütçe 822 milyar 930 milyon 177 bin TL’ydi.
Şimşek'in sözünü ettiği 2027 yılı için yüzde 229'luk artış doğrudan Milli Savunma Bakanlığı’nın bütçesine uygulanırsa kurumun ödeneği yaklaşık 2,71 trilyon TL’ye yükselecek.
Ancak Şimşek'in yüzde 229 artışla Milli Savunma Bakanlığı bütçesini mi, yoksa daha geniş kapsamlı savunma harcamalarını mı kastettiği bilinmiyor. Savunma ve güvenlik için ayrılan toplam kaynak, yalnızca bakanlığın bütçesinden ibaret değil.
Öte yandan Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) 2025 verilerine göre Türkiye’nin askeri harcamaları son 10 yılda yüzde 94 artarak 30 milyar dolara ulaştı. Bu da Türkiye'yi dünya en yüksek askeri harcama yapan ülkeler arasında 18. sıraya soktu.

Ülkeler silahlanmaya 2025’te 2,9 trilyon dolar harcadı
86 milyon 92 bin kişilik nüfus düşünüldüğünde hükümet kişi başına yaklaşık 375 dolarlık (yaklaşık 18 bin 500 TL) askeri harcama yapıyor.
Milyonlarca kişi yoksulluk riski altında, çocuklar öğün atlıyor
Savunma harcamalarındaki artış açıklaması, Türkiye'de milyonlarca yurttaşın geçim sıkıntısıyla mücadele ettiği bir dönemde geldi.
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2025 yılı Yoksulluk ve Yaşam Koşulları Araştırması'na göre nüfusun yüzde 27,9'u, yani yaklaşık 24 milyon kişi, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunuyor. Medyan gelirin yüzde 50'si esas alınarak hesaplanan göreli yoksulluk oranı ise yüzde 13. Bu da yaklaşık 11 milyon kişiye karşılık geliyor.
Çocuklarda ise tablo daha çarpıcı. TÜİK verilerine göre 0-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 36,8'i yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında. Başka bir ifadeyle Türkiye'de her üç çocuktan birinden fazlası bu riskle karşı karşıya.
Aynı araştırmaya göre nüfusun yüzde 35,1'i, yani yaklaşık 30 milyon kişi, ekonomik nedenlerle iki günde bir et, tavuk veya balık içeren bir öğünün masrafını karşılayamıyor. Yurttaşların yüzde 19,6'sı ise evinin yeterince ısınma ihtiyacını ekonomik olarak karşılayamadığını belirtiyor.

"Her üç çocuktan biri yoksulluk riski altında”
Öte yandan TÜRK-İŞ'in Eylül 2026 araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık asgari gıda harcaması 37 bin 801 TL'ye yükseldi. Gıda dışındaki zorunlu giderleri de kapsayan yoksulluk sınırı ise 123 bin 130 TL'ye ulaştı.
2026 yılında net asgari ücretin 28 bin 75 TL olduğu düşünüldüğünde, tek asgari ücretle geçinen dört kişilik bir hanenin aylık geliri yalnızca gıda için hesaplanan açlık sınırının bile yaklaşık 9 bin 725 TL altında kalıyor.
Çocukların beslenme sorunu eğitim hayatına da yansıyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün (OECD) PISA 2022 araştırmasına göre Türkiye'deki 15 yaşındaki öğrencilerin yüzde 19,3'ü, yiyecek alacak yeterli para bulunmadığı için haftada en az bir kez öğün atladığını bildirdi.
Milli Eğitim Bakanlığının 2025-2026 istatistiklerine göre resmi okullarda yaklaşık 15,2 milyon öğrenci eğitim görüyor. Bu öğrencilerin tamamına yılda 180 gün boyunca ücretsiz bir öğün yemek verilmesi durumunda, öğün başına varsayımsal 100 TL maliyet üzerinden yıllık yaklaşık 273 milyar TL kaynağa ihtiyaç duyuluyor. Bu tutar, Milli Savunma Bakanlığının 2026 bütçesinin yaklaşık üçte birine karşılık geliyor.

"Tüm öğrencilere bir öğün yemek vermenin maliyeti MEB bütçesinin yüzde 13'ü"
(HA)





