Anayasa Mahkemesi (AYM), Agence France-Press'in (AFP) eski foto-muhabiri Bülent Kılıç’ı “Fransız ajanı” olarak niteleyerek hedef gösteren Yeni Akit haberine ilişkin dosyada ‘hak ihlali’ kararı verdi.
Gazetecinin şeref ve itibarının korunması hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine hükmetti.
İçerik kaldırma ve erişim engeli talepleri reddedildi
Kılıç, söz konusu haberin kişilik haklarını zedelediği gerekçesiyle 5651 sayılı İnternet Kanun'un —haberin yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan— 9. maddesi kapsamında içeriğin kaldırılması ve erişimin engellenmesi istemiyle sulh ceza hâkimliklerine başvurdu.
Talepler reddedildi; ret kararlarına yapılan itirazlar da yine sulh ceza hâkimliklerince reddedilerek süreç kesinleşti.
Bunun üzerine Kılıç, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin (MLSA) Hukuk Birimi aracılığıyla AYM’ye bireysel başvuruda bulundu.
Kılıç, internette yayımlanan içeriklerin kendisi hakkında itibar zedeleyici bir etki doğurduğunu, buna rağmen erişim engeli ve içerik kaldırma taleplerinin gerekçesiz ya da yetersiz gerekçelerle reddedildiğini ileri sürerek birden fazla anayasal hak başlığına dayanarak ihlal iddiasında bulundu.
Başvuruda şeref ve itibarın korunması hakkının yanı sıra unutulma hakkı, lekelenmeme hakkı, özel hayatın gizliliği, masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkına ilişkin iddialar da yer aldı.
Yüksek Mahkeme, başvuruyu esasen şeref ve itibarın korunması hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkı çerçevesinde ele aldı.
AYM'nin temel tespiti: "Etkili bir koruma sağlanamadı"
Başvuruyu inceleyen AYM kararında, sulh ceza hâkimliklerindeki ret sürecinin başvurucunun kişilik haklarına ilişkin şikâyetlerini giderecek ölçüde etkili bir koruma sağlamadığı sonucuna vardı.
Mahkeme, erişim engeli ve içerik kaldırma mekanizmasının uygulandığı dönemde usul güvenceleri bakımından yetersiz kaldığını; bu nedenle kişilik haklarına yönelik müdahalelere karşı etkili başvuru imkânı sunmadığını değerlendirdi.
Sonuç olarak AYM, Anayasa'nın 17. maddesiyle bağlantılı olarak 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verdi.
Tazminata hükmetti, genel mahkeme yolu da açık
Yüksek Mahkeme, ayrıca Kılıç lehine manevi tazminata hükmetti. Kararda, söz konusu içeriğin erişilebilirliğinin sürmesi hâlinde devam eden ihlallerin sonlandırılması için genel hukuk mahkemelerinde dava yolunun kullanılabileceğine de işaret etti.
Ok: Zarar tazminine dair ender kararlardan biri
MLSA Eş Direktörü Veysel Ok, kararı basın özgürlüğü açısından bir kırılma noktası olarak değerlendirdi.
Ok, "Bu ve benzeri yayın politikasına sahip gazeteler geçmişte de bugün de pek çok gazeteciyi, insan hakları savunucusunu ve kamuoyunda tanınan isimleri hedef gösteren haberler yapmıştır. Ancak bu yayın politikasından zarar gören kişiler bugüne kadar uğradıkları zararı çoğunlukla tazmin edemiyordu. Bu karar, sistematik biçimde kişilik haklarına saldıran yayın organlarının bu tutumunun artık bir bedelinin olduğunu ortaya koyuyor" dedi.
Ok, kararın pratik önemine de dikkat çekerek "Hedef göstermeye yönelik yayın yapan gazeteler aleyhine defalarca dava açıldı. Ama bu davalar teknik gerekçelerle sonuçsuz kaldı. Dahası, bu gazeteler bu tür kararları aşmak için yönetim yapısını değiştirmek gibi yollara başvuruyordu. Anayasa Mahkemesi'nin bu kararı, gerçek anlamda bir adalet sağladı; zararın tazmin edilmesinin önünü açtı. Umarız bu, benzer yayın politikası izleyen medya kuruluşları için de caydırıcı bir emsal olur" diye konuştu.
(HA)

