Adalet Bakanı Akın Gürlek, 11 Şubat'ta göreve geldikten kısa süre sonra "Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı" kurulduğunu duyurdu. Gürlek, 25 Nisan'da ise 75 ildeki 638 dosya ve 693 maktule ilişkin kapsamlı inceleme süreci başlattıklarını açıkladı.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya döneminde kamuoyu, sık sık bakanın sosyal medya hesaplarından yapılan operasyon, gözaltı bilgilendirmelerine aşinaydı. Hatta arka arkaya suç örgütü liderlerinin yakalandığına ilişkin yapılan paylaşımlar, suç örgütleri üzerindeki 'koruma kalkanının kalktığı' algısı yaratıyordu. Kabinede yaşanan değişikliğin ardından roller değişti, açıklamalar artık İçişleri Bakanı yerine Adalet Bakanı'ndan geliyor. Yapılan operasyonlar güncel ile sınırlı kalmayıp geçmişin çok konuşulan dosyalarına uzanıyor.
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk yaşananlara tepkisini sosyal medya paylaşımında "Sanki yeni Bakan görevi 24 yıllık bir iktidardan değil de muhalefetten devralmış gibi alkışlar arasında adalet arıyor." sözleri ile ifade etti.
"Sis perdesini kaldırdık"
Gürlek, 11 Eylül) günüsosyal medya hesabı X'ten yaptığı açıklamada 46 dosyanın aydınlatıldığını açıkladı.
Bakanlığımız bünyesinde 24 Nisan 2026 tarihinde kurduğumuz Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda, yıllardır karanlıkta kalan 6 cinayet dosyasını daha aydınlattık. Böylece 46 dosyada, 52 maktul ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olayların üzerindeki sır perdesini kaldırdık.
Arşivdeki dosyaların açılmasına Gülistan Doku soruşturması ile başlanıldı. Ailesinin hukuk mücadelesine rağmen yürümeyen soruşturma bir anda Tunceli Valisi'nin cezaevine girmesi ile sonuçlandı.

Gülistan Doku soruşturması: Emniyet personeli dahil 11 kişi hakkında gözaltı kararı

Eski Tunceli Valisi Sonel tutuklandı
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcoğlu, 25 Mart 2009’da Maraş'ta düşen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma yeniden açıldı. 13 Temmuz’da 25 kişi gözaltına alındı.

Adalet Bakanı Gürlek'ten Muhsin Yazıcıoğlu açıklaması

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturması: 25 kişi gözaltına alındı
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu, 12 Kasım 2011’de sanık olduğu Ergenekon davalarında ifade vermesine kısa süre kala 13 gün tutuklu bulunduğu Silivri 1 Nolu L Tipi Cezaevi’nde rahatsızlanarak hayatını kaybetti. 29 Ağustos’ta tekrar açılan soruşturmada çok sayıda kişi gözaltına alındı.

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında gazeteci Günday ve iki acil tıp teknisyeni tutuklandı
Hukukçular temkinli yaklaşıyor
Dosyaların yeniden açılması ve gözaltıların sürmesini değerlendiren hukukçular, soruşturmalara temkinli yaklaşıyor. Hukukçu Esin Yeşilırmak, dönemin Bakanları için Meclis'in araştırması gerektiğini belirtiyor.
Hukukçu Esin Yeşilırmak, çok fazla kişinin gözaltına alınmasının faili meçhul cinayetlerin açığa çıkartılması için yeterli olmadığını ifade etti.
Soruşturmaların tekrar açılması önemli ancak bu soruşturmaların olayın hemen ardından neden faili meçhulle sonuçlandığı, toplanmayan delillerin neden toplanmadığı, görevini yapmayan kamu görevlilerinin tespiti ile görevin yapılmaması ihmal mi, kasıtla mı yapılmadı, olayın üzerinin örtülmesi için talimat alındı mı, gibi ilk soruşturmada aydınlatılması gerekli birçok sorunun cevaplanması gerekir. Sonrasına ise şu an başlatılan soruşturmaların Anayasa Mahkemesinin kararlarında işaret ettiği gibi devletin yaşam hakkının korummasında pozitif yükümlülüğü kapsamında etkin bir soruşturma ile cezasızlığın önüne geçilecek bir yargılama ve sonuç alınması lazım.
'Sadece belediyelerle uğraşmıyoruz mesajı'
Hukuçu Kemal Aytaç'a soruşturmalar ile ilgili "Bir taraftan CHP ve YENİ Parti’ye yönelik operasyonlar ve yargılamalar sürdürülürken diğer taraftan da faili meçhul cinayetlere ilişkin gözaltılar oluyor. Bunların üzerine doğru dürüst ve ciddi şekilde gidiliyor mu? Yoksa kamuoyunu dengelemek için, bakın biz sadece CHP'yle ya da YENİ Parti ve belediyelerle uğraşmıyoruz mesajını mı veriyorlar? İkincisi olabileceğini düşünüyorum. Ama bekleyip biraz göreceğiz" görüşünü savunuyor.
"Algı oluşturmak amacıyla yapılıyor"
Aytaç, faili meçhul cinayetlerinin aydınlatılmasını bir hukukçu olarak istediğini ancak umutlu olmadığının altını çizdi.
Dönemin sorumlularına uzanır mı? Melih Gökçek ifadeye çağrıldı. Ama adam adliyeye sakız çiğneyerek gitti. Dolayısıyla şahsen kuşkuluyum. Faili meçhul dosyaların ele alınması, bunların açığa çıkarılması, bir hukukçu olarak gönülden isteyeceğimiz şeyler. Ama ben daha çok bunların algı oluşturmak amacıyla yapıldığını düşünüyorum. Yoksa Türkiye'de 23-24 yıldır, bu siyasi iktidar var, bunun adalet bakanları var, bunların politikası var. 20 sene sonra, bunların bu şekilde gündeme getirilmesini doğrusu açıklamak ve anlamak çok zor. Dediğim gibi ben şüpheyle bakıyorum. Umarım doğru bir şekilde bu soruşturmalar yapılır. Gerçekten suç işleyenler, bu katiller yargılanıp cezalandırılır. Ama çok umutlu olduğumu söyleyemem.
Bakanlar yargılanabilir mi?
Hukuçu Esin Yeşilırmak, geçmişte aydınlatılmayan, üzerine gidilmeyen soruşturma dosyalar ile ilgili bakanlar için mutlaka Meclis'te araştırma komisyonu kurulması gerektiğine dikkat çekti.
Dönemin bakanlarının yargılanmasına ilişkin hukukumuza göre ancak kişisel suçlardan yargılanabilir. Bu yüzden suça iştirak edip etmediklerinin ortaya çıkmasıyla yargılama yapılabilir. Aksi taktirde sadece görevde oldukları için yargılanma söz konusu değil, hukuken de mümkün değil. Ancak görevde oldukları için yargılanamazı kabul etmek de hatalı. Kişisel olarak suça karışması veya olay içerisinde bir yerde olmaları halinde soruşturmanın onlar açısından da yapılması gerekir. Bakanlardan söz ettiğimiz için mutlaka Meclis araştırması gerekir. Meclis araştırmanın sonucu da yargılamalar açısından önemli bir boyut olur.
(FY)












