Kor Kitap’ın yayınevi temsilcisine, tutuklu yazar ve editörler Tonguç Ok ile Necip Baysal’a telif ödemesi yaptığı gerekçesiyle konutu terk etmeme (ev hapsi) şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.
Temsilci, dört gün süren gözaltı sürecinin ardından, söz konusu ödemelerin “terörizmin finansmanı” iddiasına dayanak yapıldığını öğrendi.
Kor Kitap, dün (27 Ocak) yazılı bir açıklama yayımlayarak okurlarına dayanışma çağrısında bulundu.
“Cezaevinde bulunan çevirmenimiz, yazarımız ve editörümüz Tonguç Ok ve Necip Baysal’a yaptıkları çalışmalar karşılığı yayınevimiz tarafından telif ödemesi yapılmakta, telif ödemesi olarak gönderilen bu paralarla arkadaşlarımız cezaevi kantininden alışveriş yapmaktadır. Fakat bugün bu ödemelerle yapılan alışverişler ‘terör faaliyetinin’ dayanağı haline getirilmektedir. Ödemeleri gerçekleştiren yayınevi temsilcimiz hakkında soruşturma açılarak dört günlük gözaltı işleminin ardından ev hapsi kararı verilmiştir. Bu hukuksuz kararın bir an önce bozulmasını istiyor okurlarımızı dayanışmaya çağırıyoruz.
“Cezaevlerinde üreten yazarların/çevirmenlerin/editörlerin telif ödemeleri terör finansmanı değildir. Düşünceyi ve kültürü mahkûm etme girişimlerine izin vermeyeceğiz.”
Türkiye Yayıncılar Birliği: Endişe verici
Türkiye Yayıncılar Birliği de, yayımladığı açıklamada telif haklarının hem ulusal mevzuatta hem de Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalarla korunduğunu ve telif ödemelerinin yasal ödemeler olduğunu söyledi.
Birliğin açıklamasının tamamı şöyle:
“Üyemiz Kor Kitap’ın, cezaevinde bulunan çevirmen, yazar ve editörleri (ve Derneğimizin 2014 Yılı Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü sahibi) Tonguç Ok ve Necip Baysal’a, çalışmaları karşılığı telif ödemesi yapmaya devam ettiğini fakat bu telif ödemelerinin ‘terör finansmanı’ gibi değerlendirildiğini ve ödemeleri gerçekleştiren yayınevi yetkilisi hakkında soruşturma açılarak gözaltına alındığını ve ev hapsi kararı verildiğini, yayınevinin bugün yaptığı sosyal medya paylaşımından öğrendik. Bu gelişme, yayıncılık dünyası ve ifade özgürlüğü açısından son derece endişe vericidir.
“Telif hakları hem ulusal mevzuatımızda hem ülkemizin taraf olduğu uluslararası anlaşmalarla korunmaktadır ve telif ödemeleri yasal ödemelerdir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında, bir eserin mülkiyeti ve telif hakları o eserin sahibine aittir ve eser sahibi emeğinin karşılığını alma hakkına sahiptir. Eser sahibinin konumundan bağımsız olarak telif ödemeleri yapılır. Bu ödemelerin banka veya resmi kanallar üzerinden yapılması, işlemin şeffaf ve kayıtlı olduğunu gösterir. Cezaevi kantinlerinden yapılan alışverişler gözetim ve kontrol altındadır. Kantin alışverişlerinde herhangi bir terör finansmanı söz konusu olamaz. Cezaevi idaresinin denetimi altındaki kantin harcamalarının bir suç dayanağı olarak sunulması, hukuki belirlilik ilkesine aykırıdır. Devletin kendi kontrol mekanizması içinde gerçekleşen bir harcamanın "terör faaliyeti" olarak nitelendirilmesinin mantığını anlamak ayrıca zordur.
“Yazar, çevirmen ve editörler Tonguç Ok ve Necip Baysal’ın cezaevi koşullarında dahi olsa ürettikleri eserlerin karşılığında telif bedellerini almaları, evrensel hukuk ilkeleri, anayasal haklar ve yayıncılık etiği çerçevesinde meşru bir haktır. Türkiye Yayıncılar Birliği olarak meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu; yazmak, çizmek, söylemek, okumak gibi yayıncılık faaliyetlerinin ve kitapların, her şekilde ve devamlı suç unsuru olarak gösterilmeye çalışılmasından vazgeçilmesini, yayınevi temsilcisi hakkındaki ev hapsi kararının derhal kaldırılmasını ve düşünce ve ifade özgürlüğü üzerindeki her türlü baskıya son verilmesini talep ediyor, sürecin takipçisi olacağımızı bildiriyoruz.” (TY)

