İBB soruşturması kapsamında Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İBB Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanı Yavuz Saltık, BirGün gazetesinin “Dışarıdan İçeriye Mektuplar” dosyasına gönderdiği yazıda çocukluk anılarını ve cezaevi günlerini kaleme aldı.
Karadeniz’de doğup büyüdüğü Alona köyünü anlatan Saltık, özellikle bahar aylarında haftada iki gün aralıksız yağan yağmurları hatırlattı. Pazartesi’den Perşembe’ye, Cuma’dan Pazar’a süren yağışların köy yaşamının doğal parçası olduğunu belirten Saltık, tek göz evlerinin akan çatısından odaya damlayan suların çocuk aklıyla “kader” olarak benimsendiğini söyledi.
Yağmura mesafeli olmadığını, aksine onu hep sevdiğini vurgulayan Saltık, çocukluk yıllarında mahalle arkadaşlarıyla sağanak altında koştuklarını, sırılsıklam olana kadar oyun oynadıklarını aktardı. Yedi çocuklu bir ailede büyüdüğünü belirten Saltık, bu durumun annesi için haftalarca süren çamaşır yükü anlamına geldiğini ancak çocukların gökten düşen her damlayla yarışmaktan vazgeçmediğini anlattı.
Ormandan toplanan yaprakların hışırtısını, kurutulan çayırların ve balyalanan otların kokusunu bugün hâlâ hissettiğini dile getiren Saltık, çocukluğunu emeğin ve doğanın iç içe geçtiği bir hayat olarak tasvir etti.
Yazının bir bölümü şöyle:
Doğduğum ve çocukluk çağlarımı yaşadığım köyümüz Alona’da özellikle bahar aylarında haftada iki gün yağmur yağardı. Biri Pazartesi’den Perşembe’ye, diğeri ise Cuma’dan Pazar’a kadar sürerdi.
Karadeniz! Yağmur yağmayacak da ne yapacaktı dediğinizi duyar gibiyim. Çocukluk, ergenlik ve ilk gençlik yıllarını o coğrafyanın köylerinden herhangi birinde geçiren benim gibi herkes hiç ara vermeden yağan bu yağmurların tek göz evimizin akan çatısından odamıza damlamasını ‘’kader’’ diye kabullenişimizi anlar diye düşünüyorum.
İfadelerimden yağmura mesafeli olduğum anlaşılmasın, yağmuru çok severim aslında. Köyde yaşadığım zamanlarda da çok severdim. Çise çise, sağanak, fırtına şeklinde bardaktan boşalırcasına, enayi ıslatır şekilde. Ne kadar şiddetli yağarsa yağsın bazen evden mahalledeki çocuklarla bir o komşunun kapısına, bir diğerinin kapısına koşar dururduk. Tabi o yağmurun altında üzerimizde kuru herhangi bir çamaşır kalmazdı, sırılsıklam olurduk.
Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Tutuklu İBB yöneticisi Yavuz Saltık: Ben hizmet ettim, suç üretildi
(EMK)

