Delhi’de düzenlenen Yapay Zekâ Etki Zirvesi’nde yayımlanan yeni bir rapora göre teknoloji şirketleri, yüksek enerji tüketen yapay zekâ teknolojisinin iklim krizini önlemeye yardımcı olabileceğini iddia ederken, geleneksel yapay zekâ ile üretken yapay zekâyı birbirine karıştırıyor.
Şirketler, iklime faydalı olabilecek bazı geleneksel yapay zekâ uygulamalarını (örneğin enerji verimliliği optimizasyonu gibi) örnek gösteriyor; ancak bunu yaparken çok daha fazla enerji tüketen üretken yapay zekâ sistemlerini (ChatGPT gibi büyük dil modelleri, görsel/video üretim araçları) de aynı kategoriye koyarak genel bir “Yapay zekâ iklimi kurtarabilir” söylemi kuruyor.
Toplam 154 açıklamanın incelendiği araştırma, iklim krizini önlemeye yardımcı olabileceği öne sürülen yapay zekâ örneklerinin büyük bölümünün makine öğrenimine dayandığını, buna karşılık sektörün hızlı büyümesini tetikleyen enerji yoğun sohbet botları ve görsel üretim araçlarının bu kapsamda somut bir katkı sunmadığını ortaya koydu.
“Sektörün söylemi dikkat dağıtıcı”
Fosil Yakıtların Ötesi (Beyond Fossil Fuels) ve Dezenformasyona Karşı İklim Eylemi (Climate Action Against Disinformation) dahil çeşitli sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle hazırlanan çalışmada, Google’ın Gemini’si ya da Microsoft’un Copilot’u gibi popüler üretken yapay zekâ araçlarının, gezegeni ısıtan emisyonlarda “somut, doğrulanabilir ve kayda değer” bir azalma sağladığına dair herhangi bir örneğe rastlanmadı.
Raporun yazarı enerji analisti Ketan Joshi, sektörün söylemini “dikkat dağıtıcı” olarak tanımlayarak bunun klasik bir “yeşil aklama” (greenwashing) stratejisi olduğunu söyledi.
İncelenen iddiaların önemli bir bölümü, teknoloji şirketlerinin katkı sunduğu bir Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) raporundan ve Google ile Microsoft’un kurumsal açıklamalarından alındı.
Yapay zekânın 2030’a kadar küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 5-10’unu azaltabileceği yönündeki yaygın iddianın da Google tarafından danışmanlık firması Boston Consulting Group’a (BCG) hazırlatılan bir rapora dayandığı, bu oranın ise şirketin “müşteri deneyimlerine” atıfla ortaya konduğu belirtildi.
The Guardian’da yer alan habere göre, Google, konuya ilişkin yaptığı açıklamada tahmini emisyon azaltımlarının “mevcut en iyi bilime dayanan sağlam bir doğrulama sürecine” dayandığını açıkladı. Microsoft yorum yapmazken, IEA sorulara yanıt vermedi. (TY)

