Iraklı bir feminist ve kadın hakları aktivistiydi. Organization of Women’s Freedom in Iraq’ın (Irak Kadın Özgürlüğü Örgütü) kurucu ortaklarından ve yöneticilerinden biri olarak görev yaptı; ayrıca feminist gazete Al-Mousawat (Eşitlik)’in editörlüğünü yürüttü.
2003 yılında Irak’ta kadınlar için ilk sığınakları kurarak onları namus cinayetleri ve cinsel istismardan korudu. Başlattığı sığınak ağı 2018 yılına gelindiğinde beş şehirde 11 eve ulaştı ve yıllar içinde yüzlerce savunmasız kadının hayatını kurtardı.
1960 yılında Bağdat’ta doğan Yanar Muhammed, annesi öğretmen, babası mühendis olan liberal bir ailede büyüdü. Dindar ve toplumda saygın bir figür olan anne tarafından dedesinin, eski eşinin 14 yaşındaki kız kardeşiyle evlenmesi, Muhammed’in kadın hakları mücadelesine yönelmesinde belirleyici bir etki yarattı.
1984 yılında Bağdat Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden lisans derecesiyle mezun oldu ve 1993’te yüksek lisansını tamamladı.
1995 yılında ailesiyle birlikte Kanada’ya taşındı. Kanada’da bulunduğu dönemde siyasal ve feminist faaliyetlerini sürdürdü; 1998’de Irak Kadın Haklarını Savunma adlı örgütü kurarak daha sonra Irak Kadın Özgürlüğü Örgütü’ne dönüşecek yapının temellerini attı.
2003’te ABD öncülüğündeki Irak işgalinin ardından, biriktirdiği kişisel tasarruflarıyla Bağdat’a döndü. Aynı yıl Irak Kadın Özgürlüğü Örgütü’nü kurarak ülkedeki ilk kadın sığınma evini açtı. Örgüt; aile içi şiddet, namus cinayetleri ve insan ticareti tehdidi altındaki kadınlar için güvenli evler oluşturdu.
2003–2019 yılları arasında dört şehirde faaliyet gösteren sığınak ağı 870’ten fazla kadına doğrudan hizmet verdi. Ayrıca genç kadınların kaçırılmasına karşı kampanyalar yürüttü, kadın aktivistlere yönelik eğitimler düzenledi ve Irak medyasında kadın-erkek eşitliğini savundu.
Muhammed, feminist haber bülteni Al-Mousawat’ı yayımladı ve hapishanelerde tutulan yaklaşık 30 kadınla görüşerek hukuki ve sosyal destek sağladı; bu çalışmalar sonucunda bazı kadınlar ölüm cezasından ya da yeniden istismar döngüsüne dönmekten kurtuldu.
2018 yılında BBC tarafından yayımlanan “100 Kadın” listesinde yer aldı.
Politik Görüşleri
Yanar Muhammed, laiklik ve demokrasiyi savundu; ancak ABD’nin Irak müdahalesini demokratikleştirici bir güç olarak görmedi ve işgali sert biçimde eleştirdi. Irak’ta özgürlüğün ne dış müdahale ne de siyasal İslam aracılığıyla sağlanabileceğini, üçüncü bir demokratik ve laik yolun gerekli olduğunu ifade etti.
Dine karşı olmamakla birlikte, kadın haklarının ancak laik bir yönetim altında güvence altına alınabileceğini savundu. İslam’ın aşırı yorumlarına karşı çıkması nedeniyle ölüm tehditleri aldı. 2004 yılında Iraklı İslamcı grup Jaish al-Sahabatarafından doğrudan toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmaları nedeniyle tehdit edildi. Zamanla hareket özgürlüğünü kısıtlamak zorunda kaldı.
Ayrıca, İtalyan yönetmen Benedetta Argentieri’nin yönettiği “I Am the Revolution” adlı belgeselde yer aldı.
Yanar Muhammed, Irak’ta kadınların yaşam hakkı ve özgürlüğü için verdiği mücadeleyle, Orta Doğu’daki feminist hareketin en etkili ve cesur figürlerinden biri olarak anılıyor.
Ödülleri
Yanar Muhammed, kadın hakları alanındaki kararlı mücadelesi nedeniyle uluslararası düzeyde birçok prestijli ödüle layık görüldü. 2008 yılında Gruber Foundation tarafından verilen Kadın Hakları Ödülü’nü aldı. 2016’da, insan hakları ve demokrasi mücadelesine katkılarından ötürü Norveç merkezli Rafto Foundation tarafından Rafto Ödülü’ne değer görüldü.
2025 yılında ise Fransa ve Almanya tarafından ortaklaşa verilen İnsan Hakları ve Hukukun Üstünlüğü Ödülü ile onurlandırıldı.
2 Mart 2026 sabahı, Bağdat’ın kuzeyindeki evinin yakınlarında kimliği belirsiz iki silahlı kişi tarafından vuruldu. Hastaneye kaldırıldı ancak kısa süre sonra hayatını kaybetti. Suikast, Kanada’dan dönüşünden birkaç gün sonra gerçekleşti ve hedefli bir saldırı şüphesini güçlendirdi. 65 yaşındaydı.
(EMK)
Not: Bu bilgileri wikipedia'dan derledik.


