Venezuela’nın başkenti Caracas’ta yerel saatle 02.00’de (TSİ 10.00) patlamalar meydana gelirken, saldırıların ABD tarafından yapıldığı resmi kaynaklarca doğrulandı.
Konuya dair açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşini kaçırdıklarını duyurdu. ABD’nin saldırıları üzerine Venezuela hükümetinden sert bir açıklama geldi.
Venezuela yayımladığı resmi bildiride, ABD hükümetinin, Venezuela toprakları ve halkına karşı son derece ağır bir askeri saldırı düzenlediğini duyurdu. Açıklamada, saldırılarda başkent Caracas ile Miranda, Aragua ve La Guaira eyaletlerindeki sivil ve askeri yerleşimlerinin hedef alındığı belirtildi.

ABD'nin Venezuela saldırısına ilk tepkiler
Venezuela Cumhuriyeti tarafından yapılan açıklamada, söz konusu eylemin Birleşmiş Milletler Şartı’nın (BM) özellikle egemenliğe saygı, devletlerin hukuki eşitliği ve güç kullanma yasağını düzenleyen 1. ve 2. maddelerine açıkça aykırı olduğunu vurguladı. Metinde, bu saldırının Latin Amerika ve Karayipler başta olmak üzere uluslararası barış ve istikrarı tehdit ettiği, milyonlarca insanın hayatını ciddi biçimde riske attığı ifade edildi.
"Hedef stratejik kaynaklarımız"
Açıklamada saldırının temel amacının Venezuela’nın stratejik kaynaklarına el koymak olduğu belirtilerek, "Bu saldırının hedefi, Venezuela’nın özellikle petrolü ve madenleri olmak üzere stratejik kaynaklarını ele geçirmek ve ulusun siyasal bağımsızlığını zorla kırmaktır. Bunu başaramayacaklar" denildi.
Venezuela bağımsızlık vurgusunu yineleyerek, "1811’den bu yana Venezuela imparatorluklarla mücadele etmiş ve onları yenmiştir" ifadesine yer verdi; ayrıca, dönemin Devlet Başkanı Cipriano Castro’nun 1902’de sarf ettiği ünlü sözleri hatırlatıldı: "Küstah yabancı ayağı vatanın kutsal toprağını kirletti."
Seferberlik çağrısı
Devlet destekli yayın kuruluşu teleSUR’un paylaştığı bildiride, Venezuela hükümeti halkı seferberliğe çağırdı. Metinde, "Venezuela halkı ile Bolivarcı Ulusal Silahlı Kuvvetler, kusursuz bir halk–ordu–polis bütünleşmesi içinde egemenliği ve barışı güvence altına almak üzere sahadadır" denildi.
Diplomatik cephede ise Venezuela’nın, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), BM Genel Sekreteri, CELAC (Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğu) ve Bağlantısızlar Hareketi (NAM/MNOAL) nezdinde resmî başvurularda bulunacağı; ABD hükümetinin kınanması ve hesap vermesinin talep edileceği duyuruldu.
OHAL ilan edildi
Devlet Başkanı Nicolás Maduro, "tüm ulusal savunma planlarının" devreye sokulduğunu ve ülke genelinde "Dış Kaynaklı Olağanüstü Hâl (Conmoción Exterior)" ilan eden kararnamenin uygulanmasını emrettiğini açıkladı.
Kararnamenin; halkın haklarını korumayı, cumhuriyet kurumlarının tam işleyişini sağlamayı ve derhal silahlı mücadeleye geçmeyi amaçladığı belirtildi. Ayrıca Ulusun Bütüncül Savunması Komutanlığı’nın acilen konuşlandırıldığı kaydedildi.
Bildiride, BM Şartı’nın 51. maddesi uyarınca Venezuela’nın meşru müdafaa hakkını kullanma hakkını saklı tuttuğu açıkça ifade edildi. Metnin sonunda uluslararası dayanışma çağrısı yapılarak, eski Devlet Başkanı Hugo Chávez’in şu sözleri alıntılandı: "Yeni ve ne kadar büyük olursa olsun her türlü zorluk karşısında tüm yurtseverlerin yanıtı; birlik, mücadele, savaşım ve zaferdir."
Deniz ablukası
Bildiride ayrıca, yaşananların; Washington’un son dönemde artan tehditleri, ABD’nin Karayipler’deki askerî yığınağı ve Donald Trump yönetiminin 16 Aralık’ta ilan ettiği Venezuela’ya yönelik deniz ablukası bağlamında gerçekleştiği vurgulandı.
ABD’nin Ağustos ayında başlattığı Karayipler operasyonunun muhripler, nükleer denizaltı, USS Gerald R. Ford uçak gemisi ve 4 binden fazla asker içerdiği; Venezuela hükümetinin bu askerî hareketliliği uluslararası hukukun ihlali olarak değerlendirdiği kaydedildi.
(AB)








