Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der), 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde yayımladığı açıklamada, ekonomik krizin eğitim hakkına erişimi giderek zorlaştırdığını belirtti.
Dernek, eğitim giderlerindeki artışın aile bütçeleri üzerindeki yükünü artırdığını, kamusal eğitime ayrılan kaynakların ise ihtiyacı karşılamadığını söyledi.
Açıklamada, TÜİK’in Ağustos 2026 verilerine göre yıllık enflasyonun yüzde 31,51 olduğu; gıda ve alkolsüz içeceklerdeki yıllık fiyat artışının yüzde 33,79, ulaştırmada yüzde 35,08, konut ve enerjide ise yüzde 39,77 olarak gerçekleştiği hatırlatıldı. Veli-Der, özellikle ulaşım ve gıda fiyatlarındaki artışın servis ve beslenme giderleri üzerinden velileri doğrudan etkilediğini belirtti.
“Okul masrafları ailelerin bütçesini aşıyor”
Veli-Der’in açıklamasına göre, okula başlangıç maliyetleri geçen yıla kıyasla yüzde 23 ila 29 arttı.
Dernek, servis kullanan bir lise öğrencisinin başlangıç masrafının 81 bin 524 TL’yi, ilkokul öğrencisinin masrafının ise 77 bin 559 TL’yi aştığını belirtti. Servis kullanmayan öğrenciler için de yalnızca kırtasiye ve giyim giderlerinin ilkokulda 22 bin 566 TL’ye, lisede 26 bin 228 TL’ye ulaştığını kaydetti.
Veli-Der, temel eğitimin parasız ve kamusal bir hak olması gerektiğini hatırlatarak okullardaki kırtasiye, materyal, temizlik ve benzeri giderlerin farklı yollarla velilerin üzerine bırakılmasına itiraz etti.

Beslenme MEB için öncelik olmadı: Kantinde bir tost 30 liraya satılıyor
Ücretsiz okul yemeği talebi
Açıklamanın öne çıkan başlıklarından biri de ücretsiz okul yemeği oldu.
Veli-Der, beslenme, barınma ve ulaşımın eğitim hakkının ayrılmaz parçaları olduğunu belirterek sağlıklı beslenemeyen bir çocuğun eğitimden eşit biçimde yararlanamayacağını vurguladı.
Dernek, ücretsiz okul yemeğinin sosyal yardım değil çocukların eğitim ve sağlıklı gelişim hakkının bir parçası olduğunu söyledi. Millî Eğitim Bakanlığının (MEB) bu konuda kalıcı ve kapsayıcı bir uygulama başlatmadığını belirten Veli-Der, ücretsiz yemeğin kamu okullarının bütün kademelerinde genel bütçeden finanse edilmesini istedi.
Okullarda temizlik ve personel sorunu
Veli-Der, okullara yeterli ödenek ayrılmaması ve kadrolu temizlik personeli istihdam edilmemesi nedeniyle hijyen sorunlarının sürdüğünü belirtti.
Dernek, temizlik hizmetlerinin geçici ve güvencesiz istihdam modelleriyle yürütülmesine karşı çıkarak okullarda yeterli sayıda kadrolu personel görevlendirilmesini istedi.

Okul masrafı büyüyor: Eski çanta dikiliyor, yedek forma alınamıyor
Riskli okul binaları ve kalabalık sınıflar
Açıklamada okul binalarının fiziki durumuna da dikkat çekildi.
Veli-Der, özellikle deprem bölgesi başta olmak üzere yıkılan, tahliye edilen veya güçlendirmeye alınan okulların yerine yeni binaların zamanında tamamlanmadığını belirtti. Dernek, bazı bölgelerde birden fazla okulun aynı binayı kullanmak zorunda kalmasının ikili eğitim, kısalan ders süreleri ve kalabalık sınıflar gibi sorunlara neden olduğunu aktardı.
Açıklamada, MEB ile 15 üniversite arasındaki “Eğitim Yapılarının Afetlere Karşı Güvenliği İş Birliği Protokolü” kapsamında incelenen 900 okuldan 396’sının riskli bulunarak yıkıldığı bilgisine de yer verildi.
Veli-Der: Güvenlik polisiye önlemlerle sınırlanamaz
Veli-Der, okullarda güvenliğin yalnızca kolluk ve fiziki güvenlik önlemleri üzerinden ele alınmasına da itiraz etti.
Çocukların güvenliği için psikososyal destek birimlerinin güçlendirilmesini isteyen dernek, her okula yeterli sayıda psikolojik danışman ve sosyal hizmet uzmanı atanması, “okul sosyal hizmeti” modelinin hayata geçirilmesi ve akran zorbalığına karşı bilimsel programlar uygulanması gerektiğini belirtti.
Eğitimde eşitsizlik vurgusu
Veli-Der, PISA 2025 sonuçlarını da eğitimdeki eşitsizlikler açısından değerlendirdi.
Dernek, sosyoekonomik koşulların öğrencilerin eğitimdeki başarısı üzerindeki etkisinin sürdüğünü belirterek okul türleri ve öğrencilerin ekonomik koşulları arasındaki farklılıklara dikkat çekti.
Açıklamada ayrıca öğrencilerin devamsızlık oranları, okullardaki yardımcı personel eksikliği ve MESEM kapsamında çalışan çocukların durumu da eğitim hakkı açısından eleştirildi. Veli-Der, eğitim politikalarının öğrenciler arasındaki sınıfsal ve bölgesel eşitsizlikleri azaltacak biçimde düzenlenmesini istedi.

Okul Yemeği Koalisyonu: Kantin değil, yemekhane okulun bileşeni olmalı
“Karma eğitim tartışılamaz”
Veli-Der, açıklamasında karma eğitimin korunması gerektiğini de vurguladı.
Karma eğitimi kamusal, laik ve demokratik eğitimin temel unsurlarından biri olarak tanımlayan dernek, eğitim ortamlarının cinsiyet temelinde ayrıştırılmasının özellikle kız çocuklarının eğitim ve kamusal yaşama eşit katılımını olumsuz etkileyeceğini belirtti.
Okul öncesi eğitim için “ücretsiz ve zorunlu” çağrısı
Dernek, okul öncesi eğitimin de bütün çocuklar için erişilebilir, zorunlu ve ücretsiz olması gerektiğini söyledi.
Veli-Der, devlet okullarındaki ana sınıflarında katkı payı, yemek, materyal, servis ve benzeri giderlerin ailelere ekonomik yük getirdiğini belirtti. Ücretsiz ve erişilebilir okul öncesi eğitim eksikliğinin, çocukların yanı sıra bakım sorumluluğunu büyük ölçüde üstlenen kadınların çalışma yaşamına katılımını da etkilediğine dikkat çekti.
Dernek, okul öncesi eğitimin MEB’in sorumluluğunda, kamusal, ücretsiz ve nitelikli bir hizmet olarak sunulmasını istedi.
Veli-Der’in talepleri
Veli-Der, yeni eğitim-öğretim yılı için kamusal, parasız, laik, bilimsel ve nitelikli eğitimin herkes için güvence altına alınmasını istedi.
Dernek ayrıca okul öncesi eğitimin ücretsiz ve zorunlu hâle getirilmesi, MESEM uygulamalarının kaldırılması, kayıt parası ve bağış gibi adlarla velilerden ücret alınmaması, bütün öğrencilere ücretsiz yemek, temiz su ve sağlık hizmeti sağlanması, eğitim bütçesinin artırılması ve okullarda yeterli sayıda kadrolu temizlik ve güvenlik personeli istihdam edilmesi çağrısı yaptı.
Öğretmen açığının kapatılması ve ücretli öğretmenliğe son verilmesi de talepler arasında yer aldı. Veli-Der, tarikat ve cemaatlerin eğitim alanındaki faaliyetlerine son verilmesini ve demokratik, katılımcı okul işleyişinin güçlendirilmesini istedi.
Veli-Der, açıklamasını eğitim hakkının devletin yerine getirmesi gereken kamusal bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak tamamladı; hiçbir çocuğun yoksulluk nedeniyle eğitimden kopmaması ve çalışmak zorunda bırakılmaması gerektiğini belirtti.
(NÖ)

