Muş'un Varto/Gimgim ve Bingöl'ün Karlıova/Kanireş ilçeleri arasındaki köylerde planlanan jeotermal enerji santrali projesine karşı açılan davada, Bingöl İdare Mahkemesi'nin görevlendirdiği bilirkişi heyeti 2 Kasım Pazartesi günü proje alanında inceleme yaptı. Keşif, aylardır projeye karşı çıkan köylülerin ve ekoloji örgütlerinin katılımıyla gerçekleştirildi.
Heyet, sondaj kuyularının açılması planlanan Licik, Çermî ve Şorik köylerinde incelemelerde bulunduktan sonra Varto'nun Xwarik (Çalıdere) köyüne geçti. Buradaki keşfi yüzlerce köylü izledi.
Xwarik'te yüzlerce kişi keşif heyetini bekledi

Bilirkişi heyeti Karlıova'daki incelemelerini sürdürürken Varto'nun Xwarik köyünde farklı kentlerden gelen ekoloji savunucuları, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri, “Varto yeşildir yeşil kalacak” ve “Direne direne kazanacağız” sloganlarıyla projeyi protesto etti.
DEM Parti Muş Milletvekili Sümeyye Boz, köylülerin yalnızca doğal çevrelerini değil, geçim kaynaklarını ve geleceklerini savunduklarını söyledi. Jeotermal projenin suya, toprağa ve hayvancılığa zarar vereceğini savunan Boz, halkın rızası olmadan verilen izinlere karşı çıktı.
“Biz burada geçim kaynaklarımızı da yaşam kaynaklarımızı da geleceğimizi de savunuyoruz” diyen Boz, köylülerin taleplerinin dikkate alınmasını istedi ve “Zafer Varto halkının olacak” dedi.
DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın ise enerji yatırımlarının çevresel sonuçlarıyla hükümetlerin iklim politikaları arasındaki çelişkiye dikkat çekti. Akın, COP31 hazırlıklarına değinerek iklim değişikliğiyle mücadele iddiasında bulunan yönetimlerin bir yandan ekolojik yıkıma yol açabilecek projelere izin vermesini eleştirdi.
Akın, bu politikaları “sahte yeşil politikalar” olarak nitelendirerek yaşam alanlarını koruma mücadelesinin sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
Varto Belediye Eşbaşkanları Gıyasettin Aydemir ve Gülbahar Kaya da köylülerin mücadelesini desteklediklerini belirterek ilçenin doğal varlıklarını korumakta kararlı olduklarını açıkladı.
İncelemelere DEM Parti milletvekilleri İbrahim Akın ve Sümeyye Boz'un yanı sıra baro temsilcileri, avukatlar ve ekoloji örgütleri de katıldı.
180 günü aşan çadır nöbetinden bilirkişi keşfine
ABD merkezli IGNIS H2 Enerji Üretim AŞ'nin geliştirmek istediği projeye karşı köylüler nisanda Bingöl İdare Mahkemesi'nde dava açtı. Varto'nun Xwarik köyünde 3 Mayıs'ta başlatılan çadır nöbeti ise 180 günü geride bıraktı.

Muş'un Xwarik köylüleri mera savunmasında: JES projesine direnişin 180. günü
Köylüler, jeotermal sondajların yeraltı su kaynaklarını, tarım alanlarını, meraları ve hayvancılığa dayanan geçim kaynaklarını olumsuz etkilemesinden kaygılı. Bölgenin aktif fay hatları üzerindeki konumu da itirazların başlıca gerekçeleri arasında.
Bingöl İdare Mahkemesi, 21 Temmuz'daki ara kararıyla bilirkişilere 13 ayrı başlıkta soru yönelterek keşif yapılmasını istedi. İlk olarak 8 Ekim'de yapılması planlanan keşif, heyette yeterli uzmanlığa sahip bir jeofizik mühendisi bulunması talebiyle yapılan itirazın ardından 2 Kasım'a ertelendi.
Avukatlardan fay hattı ve eksik rapor uyarısı
Keşfin ardından açıklama yapan davanın avukatı Barış Yıldırım, bölgedeki fay hatlarına dikkat çekerek projenin hayata geçirilmesinin yaşam hakkı açısından ciddi riskler doğuracağını savundu.
Yıldırım, şirketin proje için ilgili kurumlardan alınması gereken raporları tamamlamadığını ileri sürdü. Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin de dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Muş Barosu Başkanı Kadir Karaçelik, köylülerin aylardır sürdürdüğü mücadeleye destek vererek şöyle konuştu:
“Umut ediyorum ki mantıklı bir şekilde değerlendirilir yasal organlar tarafından. Gimgim halkının yaşam çığlığına ses verilir.”
Van Barosundan avukat Rojhat Özgökçe de hukuki sürecin yanı sıra köylülerin mücadelesinin önemine dikkat çekti:
“Bir şeyler dönüşecekse, sizin direnişiniz sayesinde dönüşecektir.”
DEM Parti Muş Milletvekili Sümeyye Boz ise mahkemelerin halkın yaşam hakkını gözeten bir karar vermesini umduklarını belirterek mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.
Davanın konusu çevresel değerlendirme kararları
Davanın esasını jeotermal kaynak arama faaliyetlerine ilişkin çevresel değerlendirme kararlarının hukuka uygun olup olmadığı oluşturuyor.
İnsan Hakları Derneği Ekoloji ve Yaşam Hakkı Komisyonu da keşif öncesinde yaptığı açıklamada, Çalıdere, Kantarkaya ve Ilıpınar çevresindeki projelerin yalnızca enerji üretimi ve ekonomik getiri açısından değil, halk sağlığı, ekolojik denge ve gelecek kuşakların yaşam hakkı bakımından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Bilirkişi heyetinin incelemelerini tamamlamasıyla davada yeni bir aşamaya geçildi. Ancak rapor henüz açıklanmadı. Projenin fay hatları, su kaynakları ve tarım alanları üzerindeki etkilerine ilişkin itirazlar, bilirkişilerin bilimsel değerlendirmesi ve mahkemenin kararıyla ele alınacak.
Köylülerin aylardır sürdürdüğü nöbetin ardından yapılan keşif, projenin geleceğine ilişkin yargısal sürecin önemli aşamalarından biri oldu.
(AEK)





