LGBTİ+ dernekleri, aktivistler ve mekanlara yönelik operasyonlara siyasetçiler, hukukçular, gazeteciler ve hak savunucuları sosyal medya hesaplarından tepki gösterdi. Paylaşımlarda “aileyi koruma” söylemi eleştirilirken, LGBTİ+’ların ve örgütlenme alanlarının kriminalize edildiği vurgulandı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Ailem Güvende” adı verilen operasyonların 15 ili kapsadığını, 162 kişi, dokuz dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem yürütüldüğünü açıklamıştı.

Kaos GL’ye polis operasyonu: Derneğe polis girdi, yöneticiler gözaltına alındı
Saki: Suç uyduruyorsunuz
DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, LGBTİ+ derneklerine ve aktivistlere yönelik operasyonları kabul etmediklerini belirterek, “Suç uyduruyorsunuz. Uydurma suçlarla insanlara, dayanıştıkları mekanlara saldırıyorsunuz” dedi.
Operasyonları iktidarın “aileci, ahlakçı ve nefret üreten politikalarıyla” ilişkilendiren Saki, şöyle devam etti:
Hedef aldığınız derneklerin, insanların ortak noktası sizin dayattığınız aileci, ahlakçı ve nefret üreten politikalara karşı çıkmaları. ‘Aileyi koruma’ adı altında toplumu tek bir yaşam biçimine daraltmak, LGBTİ+’ları hedef göstermek ve hakları için mücadele edenleri kriminalize etmek istiyorsunuz.
Karaca: “Hedefe konan yaşam ve örgütlenme hakkıdır”
EMEP Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada operasyonların “aile ve çocukları koruma” söylemiyle meşrulaştırıldığını belirtti.
LGBTİ+’ların yaşam ve örgütlenme hakkının kriminalize edildiğini söyleyen Karaca, “Kimsenin yaşam hakkı Saray’ın onayına bağlı değil. LGBTİ’lerin yaşam ve örgütlenme hakkını savunmak, bu ülkede herkesin haklarını ve özgürlüğünü savunmaktır” ifadelerini kullandı.

Gürlek’ten LGBTİ+ operasyonlarına “aile ve toplum düzeni” gerekçesi
Boyunsuz: Zulüm ve baskı aileyi korumuyor
Anayasa Hukuku Profesörü Şule Özsoy Boyunsuz da “Ailem Güvende” operasyonunun LGBTİ+ dernekleri ve bireylere yönelik olduğunu belirtti.
“Baskı, doğuştan gelen bir yönelimi ortadan kaldırmıyor. Bu durum özenerek olmuyor, yaratılışları böyle” diyen Boyunsuz, “Zulüm ve baskı aileyi korumuyor. Faşizm koyu bir gece gibi insan hak ve özgürlüklerinin üstüne çöküyor” ifadelerini kullandı.
Boyunsuz, iktidarın politikalarını ekonomik durumla da ilişkilendirerek, “Bu baskı rejiminin yarattığı yoğun ekonomik yıkımı karşılayamaz oldu bu halk” dedi.
Koçak: LGBTİ+ hakları insan haklarıdır
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi avukat Yelda Koçak, Kaos GL ve diğer LGBTİ+ derneklerinin yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında, yedek üyeler de dahil olmak üzere gözaltı kararları verildiğini ve ev baskınlarının gece yarısı başladığını hatırlattı.
“Var olmak da varoluşun haklarını savunmak da suç değildir” diyen Koçak, şöyle devam etti:
Daha da açık ve basit söyleyeyim: İnsan haklarından yanayım. LGBTİ+ hakları insan haklarıdır.
Gazeteci Özlem Akarsu Çelik de erişim engelleri ile polis operasyonlarının peş peşe gelmesine dikkat çekti.
“Bu nasıl bir nefret! Önce LGBTİ+ örgütlerin ve aktivistlerin sosyal medya hesapları engellendi ardından da polis operasyonu” diyen Çelik, Kaos GL yöneticileri ve çalışanlarıyla dayanışma mesajı verdi.
Çelik, “KAOS GL yöneticisi, emekçisi tüm dostların mücadelesinin tanığıyız. Onları bu baskılarla korkutamazsınız, varoluşu yasaklayamazsınız! LGBTİ+ hakları, insan haklarıdır” ifadelerini kullandı.

KaosGL ve Velvele dahil çok sayıda LGBTİ+ hesabına erişim engeli
ÇHD: Örgütlenme özgürlüğünü gasp eden saldırılar
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi, LGBTİ+ derneklerinin yönetim ve denetim kurullarında görev yapan üyelerin ev baskınlarıyla gözaltına alındığını ve dernek ofislerinin basıldığını belirtti.
ÇHD, “Nefreti körükleyen, ahlakçı, aileci politikalarla örgütlenme özgürlüğünü gasp eden saldırıların karşısında, LGBTİ+’ların yanındayız” açıklamasını yaptı.
Keskin: Varoluşa bir darbe vurulmak isteniyor
Avukat ve insan hakları savunucusu Eren Keskin ise operasyonların 12 Eylül askeri darbesinin yıldönümüne denk gelmesine dikkat çekti.
“12 Eylül’ün yıl dönümünde hem de! Varoluşa bir darbe vurulmak isteniyor. Varoluş engellenemez” diyen Keskin, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı hareket ettiğini belirtti.
Keskin, “Türkiye Devleti imzaladığı uluslararası sözleşmelere açık aykırı davranıyor” dedi.
(NÖ)

